Sağlıklı İletişim
İletişim Becerileri
| İletişim Becerileri |
|
|
|
| Yazar Rehberlik | |
|
“Anlaşılma arzusu sevilme arzusu kadar şiddetlidir.” Diyor John POWYS Sosyal hayatımızın içinde bir çok defa insanların bizleri anlamadığını düşünmüşüzdürİş yerinde müşterilerimizin, idarecilerimizin, annemizin, babamızın hatta evde eşimizin bile bizi anlamadığından çoğu zaman şikayet etmişizdir. Bu durumdan kurtulmak için kendimize şu soruları pek çok kez sormuşuzdur; - Ne anlatacağım? Nasıl anlatacağım? - Mesajımı aktarmak için doğru bir zaman mı.? - Beni anlaması için mesajıma ilgi ve ihtiyaç duymasını nasıl sağlayabilirim? - Konu ilgi alanına giriyor mu ? - Mesajımı ne zaman göndermeliyim, ne kadar sürmeli? - Mesajımda mantık zinciri nasıl olmalı? - Ne şekilde anlatırsam mesajım zihninde canlanır? - Mesajıma nasıl bir tepki gösterebilir? - Mesajımı doğru anladığını nasıl anlamalıyım? İnsanların sizi anlamasını sağlamak, hayatınızdan lezzet almak ve sorunları ortadan kaldırmak ancak etkili iletişim metodlarını bilmeyle, ve hayatınızın her safhasında etkili biçimde uygulamayla gerçekleşecektir. Eğer sizlerde etkin iletişim metodlarını öğrenerek; * Ne söyleyeceğinizi bilmek, ve hayatınızın renklenerek, işlerinizin yoluna girmesini istiyorsanız, hiç durmayın sizlere sunacağımız etkili işletişim becerileri seminerine mutlaka katılın ve iletişim sanatının inceliklerinin farkına varın. ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİ 2 İletişimde etkinliği artırmak için ne yapmalı?İletişimde etkinliği artırmak için ASLA; 1. İddialaşmayın İletişimin temeli DİNLEMEK Etkili bir dinleme için; 1. Tarafsız olarak dinleyin İş arkadaşlarınız ya da yöneticiniz ile anlaşmazlık durumunda, tartışmalarda genellikle "kazanmasızı" sağlayacak iki anahtar: 1. Karşı taraf kendi konumunu sizden daha iyi destekliyorsa, siz de değişmeye açık olmalı ve rahatlıkla "bunu bilmiyordum" diyebilmelisiniz. İletişim' de Kutsal Alanlar Şöyle bir düşünün bakalım bir gün içerisinde kaç kişiyle görüşüyor, kaç kişiyle iş ilişkisine giriyor, kaç kişiyle bir sorunu halletmek durumunda kalıyor ya da kaç kişiyle yazışıyorsunuz? 5, 10, 30, 50 …? Kuşkusuz bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişecektir. Bir çok meslek için ikili ilişkiler ikinci planda kalıyor olabilir ancak sekreterler işletmelerin, iletişim trafiğinin merkezinde yer alırlar. Bu da meslekte başarı için adeta bir iletişim sihirbazı olmalarını zorunlu kılar. İletişim ustalığına giden yolda ilk durağımız ise yazılı iletişimin görgü kuralları. Kutsal Alanlar Sonu –im ile bitenler: Yazı yazarken temel kural; 'alıcının isim, ünvan ve adresini doğru yazmaktır. Unutmayın ki , sonu "-im" ile biten her şey insanlar için kutsaldır… İşim, evim, eşim, çocuğum, ismim… Yaklaşık ya da tahmini bir şeyler ASLA yazılmamalıdır. Anlamak mı , dinlemek mi? Bir insanla ya da bir iş arkadaşınızla nasıl iletişim kurarsınız? Sözlü iletişim deyince hepimizin aklına ilk önce "anlatmak, söylemek istediklerimizi ifade edebilmek" gelir. Oysa iletişim karşılıklı olarak bir mesajın aktarılması ve karşıdan gelen mesajın alınmasıdır. Ve çoğumuzun yaptığı en büyük hata iletişimin en önemli öğesini atlamak; yani karşımızdakini dinlememektir... İletişimi oluşturan vazgeçilmezler Santral operatörü arkadaşa bir not iletmemiz gerek; "Yöneticim, X Bey ile görüşmek istemiyor, ben bir saat yerimde olmayacağım, X Bey ararsa sen ilgilenir misin?" Dinleyenin ruh halini göz ardı etmeyin… Her şeyden önce mesajı verirken alıcının bulunduğu ortamı, hatta ruh halini düşünmemiz gerekli. Yani en uygun zamanda mesaj iletilmeli; santralde bir kaç hat birden çalıyor ve görevli kişi aynı anda hepsine birden cevap vermek durumunda, bir-ikisini bekletirken bir yandan da telefonda kendisine bir şeyler yazdırılıyor not alıyor, bu arada başında bir ziyaretçi ona randevusuyla ilgili bilgi verip bir şeyler istiyor.... Yazan: Handan Kaylan İLETİŞİMDE ETKİNLİĞİ ENGELLEYEN HATALAR İşyerinde zihninizi meşgul eden koşullardan, günlük hayattaki alışkanlıklarınıza kadar çeşitli etkenler, etkin bir iletişim kullanmanızı engelleyebilir. Bu konuda sorun yaşamamak için, kendinizi iletişime hazır olma konusunda eğitmenin yanı sıra karşınızdaki kişinin anlatmak istediğini açıkça ortaya koymasını sağlayacak bazı yöntemleri geliştirmeniz gerekir. Dinliyor görünmeyin, dinleyin! Karşısındakini dinler görünüp, dinlememek en kolay düşülen tuzaklardan biridir. Geçiştirme alışkanlığının sizi etkisi altına almasına izin vermemek için kendinizi eğitin. Daima dinlemeye hazır olun ve zihninizi buna uygun tutun. Bir görüşmeye gergin ve saldırgan duygularla başlamak konsantrasyonunuzu bozacağını unutmayın. Birisini dinlerken zihniniz berrak olsun. Mutlaka anlayın! Karşınızdakini dinleseniz bile söylediklerini anlamayabilirsiniz. Anlamadığınızda, 'anlıyor gibi' yapmayın. Anlamadığınız bir ayrıntı varsa, görüşmeyi kesip derhal açıklama isteyin. Bunu yapmadığınızda, karşı taraf anladığınızı düşünerek devam edecektir. Her söyleneni anlıyor görünmenin size puan kazandıracağını düşünebilirsiniz ancak bu arada kilit önemdeki bir bilgiyi atlıyor olabileceğinizi unutmayın. Önemseyin! Konuşulan şey sizin için önemsiz olabilir ancak karışınızdaki için belki de hayati bir önemi vardır. Karşınızdaki kişiye zaman ayırıyorsunuz, söylediklerini anlamak için de çaba harcayın. Unutmamayı sağlayın! Unutkanlık ayıp değildir. Yorgun olmamız bile unutkanlığa yol açabilir. Ancak bu konuda önlem almamak, pek de affedilir değildir. Böyle durumlarda hafızamıza güvenmeyip mutlaka not alın! Mesajla bulmaca çözmeyin! "Leb demeden leblebiyi anlamak" her zaman doğru bir yaklaşım değildir. Böyle yaptığınızda, mesajdaki boşlukları yanlış dolduruyor olabilirsiniz. Türkçe’mizdeki harika kelime "ŞEY", özellikle kelime bilgisi az olan kişilerin katkısıyla piyasada geniş bir yere sahiptir. Bol "şey"li cümleler ile karşılaştığınızda, boşlukları kendi mantığımıza göre doldurmayıp karşı tarafın ne anlatmak istediğini tam olarak anlayana kadar sabırla dinleyin. Mesajı zamanında iletin Hız ve bilginin zamanında iletilmesinin taşıdığı önem giderek artıyor. Sizin de bu duruma uymanız gerekiyor. Zamanında iletilmeyen bilginin hiçbir değeri olmadığını aklınızdan çıkarmayın. İletişimi Koparan Sekiz Günah İş yerinde gün içinde defalarca karşı karşıya geldiğiniz ve konuştuğunuz kişileri dinlemediğinizi fark edebilirsiniz. Başkalarının sizi dinlemiyor olduğunu anlamanız da aynı derecede olası. Bazen karşınızda, boş bakışlar ve esnemeye kadar varan tepkilere yol açan bu olumsuz duruma yol açan sekiz günahkarlık bulunuyor. Bunları bilmeniz, sorunu aşmanız için bir basamak oluşturabilir. 1. Kül yutmayan dinleyici: Karşınızdaki kişinin konuşmasını sürekli bölüyor ve her söylenene itiraz ediyorsanız, istenmeyen öğütler veren bir kişi haline düşebilirsiniz. Karşınızdakinin kendisini hatalı, aptal ve bilgisiz hissetmesine yol açacak böyle bir durum, iletişimi koparır. 2. Karşılaştırma uzmanı: Bir duygu veya düşüncenizi çevrenizdekilerle paylaşırken kullanacağınız örnekleme, dinleyici konumundayken olumsuz sonuç verebilir. Karşınızdaki kişi konuşurken, "Ya biliyorum, bizimki de..." diye başlayacak ifadeleriniz hem konuşma akışına zarar verebilir hem de iletişimin ortadan kalkmasına yol açabilir. 3. Üstün konuşmacı: Konuşmakta olduğunuz kişi bir şey anlatırken, konuyu daha iyi anlatacağını düşündüğünüz ifadeler bulmak her zaman olumlu bir yaklaşım değildir. Bu tavır, karşınızdaki kişiden üstün olduğunuzu göstermeyi hedef aldığında, bu gözden kaçmaz ve iletişim zarar görür. 4. Dertlerin insanı: Yaşadığınız sorunlar nedeni ile anlayış gerektiren bir konumda olsanız da, bunları konuşmayı bir alışkanlık olarak ofis ortamına taşımaktan kaçının. Ofis arkadaşlarınız size kulak verseler bile, sorunlarınızın çözülmesine bir uzman kadar yardımcı olamayacaklarını unutmayın. 5. Yargıç dinleyici: Ofiste bir arkadaşınızın gergin olduğu gözleminizi dile getirmeniz yararlıdır. Ancak kendinizi onun yaşam tarzı ve kişiliği ile ilgili yargılara varan bir konuma getirmeniz son derece olumsuzdur. Bu tarzın genellikle kendinizi daha iyi durumda olduğunuza ikna etmekten başka amacı olduğunu unutmayarak sadece gözlemci olmaya çalışın. 6. Söz kesen dinleyici: Konuşma sırasında birisinin sözünü kesmeniz, söyleyeceğinizin onunkinden daha değerli olduğunu düşündüğünüz izlenimini yaratacaktır. Bunun aksi ise ona verdiğiniz değeri gösterecektir. Altın kural, karşınızdaki kişinin konuşması bittikten sonra konuşmaya başlamadan önce nefes alacak kadar bir ara vermektir. 7. Şikayetçi dinleyici: Sürekli şikayette bulunan bir kişi, iletişim çabalarının başarısız olmasını sağlamada bulunmaz bir etkendir. Olumlu yaklaşımların insanları çevrenize çekeceğini unutmayarak, olumlu yaklaşımları arkadaşlarınızla paylaşırken şikayetlerinizi müşteri hizmetlerine iletin. 8. Dedikodu iletişimi: Dedikodu, özellikle iş yerlerinde en kötü ve hastalıklı iletişim yöntemlerinden biridir. Kendiniz dedikodu yapmazken, dedikodu ortamlarını engellemeye de çalışın. Yanınıza yaklaşan bir dedikoducunun bunları dinlemek istemediğinizi anlamasını sağlamanız oldukça olumlu bir tavır olacaktır. Kerem Özdemir » Yorumu Gönder
»
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|