Skip to content
default color blue color green color

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikolojik Danışman, Rehberlik Hizmetleri, 2011-2012 Rehberlik Planı, 2011-2012 Okul Rehberlik Hizmetleri, Rehberlik Etkinlikleri, Rehberlik İlköğretim, 2011-2012 Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 6. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 7. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 8. Sınıf Rehberlik Planı, BEP plan örnekleri , Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı , SBS Rehberlik, 6. Sınıf SBS, Sınıf 7. SBS 8. Sınıf SBS, SBS Puan Hesaplaması, Polis Koleji, Askeri Liseler, 2011-2012 YGS - LYS Sıvav, göz yanılmaları, kendini tanıma testleri  konuları  ile ilgili tüm bilgileri ve daha fazlasını www.rehberlikweb.net sitesinde bulabilirsiniz

Ayrı Ve Aykırı Bir Dünya Otizm PDF Yazdır E-posta
Ayrı Ve Aykırı Bir Dünya
Otizm
Çocuk dendiğinde aklımıza neşe, canlılık, bitmek ve tükenmek bilmeyen bir enerji gelir. Genellikle çevremizde bu tip çocuklarla karşılaşır ve onların oyun ve hayal dünyalarını hayretler içinde seyrederiz.. Aslında çocukları sevimli ve cana yakın yapan bu özellikleridir. Ancak çevresinde olup bitenlere karşı ilgisiz , dış dünya ile adeta bağını koparmış, kendi dünyasında yaşamaya çalışan çocuklar da vardır. Bu çocukların en belirgin özellikleri sosyal ilişki kurmadaki yaşadıkları güçlüklerdir. Bu nedenle bebeklik dönemi sonrası toplum içinde bu çocukları hemen farkedebilirsiniz. Etraflarında örülü o kalın duvarı aşmak hatta bir pencere olsun açabilmek için hayli zorlanacağınız bu çocuklara otistik çocuklar denmektedir. Yeni doğan her bebek yaşamın ilk günlerinde doğal otistik bir dönem geçirir.Yani çevresindeki insan ve eşyalara karşı ilgisiz ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkisizdir. Ancak normal gelişim sürecinde bu dönem bir kaç hafta kadar devam eder ve giderek çocuk dış dünyaya açılmaya ve çevresiyle ve özellikle insanlarla ilgilenmeye ve ilişkiye girmeye başlar. Otistik çocukların çoğu normal sayılan ve çok kısa süren bu dönemi bir türlü aşamaz ve dışa açılamazlar. Karşısına anne geldiğinde kimse yokmuş gibi tepkisiz kalan ve adeta bir gülücüğü dahi esirgeyen bu çocuklar dikkatli bir gözlemci tarafından hemen farkedilebilirler. HASTALIĞIN BELİRTİLERİ:Genellikle bebekliğin ilk iki yılı içinde otizme ait belirtilerin başlaması beklenir. Nadiren bu belirtiler daha geç yaşta da başlayabilir. Otizm belirtileri çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre çok farklılıklar gösterebilir. Bebekliğin ilk dönemlerinde annelerin ilk farkettikleri çocuklarının diğer çocuklara nazaran daha az güldükleridir. Annenin bedensel teması, çocuğunu kucaklaması ve öpmesi her çocuğun arzuladığı bir işlev olmasına karşın bu çocukları rahatsız eder. Adeta sevilmekten hoşlanmazlar ve tepki gösterirler. Ana babanın seslenmesine karşı yanıt vermemeleri nedeniyle çoğu aile çocuklarının sağır olduğunu dahi düşünebilir. Çevredeki insanların görünümleri, giyisileri dikkatlerini çekmez. dışarıdan izlendiğinde adeta odada kimse yokmuş gibi davranırlar. İnsanlarla göz göze gelmekten kaçarlar. Yalnızlığı severler ve yalnız bırakılmaya tepki göstermezler. Normalde çocuklar uyumadıkları dönemlerde yatakta kalmak istemez anneden ilgi beklerler. Ancak bu çocuklar uyumadıkları halde saatlerce yatakta sessizce kalabilirler. İlk dönemlerde anne ve babayı diğer insanlardan ayırmakta güçlük çekmelerine karşın yaşları ilerledikçe anne babaya bağlılıkları aşırı derecede artabilir ve ayrıldıklarında yoğun sıkıntı yaşayabilirler. Otistik çocuklar en çok konuşma gecikmesi şikayeti ile hekime getirilirler. Bedensel gelişimi yaşına uygun olan çocuğun konuşması yaşıtlarına göre oldukça geridir. 5 yaşına geldiklerinde ancak % 50 si tek kelimelerle konuşabilir. Konuşmayı ilişki kurmaktan çok ihtiyaçların giderilmesi için kullanırlar. Bir kısmı ise ileri yaşlarda dahi konuşamaz ya da konuştukları anlaşılamaz. Konuşmanın geriliği yanında bu çocuklarda söylenen sözcükleri tekrarlama ve kelime uydurma gibi konuşma bozuklukları görülebilir. Konuşmadaki bütün bu gerilik ve bozukluklar çocuğun ilişki kurmadaki zorluğunu bir kat daha artırır. Her yaş çocuğu kendi yaşıtlarıyla oynamaktan hoşlanır. Yaşıtlarıyla bir araya geldiğinde onlarla ilgilenir ve oyun kurmaya çalışır. Otistik çocuklar ise hep yalnız olmayı tercih eder, çocukların içine karışmaz, hep bir köşede yalnız başına oynarlar. Kendi özel davranış biçimleri ile diğer çocuklardan hemen ayırt edilebilirler. Örneğin kendi etraflarında defalarca dönme, tek ayak üzerinde zıplama ve odanın içinde bir köşeden diğerine koşma gibi amaçsızca terarlanan hareketleri vardır. El çırpma, tüm bedeni sallama gibi olağan dışı beden hareketleri dikkat çekicidir. İlgi alanlarının kısıtlılığı nedeniyle belirli oyuncaklarıyla hep aynı biçimde ve tekrar tekrar oynarlar. Evde bulunan bazı nesnelere aşırı ilgi gösterebilirler. Mekanik aletlere ve dönen nesnelere ilgileri büyüktür. Bazı nesnelere karşı duygusal olmayan ve bize göre anlamsız aşırı bağlılıkları vardır. Bir parça sicim ya da gazoz kapağı onlar için vazgeçilmez birer nesne olabilir. Yaşam içindeki olağan değişimlere karşı direnç gösterirler. Ev içinde bir eşyanın yerinin değişmesine izin vermez, eve alınan yeni bir eşyayı kullanmak istemezler. Değişime karşı bu direnç ailenin hayatında kısıtlamalara neden olacak derecede rahatsızlık verici olabilir. Tepkileri ani ve yersiz olabilir. Öfke patlamaları, kendine zarar verici davranışlar ya da uygunsuz sevinç nöbetleri gözlenebilir. Yaş ilerledikçe çocuğun çevresiyle aktif ilişkiye girmesi artabilir ancak sınır koyamama gibi uygunsuz davranışlar devam eder. Daha ileri yaşlarda zekası normal olan çocuklarda önceden olan olayları detaylı hatırlama ve akılda tutmalar görülebilir. Müzik, hafızada tutma ve okuma gibi bazı özel alanlarda garip ve akıl almaz becerileri olabilir. Otistik çocukların aile tarafından hekime ilk getirilme nedeni genellikle konuşmalarındaki gecikmedir. Oysa daha ilk yıl içinde çocuğun dış dünyaya kapalılığı ilgili bir anne tarafından fark edilebilir. Kendisi ile dış dünya arasında kalın bir duvar olan bu çocuklar annelerinin gösterdiği sevgi ve ilgiye adeta kayıtsız kalırlar. Bir annenin bunu fark etmemesi mümkün değildir. Ancak çocuğuna karşı ilgisiz ve sevgisini gösteremeyen anneler bu bozuk gidişi anlamayabilirler. Otistik çocukların bir çoğunda zeka düzeyi normalin altındadır. Bu çocuğun genel olarak işlevselliğini azaltan bir faktördür. Yapılan araştırmalar otizmin toplumda yaklaşık 10.000 çocuktan 4 ünde görüldüğünü göstermiştir. Erkek çocuklarda kızlara oranla 4-5 kat daha fazla sıklıkta görülür. Otistik çocukların kardeşlerinde bu hastalığın görülme sıklığı normal çocuklara oranla daha fazladır.NEDENLERİ:Otizmin gelişimsel bir hastalık olduğu düşünülmekte ve nedeni konusunda araştırmalar hala devam etmektedir. Birlikte zeka geriliği ve epilepsi nöbetlerinin sık bulunması biyolojik nedenlerin daha ön planda olduğunu göstermesi açısından dikkat çekicidir. Kardeşler ve ikizler üzerinde yapılan arştırmalar genetik faktörlerin önemli olduğunu düşündürmektedir. Uzun yıllar otizmin nedeni olarak anne bebek arasındaki iletişimsizlik konu edilmiş ve bu çocukların annelerine çocukla duygusal ilişki kurmada yetersizliklerini anlatmak için buzdolabı anne yakıştırması yapılmıştır. Ancak daha sonra aynı anne babadan doğma diğer çocuklarda benzer sorunların olmaması ve tüm otistik çocukların annelerinin de buzdolabı anne modeline uymaması bu görüşü destekleyen verilerin yetersiz kaldığı fikrini doğurmuştur. Otizmin ensefalit, frajil x sendromu, fenilketonüri ve doğumsal kızamıkçık enfeksiyonu gibi bazı tıbbi durumlarla birlikte de daha sık görülebilmesi ve bu çocukların yaklaşık % 25 inde epilepsi nöbetlerin de bulunması nedeni nörobiyolojik alanda arama zorunluluğunu gündeme getirmiştir. TEDAVİ:Nedenin kesin olarak bilinememesi tedavi yaklaşımlarını sınırlamaktadır. Şurası unutulmamalıdır ki otizm tedavisinin ilk ve en önemli aşaması ailenin hastalık hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Çünkü tedavi içinde aile aktif olarak rol almalıdır. Bunun için tedavi ekibi ile işbirliği yapmak zorundadırlar. Gerginliğini üzerinden atamamış, sabırsız ve beklentisi yüksek olan ailelerin tedaviyi sürdürebilmeleri imkansızdır. Hastalığa özgü bir ilaç henüz yoktur. Ancak kendine ya da etrafına zarar veren, huzursuz, uykusuz, aşırı hareketli çocuklara bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Şu anda asıl olarak üzerinde durulan çocukları otistik halden çıkarmaya yönelik davranış ve eğitim programlarıdır. Burada amaç çocuğun sosyalleşmesini ve ilİşki kurabilmesini sağlamaktır. Çocuğun zeka düzeyine göre konuşma ve okuma yazma eğitimi verilebilir. Bu çabaların asıl amacı çocuğun dış dünyaya uyumunu sağlamaktır. Bu programların yetkili ve ehliyetli insanların katkısıyla sürdürülmesi gerekir. Kısa vadede sonuç beklemek doğru olmaz. Tedaviden alınacak sonuç çocuğun zeka düzeyi ile yakından ilgilidir. Zeka düzeyi düşük , konuşması geri çocukların tedaviden yararlanma oranları oldukça düşüktür. Otistik çocukların ancak % 10 u ileriki yaşamlarında başkalarına muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürebilirken büyük kısmı yardımsız ve bağımsız yaşayamaz. OTİSTİK ÇOCUKLARDA DİKKAT ÇEKİCİ BAZI ÖZELLİKLER- Kendisini çevresinden uzaklaştırma ve kendi dünyasında yaşama
- Cansız nesnelere insanlardan daha fazla ilgi gösterme
- Sebebsiz gülümseme, gülme ve ağlamalar
- Söylenen sözleri anlamsızca tekrarlama
- Konuşması yaşıtlarına göre gerilik
- Cümle içinde kelimelerin yerlerini yanlış kullanma
- Anlamsız yeni kelimeler uydurma
- Göz göze gelmekten ısrarla kaçınma
- Kucağa alınmayı beklememe
- Değişikliklerden kaçınma
- Arka arkaya anlamsızca bazı hareketlerin tekrarı
- Hafıza, müzik ve okuma gibi alanlarda garip becerilerinin olması
- Kendine zarar verici hareketler
- Dış uyaranlara (ışık , ses gibi ) anormal cevap verme
- Belli nesnelere aşırı bağlanma (ip parçası, gazoz kapağı gibi)
- Diğer çocuklarla ilişkiye girememe
- Aşırı korkulu ve tedirgin bir hal içinde olma 
 
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki

rehberlik iletişim aile stres bebek sınav polis hafıza şizofreni kaygı kpss sigara uyuşturucu alkol gençlik özgüven çocuk polislik alkolizm sbs rehberlik 2008 sbs rehberlık polis koleji 2009 öss 2009 kpss çocuğun beslenmesi kpss oturumları polis meslek yüksek okulları pmyo 2010 8 sınıf sbs soruları sbs soru dağılımı 2008 kpss sayısal veriler 2010 7 sınıf sbs soruları çocuk gelişimi askeri liseler sınavı kpss test kapsamları rehberlik etkinlikleri 2010 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri pdr servisi 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 polis koleji başvuru klavuzu ay ay bebek gelişimi ay ay bebek beslenmesi rehber öğretmen pdr ilkeleri 2011 okul diploma harç bedeli okul pdr okul pdr servis formları mesleki rehberlik nedir mesleki rehberlik rehberlik kazanımları 2009 askeri liselere başvurma süresi 2010 sbs tarihleri belli oldu kişisel rehberlik nedir eğitsel rehberlik nedir 6 7 8 sınıf rehberlik planları pdr servisinde bulunması gereken dosyalar psikolojik danışmanlık ve rehberlik 6 ve 7 sınıf sayısal bilgileri 6 sınıf matematik 2010 8 sınıf sbs sonuçları 2010 temmuz memur maaşları zam oranları 2010 pmyo soruları ve cevapları 2010 lys tercih kılavuzu 2010 ygs lys tercih robotu 2009 öss puanların 2010 karşılıkları 2010 lys taban puanlar sbs tercih sonuçları oyp ye göre ilk yerleştirme sonuçları 2011 uzman jandarma okulu giriş sınavı janu 2010 sbs tercih kılavuzu 2010 polis koleji sınav detaylar 2010 als soru ve cevapları 6 sınıf sbs sonuçları 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 lys sonuçları 6 sınıf seviye belirleme sınavı sbs 2010 soru ve cevaplar 2010 lys 2010 lys soruları ygs lys bölüm alan tablosu ösym 2010 tercih robotu ve kıyaslamaları 2011 jandarma astsubay temel kursu giriş sınavı pdr nedir saç dökülmesi sbs istatistik 7 sınıf konu analizi 3 4 yaş çocuk için örnek menü 5 yaş çocuk için örnek menü sbs konu analizi 2008 6 sınıf sbs soruları 2008 sbs soruları 7 sınıf sbs soruları 2009 sbs başvuru tarihi 2008 askeri liselere sınavı soru ve cevaplar 2009 2010 sınıf rehberlik planları 9 10 11 sınıf rehberlik etkinlikleri 2010 sbs başvuru bilgileri 2009 sbs askeri liseler als başvuru klavuzu etkili ders çalışma yöntemleri ders çalışma 2009 öss duyuru 2008 askeri liseler 2008 7 sınıf sbs soruları polis akademisi polis akademisi eğitim şekli ve süresi 2009 öss tarihi gençliği yetiştirmek toplumsal mesele okul fobisini yenmenin yollarıokul fobisini yenmenin yolları güncel eğitim haberleri çocuklar için yararlı ve zararlı oyunlar kpss tercihleri tarsus ram 2009 askeri liselere başvuru basamakları polis meslek yüksek okulları pmyo iletişim bilgileri psikolojik danışman 2009 sbs tarihleri belli oldu 2009 sbs başvuru tarihleri sınav kaygısı sbs kaygısı ve baş etme yolları 2009 8 sınıf sbs soru ve cevapları 6 sınıf sbs puan hesaplaması 7 sınıf sbs puan hesaplama 2009 polis koleji başvuru klavuzu 2009 öss soru ve cevapları 2009 askeri lise başvuruları 2009 sbs başvuru bilgileri askeri liseler sınavı als 2008 2009 kpss kpss 2008/4 tercih kılavuzu makale 2009 polis koleji 2009 öss deki düzenlemeler 2009 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri başvuru klavuzu 2009 pmyo polis meslek yüksekokulu

Powered by RafCloud 2.0.2
Web Stats fiber optik kablo