Skip to content
default color blue color green color

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikolojik Danışman, Rehberlik Hizmetleri, 2011-2012 Rehberlik Planı, 2011-2012 Okul Rehberlik Hizmetleri, Rehberlik Etkinlikleri, Rehberlik İlköğretim, 2011-2012 Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 6. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 7. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 8. Sınıf Rehberlik Planı, BEP plan örnekleri , Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı , SBS Rehberlik, 6. Sınıf SBS, Sınıf 7. SBS 8. Sınıf SBS, SBS Puan Hesaplaması, Polis Koleji, Askeri Liseler, 2011-2012 YGS - LYS Sıvav, göz yanılmaları, kendini tanıma testleri  konuları  ile ilgili tüm bilgileri ve daha fazlasını www.rehberlikweb.net sitesinde bulabilirsiniz

Empati PDF Yazdır E-posta

İHTİYACIMIZ   OLAN  EMPATİ

Kişiler arası ilişkilerin olumlu olması için gerekli koşullardan birisi de empatidir. Empati, psikiyatri ve psikolojide adı sıklıkla geçen bir kavramdır. Psikiyatri ve psikolojinin çeşitli dallarında empati ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve bir bilgi birikimi sağlanmıştır. Araştırma, özellikle klinik  ve sosyal psikoloji, gelişim, danışma, okul ve iletişim psikolojisi alanlarında yapılmıştır.

Empatinin tarihçesine baktığımızda bu kavramın Almanca’daki  “einfühlung”  ve Esli Yunanca’daki “empathera” terimlerinden geldiğini görürüz.Einfühlung kavramını ilk kullananlardan birisi Alman Psikologlardan Thedor Lipps  olmuştur. 1987 yılında Lipps,einfühlung’u şöyle tanımlamıştır : “Bir insanın kendisini karşısındaki bir nesneye, örneğin bir sanat eserine yansıtması,kendini onun içinde hissetmesi ve bu yolla o nesneyi kendi içine olarak (özümseyerek) anlaması sürecine einfühlung adı verilir.(1). 1909 yılında, Titchener, eninfühlung terimini, Eski Yunanca’daki “empatheia” teriminden  yararlanarak İngilizce’ye “empathy” olarak tercüme etmiştir. Yunanca’da “em”  içine “patheia” ise algılama anlamı  taşımaktadır. Böylece empati kavramı psikoloji ve psikiyatride yerini almıştır.(2).

Günümüzde empati kavramını en iyi şekilde açıklayan  açıklayan  Carl Rogers’dır. Rogers, kişiler arasında önemli yeri olan empati kavramı üzerinde çok araştırma yapmış ve bu kavramı farklı zamanlarda farklı şekillerde tanımlamış,1970 yılında ise empatiyi son şekli ile tanımlayarak diğer araştırmacıların da  bu tanım üzerinde mutabık kalmasını sağlamıştır.Rogers’a göre : “empati, bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak,o kişinin duygularını  ve düşüncelerini doğru olarak anlaması,hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecidir”.(3). Carl Rogers’ın yapmış olduğu bu tanımı , Üstün Dökmen üç öğeye ayırarak açıklamıştır.Birinci öğe olarak ; empati kuracak kişi , kendisini karşısındakinin yerine koymalı , olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır.Karşımızdaki kişiyi anlamak için dünyaya onun penceresinden bakmalı , olayları onun gibi algılayıp yaşamaya çalışmalıyız.Bunun için de karşımızdaki insanın rolüne geçmemiz gereklidir.Bunu yapmazsak empati kuramayız. İkinci öğe olarak ; empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdaki kişinin duygularını ve  düşüncelerini doğru olarak algılamamız gereklidir.Empati kurarken karşımızdaki kişinin düşünceleri , empatinin bilişsel nitelik yönünü oluşturur. Böylece empatinin iki bileşeni ortaya çıkmaktadır.Fakat Hoffman’a (1978) göre ise empatinin bilişsel , duyuşsal ve güdüsel (motivasyon) olmak üzere üç bileşeni vardır.(4). Bu nedenle araştırmacılar  arasında görüş farklılıkları vardır.Empati tanımındaki üçüncü ve son öğe ise, empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın karşıdaki kişiye iletilmesi davranışıdır.Karşımızdaki kişinin duygularını tam olarak anlasak bile, eğer anladığımızı ona ifade  edemezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız.Örneğin ; bir arkadaşımız derslerinin yoğunluğu  nedeniyle  bunalmış ve sıkıntı duymaktadır.Bu sıkıntısını gelip size anlatırsa  ve sizde onun duyduğu bu sıkıntıyı anladığınız ve hissettiğiniz halde ona bunu          “evet seni anlıyorum, derslerinin yoğunluğu seni bunaltmış ve bu nedenle sıkıntı duyuyorsun” şeklinde değil de  tam zıt duygularla “boş ver aldırma” şeklinde yansıtırsak empati kurmuş olmayız.Ve hatta arkadaşımız bizim hakkımızda “en iyi arkadaşıma sıkıntılarımı anlattığım halde  o bile beni anlamadı , artık beni hiç başkası anlamaz” şeklinde yanlış düşünce ve yargıya varabilir. Empati kurmak, karşımızdaki kişinin söylediği  duygu ve düşüncelerin aynısını ona tekrar etmek değildir. Hommand ve arkadaşları (1977) buna “papağan gibi tepki vermek” (5) demiştir. Ve bunun olumsuz empati kurmak olduğunu belirtmiştir.

Empati kurarken ifade edilen duygunun şiddetine dikkat etmek ve karşımızdaki kişiye onu yansıtırken duygunun şiddetine uygun tepki vermek gerekir. Yine empati kurarken kişinin sadece sözel tepkilerine değil, ses tonuna , konuşma temposuna , jest ve mimiklerine hatta duruşuna bile dikkat etmek gerekir.Empati kurarken nesnelliği kaybetmemek , karşımızdaki kişinin korku , kaygı , neşe  ve öfke gibi duygularıyla bunalmamak gerekir.Yani karşımızdaki kişiyle özdeşim kurmamalı  ya da sempati duymamalıyız.Sempati duymak, empatiyi kurmayı engeller. Günlük kullanımda da bu iki kavram  birbiriyle karıştırılmaktadır.İkisinin arasında farklılık vardır.Bir insana sempati duymak demek , o insanın sahip olduğu  duygu ve düşüncelerin aynısına sahip olmak demektir.Karşımızdaki  kişiye sempati duyuyorsak , onunla birlikte acı çekeriz ya da onunla birlikte seviniriz.Kısaca sempati ; “Bir başkası için olumlu duygular besleme anlamına gelir”. (6)

Empati kurmada ,karşımızdaki kişiye yardım etme davranışı vardır.Kendisini sıkıntıda hisseden bir kişi arkadaşına sıkıntısını anlatırsa  ve arkadaşı da  o kişinin sıkıntısını empatik bir şekilde dinleyip  onu geri yansıtırsa , o kişinin sıkıntısı biraz hafiflemiş olur ve böylece empati kurularak sıkıntılı olan kişiye yardım edilmiş olunur.Empatik anlayış insanları birbirlerine yaklaştırma, iletişimi kolaylaştırma özelliğine sahiptir.İnsanlar, kendileriyle empati kurulduğunda başkaları tarafından anlaşıldıklarını ve kendilerine önem verildiğini hissederler.Bu da insanları rahatlatır.Empatik beceri ve eğilimleri yüksek olan kişilerin çevreleriyle olan iletişimi yüksek düzeydedir.Çevreleri tarafından sevilen kişilerdir.Çünkü çevrelerindeki kişilere empatik şekilde davranarak onlara yardım etmektedirler.Empatinin kişiler arası iletişimi kolaylaştırıcı özelliği bilindiği için empatik becerilerini arttırmak amacıyla çeşitli meslek mensuplarına empati eğitimi verilmektedir.Örneğin ; hekim ve hekim adaylarına , hemşirelere , ticaretle uğraşanlara, satış elamanlarına , öğretmenlere , sosyal çalışmacılara, psikiyatrislere , psikologlara, danışmanlara empati kurma becerilerini arttırmak amacıyla eğitim verilmektedir.(7)

Yapılan bazı araştırmalar göstermektedir ki ; kişilerin uğraştıkları ya da ilgi duydukları alanlar  empatik becerilerini geliştirmektedir.Örneğin, müzik ile uğraşan veya evinde evcil hayvanı olan kişilerin empatik anlayış ve becerileri gelişir.Başka bir araştırmaya göre empatik bir şekilde davranan ailelerin çocukları büyüdüklerinde , onlar da anne-babaları gibi empatik anlayışa sahip olmaktadırlar.Yapılan başka bir araştırmada ; kaygı, depresyon , çocukları ihmal etme  ve saldırganlık ile empati kurma arasında olumsuz ve zıt bir ilişki olduğu belirlenmiştir.Chlogon ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışmada (1985) suç işlemiş kişilerin empatik ilgi ve becerilerinin , suç işlememiş olanlara göre daha düşük olduğu belirtilmiştir.Yapılan başka bir araştırmada da ; diğer insanlara kişisel duygu ve düşüncelerini iyi ifade edebilen , topluma uyumlu ve sosyal duyarlılığı yüksek olan kişiler, aynı zamanda empati kurma becerilerine de sahiptirler.(8)

Empati, sadece insanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak için kullanılmaz.İnsanların, üzerinde yaşadığı tabiat içinde empati kurması gerekirlidir.Geçmişten günümüze kadar tarihi süreç içinde yoğrularak gelen kültür ve sanat eserlerimiz de bu tabiat içersinde yerini almıştır.Ve bunların gelecek nesillere de ulaştırılması gereklidir. Eğer gelecek nesillere ulaştıramıyorsak suç bizimdir. Eski eserlere baktığımızda insanların doğayla empati kurduğunu görebiliriz. Yapılarda kuşların barınmaları için yuvalar yapmışlardır. Ve hatta bazı eserlerde tabiat sevgisini o şekilde işlemişler ki ; doğadaki suyu caminin içine kadar getirerek havuz yapmışlar ve içeride bir ferahlık olmasını sağlamışlardır. Bugünkü yapılan eserlere baktığımızda bunlardan mahrum bırakıldığını görmekteyiz. Empatinin kurulmadığı yerler sadece yapılar değildir. Yanlış avlanmalar , tarla açmak için yakılan ormanlar , düzensiz kentleşme  ve fabrikaların  yanlış yerlere önlem alınmadan kurulması tabiattaki dengeyi bozmaktadır. Tabiatla empati kuran bir kişi bu şekilde yanlış sonuçlar doğuracak işlerden kaçınır. Örneğin ; tarla açmak için ya da yerleşim yapmak için yakılan ve kesilen ormanı ve burada yaşayan canlıları düşünür , onları göz önüne getirerek bir an  kendini onların yerine koyar. İşte bu şekilde empati kurarak davranan insanlar tabiatın  dengesini değiştirerek diğer canlılara zarar vermez.

 Bilindiği gibi insanların sevdikleri için yapamayacağı şey yoktur. Ama bunu yaparken de tabiata ve insanlara  zarar vermeden yapılmalıdır. Örneğin ; sevdiğiyle gezerken orada gördüğü güzel bir çiçeği sevgilisi için koparmasına gerek yoktur. Sevdiği kişiye o çiçekleri koparmadan da hediye edebilir. Ve bu da hediyenin en güzelidir. Çünkü hiçbir şeye zarar verilmemiş , tabiat kendi doğal güzelliğiyle bırakılmıştır. Ve bu güzel çiçekleri başkalarının da görmeye hakkı olduğu düşünülmüştür.

Empatinin  kişiler arası iletişimi kolaylaştırdığı  ve insanlar arasındaki saygınlığı arttırdığını bilen birisi , tabiatın da insanlar için gerekli olduğunu düşünerek onunla da empati  kurmaya çalışacaktır.

 Dipnotlar :

1 Üstün Dökmen ; İletişim  Çatışmaları ve Empati  S: 306

2 Üstün Dökmen ; İletişim  Çatışmaları ve Empati  S: 306

3 Üstün Dökmen ; İletişim  Çatışmaları ve Empati  S: 120

4 Üstün Dökmen ; İletişim  Çatışmaları ve Empati  S: 121

5 Nilüfer Voltan-Acar ; Terapotik  İletişimler         S: 15

6 Gıll Cox ve Sheila Daınow ; Gizli Güçlerinizi Keşfedin   S: 152

7 Üstün Dökmen ; İletişim  Çatışmaları ve Empati  S: 131

8 Üstün Dökmen ; İletişim  Çatışmaları ve Empati  S: 132

Ercan  NAR (Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı)

 
» 1 Yorum
1"askm" tarafından görkem de Sunday, 13 September 2009 23:36
sbs sınav sonuc ları gırmıyo
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki   Sonraki >

rehberlik iletişim aile stres bebek sınav polis hafıza şizofreni kaygı kpss sigara uyuşturucu alkol gençlik özgüven çocuk polislik alkolizm sbs rehberlik 2008 sbs rehberlık polis koleji 2009 öss 2009 kpss çocuğun beslenmesi kpss oturumları polis meslek yüksek okulları pmyo 2010 8 sınıf sbs soruları sbs soru dağılımı 2008 kpss sayısal veriler 2010 7 sınıf sbs soruları çocuk gelişimi askeri liseler sınavı kpss test kapsamları rehberlik etkinlikleri 2010 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri pdr servisi 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 polis koleji başvuru klavuzu ay ay bebek gelişimi ay ay bebek beslenmesi rehber öğretmen pdr ilkeleri 2011 okul diploma harç bedeli okul pdr okul pdr servis formları mesleki rehberlik nedir mesleki rehberlik rehberlik kazanımları 2009 askeri liselere başvurma süresi 2010 sbs tarihleri belli oldu kişisel rehberlik nedir eğitsel rehberlik nedir 6 7 8 sınıf rehberlik planları pdr servisinde bulunması gereken dosyalar psikolojik danışmanlık ve rehberlik 6 ve 7 sınıf sayısal bilgileri 6 sınıf matematik 2010 8 sınıf sbs sonuçları 2010 temmuz memur maaşları zam oranları 2010 pmyo soruları ve cevapları 2010 lys tercih kılavuzu 2010 ygs lys tercih robotu 2009 öss puanların 2010 karşılıkları 2010 lys taban puanlar sbs tercih sonuçları oyp ye göre ilk yerleştirme sonuçları 2011 uzman jandarma okulu giriş sınavı janu 2010 sbs tercih kılavuzu 2010 polis koleji sınav detaylar 2010 als soru ve cevapları 6 sınıf sbs sonuçları 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 lys sonuçları 6 sınıf seviye belirleme sınavı sbs 2010 soru ve cevaplar 2010 lys 2010 lys soruları ygs lys bölüm alan tablosu ösym 2010 tercih robotu ve kıyaslamaları 2011 jandarma astsubay temel kursu giriş sınavı pdr nedir saç dökülmesi sbs istatistik 7 sınıf konu analizi 3 4 yaş çocuk için örnek menü 5 yaş çocuk için örnek menü sbs konu analizi 2008 6 sınıf sbs soruları 2008 sbs soruları 7 sınıf sbs soruları 2009 sbs başvuru tarihi 2008 askeri liselere sınavı soru ve cevaplar 2009 2010 sınıf rehberlik planları 9 10 11 sınıf rehberlik etkinlikleri 2010 sbs başvuru bilgileri 2009 sbs askeri liseler als başvuru klavuzu etkili ders çalışma yöntemleri ders çalışma 2009 öss duyuru 2008 askeri liseler 2008 7 sınıf sbs soruları polis akademisi polis akademisi eğitim şekli ve süresi 2009 öss tarihi gençliği yetiştirmek toplumsal mesele okul fobisini yenmenin yollarıokul fobisini yenmenin yolları güncel eğitim haberleri çocuklar için yararlı ve zararlı oyunlar kpss tercihleri tarsus ram 2009 askeri liselere başvuru basamakları polis meslek yüksek okulları pmyo iletişim bilgileri psikolojik danışman 2009 sbs tarihleri belli oldu 2009 sbs başvuru tarihleri sınav kaygısı sbs kaygısı ve baş etme yolları 2009 8 sınıf sbs soru ve cevapları 6 sınıf sbs puan hesaplaması 7 sınıf sbs puan hesaplama 2009 polis koleji başvuru klavuzu 2009 öss soru ve cevapları 2009 askeri lise başvuruları 2009 sbs başvuru bilgileri askeri liseler sınavı als 2008 2009 kpss kpss 2008/4 tercih kılavuzu makale 2009 polis koleji 2009 öss deki düzenlemeler 2009 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri başvuru klavuzu 2009 pmyo polis meslek yüksekokulu

Powered by RafCloud 2.0.2
Web Stats fiber optik kablo