Şizofreni İle İlgili HaberlerGrip virüsü Şizofreniyi arttırıyor | Türkiye Beyin Araştırmaları ve Sinirbilimleri Derneği'nin (TÜBAS) önderliğinde kutlanan Dünya Beyin Haftası etkinlikleri başladı. |
"Daha nitelikli bir birey ve toplum yaşamı için beyninizi iyi tanıyın ve beyin araştırmalarını gönülden destekleyin" sloganıyla gerçekleştirilecek etkinlikler, 18 Mart tarihine kadar devam edecek.
Toplum sağlığını, dünya ve ülkemiz ölçüsünde tehdit eden hastalık, sakatlık, engellilik etkenlerinin ilk sıralarında ölüm veya inme ile sonuçlanan beyin-damar hastalıklarının geldiğini belirten TÜBAS Genel Başkanı ve Ege Üniversitesi (E.Ü.) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gönül Özsoy Peker, "Alzheimer, parkinson, MS gibi beyin ve sinir sisteminin yaşlanma ile süregelen hastalıkları ilk sıralarda yer almaktadır. Ayrıca ülkemizde çok sık görülen trafik ve iş kazaları sonucu gelişen beyin, omurilik ve sinir yaralanmaları, ölümden çok ağır sakatlanmalara kadar geri dönüşü olmayan bireysel, ailesel ve toplumsal zararlara yol açmaktadır. Ülkemizde de ciddi boyutlara tırmanan ve özellikle saldırganlık ve suç işleme ile ilişkilendirilen madde ve ilaç kullanımı ve bağımlılığı, başlı başına kaygı verici bir beyin-davranış sorunudur. Epilepsi, körlük, işitme bozukluğu, öğrenme güçlüğü, otizm gibi sorunlar da halen araştırılmayı ve çözümlenmeyi bekleyen sorunlar arasındadır" dedi.
Şizofreni ve ilgili düşünce bozukluklarının, doğum öncesi ve sonrası erken beyin gelişimi evrelerine tarihlenen ve birden fazla sinir ileti maddesi sisteminin genetik gelişimsel düzensizliklerine bağlı olarak ergenlik yaşlarında kendini gösteren hastalıklar olduğu görüşünün giderek güçlendiğini belirten Prof. Dr. Peker, "2004 yılında, çok önceden dondurulmuş kan serum örneklerindeki testlerle, tam kesinlik kazanan bir başka kuram da, annenin gebeliğin ilk 3 ayı içinde geçirdiği gribal enfeksiyon etkeni influenza virüsünün, çocuğundaki şizofreni olma riskini yedi kat arttırdığı gerçeğidir" diye konuştu.
Prof. Dr. Peker, 1998'den beri TÜBAS'ın önderliğinde kutlanmakta olan Beyin Haftası'nın halka açık olarak düzenlenen etkinliklerle beyin ve sinir sisteminin işlevleri, potansiyel gücü konularında kamuoyu oluşturmayı hedeflediğini açıkladı.
Kaynak: Mynet Haber | İlk şizofreni geni bulundu | Hücrelerde iyonik kanalların üretimini kontrol eden gende meydana gelen bir tür mutasyon, şizofreni hastalığına yol açabiliyor. |
Hücrelerde iyonik kanalların üretimini kontrol eden gende meydana gelen bir tür mutasyon, şizofreni hastalığına yol açabiliyor. Würzburg Üniversitesi (Almanya) psikobiyoloji uzmanlarının elde ettiği bulgulara göre, hücrelerde iyonik kanalların üretimini kontrol eden gende meydana gelen bir tür mutasyon, şizofreni hastalığına yol açabiliyor. İyonik kanallar, hücre zarı üzerinde bulunan biyomoleküller... Bunlar, sinir hücreleri boyunca akan elektriksel akımları düzenliyorlar. Bilim adamları şimdi, değişim gösteren bu kanalların, hayal görme, halüsinasyon ve acı hislerine nasıl yol açtığını bulmaya çalışıyorlar. Böylece, nedenleri ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi geliştirmeyi planlıyorlar.
Kaynak: Focus Dergisi
| 8 saat uyku en iyi ilaç! (haber 3) | Bilim adamları '8 saatlik sağlıklı bir uyku depresyon ve şizofreniyi önler, problem çözme yeteneğini geliştirir' diyor. |
Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Ramazan Özcankaya, iyi bir uyku için şu önerilerde bulunduNULL ortam loş ışıkla aydınlatılmalı, televizyon, radyo gibi uyarıcı araçlar kapalı olmalıdır. Uyumadan önce kahve, kola gibi içecekler içilmemeli.
Yatmadan önce ılık bir duşun bedenen dinlendireceğini de belirten Özcankaya, 'Aksi şekilde davranırlarsa uyku bozuklukları beraberinde başka hastalıklara da davetiye çıkarır. Depresyon ve şizofreni gibi rahatsızlıklara neden olur' dedi. YARATICILIK GELİŞİYOR Almanya'daki Luebeck üniversitesinden bilim adamları, basit bir matematik testini çözmeye gönüllü 8 saat iyi uyumuş katılımcıların, iyi uyuyamayan katılımcılara nazaran daha başarılı olduklarını buldu. Uzmanlar iyi uykunun yaratıcı düşnceyi geliştirdiğini kanıtladı.
Kaynak: Güneş Gazetesi | Şizofrenin tekrarlama ihtimali düşüyor | Yeni kuşak anti-psikotik ilaçlar şizofreninin tekrarlama ihtimalini yüzde 50 azaltıyor. |
Yeni tip ilacın yan etkilerinin de daha az olduğu vurgulandı. İkinci kuşak anti-psikotik ilaçların, şizofreni hastalarında, hastalığın tekrarlamasını yarı yarıya azalttığı saptandı. Amerikan toplumunun yüzde 1'inde görülen ve sadece 1999 yılında sağlık giderlerine 33 milyar dolar olarak yansıyan hastalığın tekrarlamasının sağlık giderlerini yükselttiği biliniyor. Hastalar üzerinde denenen ikinci kuşak anti-psikotik bir ilacın, hastalığın belirtilerini azalttığı ve tekrarlama ihtimalini yüzde 50 oranında düşürdüğü gözlendi. Şizofreni hastalığı, her 1 veya 2 yılda tekrarlıyor. Yeni araştırmalar ile, ilacın daha uzun dönemdeki etkisinin belirlenmeye çalışılacağı açıklandı. Yeni ilaç, ABD'de 40 ayrı araştırma merkezinde 400 hasta üzerinde denendi. Hastaların hepsinde, daha önce hastalığın tekrarladığı biliniyordu. 1 yıl hastaların bir bölümü ikinci kuşak anti-psikotik ilacı kullandı. Diğer hastalara ise eski kuşak ilaç verildi. Araştırmanın bir yıllık sonucunda, ikinci kuşak ilaç kullananlarda 1 yıl içinde hastalığın tekrarlama riski yüzde 25 olarak belirlendi. Eski tip ilaç kullananlarda ise bu risk oranı yüzde 50 olarak saptandı. İlacın daha uzun dönemde ne tür bir etki ortaya koyacağını yeni araştırmaların belirleyebileceği kaydedildi. Eski tip anti-psikotik ilaçların merkezi sinir sistemi üzerinde yan etkilerinin bulunduğu ve ilaçları uzun zaman kullanan hastalarda Parkinson hastalığının meydana gelebildiği biliniyor. Yeni tip ilacın bu açıdan yan etkilerinin daha az olduğu belirtildi. Yeni tip ilaç, şizofreni hastasının hastanede kalma müddetini 2 hafta azaltabiliyor. Yeni ilaç daha pahalı olduğu için bazı kliniklerin eski ilaçları kullanmaya devam edebilecekleri öne sürüldü. St Louis Washington Üniversitesi bilim adamlarının yürüttüğü araştırmanın raporu, New England Journal of Medicine dergisinin 3 Ocak sayısında yer aldı.
Kaynak: Ntvmsnbc.com | Benim çocuğum şizofren, ne yapacağım? | Aysel Doğan, 4 yıl önce bir tıp kongresinde oğlunun şizofren olduğunu ve hastalığı süresince neler çektiklerini anlatmıştı. Türkiye'de bir ilkti. |
Tüm televizyon kanallarının ana haber bültenlerine konuk olmuş, tedavisi mümkün olan ve herkesin başına gelebilecek şizofreniye yakalananlara toplumda neden bu kadar tepkili olunduğu sorusunu sormuştu. Serdar Doğan, annesi Aysel Hanım'ın büyük desteğiyle 12 yıl önce yakalandığı şizofrenden kurtuldu. Serdar Doğan 12 yıllık bir uyku dönemi geçirdiğini söylüyor ve hayata alışmaya çalışıyor. Şizofren hastaları yürümeyi yeni öğrenmiş çocuk heyecanıyla geliyorlar derneğe. Dernekte hastalara yönelik terapilerin yanı sıra ailelere yönelik terapiler de yapılıyor. Hastalığı tanıtmaya ve toplumdaki yanlış inanışları düzeltmeye çalışıyorlar. Zira hastalığa yakalanmış yakınlarına nasıl davranması gerektiğini bilmeyen çok fazla insan var.
Kaynak: Zaman |
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
|