Skip to content
default color blue color green color

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikolojik Danışman, Rehberlik Hizmetleri, 2011-2012 Rehberlik Planı, 2011-2012 Okul Rehberlik Hizmetleri, Rehberlik Etkinlikleri, Rehberlik İlköğretim, 2011-2012 Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 6. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 7. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 8. Sınıf Rehberlik Planı, BEP plan örnekleri , Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı , SBS Rehberlik, 6. Sınıf SBS, Sınıf 7. SBS 8. Sınıf SBS, SBS Puan Hesaplaması, Polis Koleji, Askeri Liseler, 2011-2012 YGS - LYS Sıvav, göz yanılmaları, kendini tanıma testleri  konuları  ile ilgili tüm bilgileri ve daha fazlasını www.rehberlikweb.net sitesinde bulabilirsiniz

Utangaçlık PDF Yazdır E-posta
Utangaçlık Hepimiz bir şeylerden bir zaman utanmışızdır. Bu nedenle utangaçlık duygusunu tanırız. Eğer bu duygumuz çok sınırlı sayıda sosyal ortamda yaşanmışsa ve uzun süreli bir problem  oluşturmadıysa, ne güzel. Ancak bazı kişiler için başka insanlarla bir arada olmak sürekli bir problemdir. Bu kişiler sosyal ortamlarda kendilerinden hiçbir zaman emin olamazlar. Birileriyle beraber olmadan önce, onlarla birlikteyken ve ayrıldıktan sonra, hep, doğru dürüst konuşmak ve davranmak konusunda endişe yaşarlar. Bazen de utangaçlık öyle boyutlarda yaşanır ki, kişi kendini tamamen başkalarından izole eder ve kendini yalnızlığa mahkum eder. Örneğin; utangaç bir bebek annesinin eteğine yapışır, onun arkasına saklanır yada başını babasının omzuna gömerse, “aman ne kadar tatlı” deriz. Aynı çocuk büyüdükçe, arkadaş edinmede güçlük çeker, benlik saygısı zayıflar ve sosyal etkileşimleri sınırlı kalırsa utangaç davranışları artık “tatlı” olmaktan çıkmıştır.Özlem; lisedeyken sadece bir – iki arkadaşı vardı. Üniversitede ikende hiç arkadaş edinememişti. Kemal; okul kafeteryasında her gün tek başına yemek yemekten çok rahatsız oluyor ve kendini çok yalnız hissediyordu. Uğur ; okulda her gün gülüp eğlenen bir grubun üyesi olmayı istemişti hep. Sibel; iş toplantılarında hiçbir zaman yüksek sesle konuşamazdı, hemen yüzünün kızaracağını bilir ve bu durumda daha da çok utanırdı.Özlem, Kemal, Uğur, Sibel ve sayısı milyonları bulan diğerleri arasındaki ortak özellik bu insanların hepsinin de utangaç insanlar olmalarıdır.  Utangaçlık o kadar yaygındır ki, utangaçlıktan söz edilirken “ psikolojinin soğuk algınlığı” terimi sık olarak kullanılır. UTANGAÇLIĞIN NELERLE İLİŞKİSİ VAR?Sosyal Kaygı: utangaçlık iç içe yaşanan yoğun ve rahatsız edici bir duygudur. Çevredeki insanların gözünde utanılacak durum, aptal duruma düşme, onlar tarafından reddedilme yada yetersiz görülme korkusudur. Utangaçlık sorunu olan kişi birileriyle birlikteyken bu kaygıyı nasıl gidereceğine değil, “ne kadar çok kaygılı” olduğuna konsantre olur. Böylelikle kaygısı daha da artar ve bir kısır döngüye girmiş olur. Bakalım aynı zamanda zihninden geçen otomatik düşünceler nelerdir:·         Kendimi aptal durumuna düşüreceğim,·         Söyleyecek hiçbir şey bulamayacağım, donup kalacağım,·         Eğer ağzımı açarsam sesim bir tuhaf çıkacak,·         Kalbim fena halde çarpıyor, ya kalp krizi geçirirsem,·         Çok tuhaf görünüyor olmalıyım,·         Bir kaçabilsem,·         Kendimi kontrol edemeyeceğim,·         Kızaracağım, titreyeceğim. Önemli olan bu düşüncelerin gerçekçi algılar üzerine oturtulmamış, tam tersi, mantık dışı bir korkuya temellendirilmiş olmalarıdır. Çünkü herkesin onları seyrettiğine, zayıflıklarını yada yetersizliklerini yakalamaya çalıştıklarına inanır ve kaygının kısır döngüsü arttıkça düşünceler de iyice çarpıtılır. Utangaçlık sorunu olan kişilerin mantık dışı 4 temel inançları şunlardır:1.       Bir sosyal toplantıda uzun süre durup beklerseniz, iyi bir şey olur.Bu inanç sohbet başlatmak korkusuyla geliştirilir. Oysa ki, iki kişinin tanışması yada konuşması için en az bir kişinin çaba göstermesi gerekir.2.       Diğer insanlar sosyal etkinliklere davet edildikleri için şanslıdır.Çok yanlış. Tam tersi bu bir şans işi değildir. Sosyal olarak aktif olan insanlar, başkaları ile tanışmak ve onlarla zaman geçirmek için çaba gösterirler, kulüplere üye olurlar, başkalarını bir şeyler yapmak için davet ederler.3.       Nerede olursam olayım sosyalleşebilme olanağım hep aynı olacaktır.Bu çaba göstermemek için başka bir bahanedir. Oysa bir çok sosyal kulübün insanları bir araya getirmek gibi bir işlevi vardır. Etkinliklerine katıldığınız zaman kendinizi birileriyle birlikte bir şeyler yaparken bulursunuz.4.       Biri bana karşı ilgisiz görünüyorsa o kesinlikle beni sevmiyordur ve hiçbir zaman sevmeyecektir.Bu inanç boş yere kendinizi insanlardan çekmenize ve yalnızlık hissetmenize yol açar. Biri sizinle ilgilenmediyse bu sizi sevmiyor anlamına gelmez. Sevgi zaman ister ve bir şeyler paylaştıkça delişir. Halbuki utangaç olan insanlar bu mantık dışı inançlarının yerine gerçekçi olan inançlar koyabilseler utangaçlıklarını yenme konusunda güzel bir başlangıç yapmış olurlar. Bunlar;·         Sosyal bir ortama girince herkes biraz kaygı yaşar, bu nedenle bir şeyleri başlatmadan önce tamamen rahatlamayı bekleyemem.·         Olmadığım biri gibi davranmama gerek yok. Bu beni daha da kaygılandırıyor.·         Başkalarının beni çok acımasız eleştireceğini düşünüyorum. Gerçekte kendime karşı acımasız olan benim.·         Sosyal becerileri çok gelişmiş kişiler de her zaman % 100 başarılı değiller. Bu nedenle bir etkileşim istediğim gibi iyi gitmezse çok üzülmemeliyim.Sosyal kaygı utangaç olmayan insanlar tarafından da yaşanır. Ancak bu kişiler kaygılarını farklı bir biçimde yorumladıkları için  kısır döngüye girmezler. Utangaçlık  sorunu olanlar bu kaygıyı kendi kişiliklerinin bir parçası olarak görürler. Diğerleri ise bir duygu olarak değerlendirirler ve “aynı ortamda kim olsa aynı duyguyu yaşardı” diye düşünürler.Bu yorumlama farklılığı utangaç olmayan kişilerin kendilerine güvenlerinin daha fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Bir başka deyişle bu kişiler sosyal ortamdaki başarılarının kendilerinden, başarısızlıklarının ise dış etkenlerden kaynaklandığını düşünürken, utangaç kişiler tam tersine, sosyal ortamdaki başarısızlıklarının kendilerinden kaynaklandığını, başarının ise ortam sayesinde gerçekleştiğini düşünürler.Genelde utangaçlık sorunu olan kişilerde sosyal beceri eksikliği bulunmaktadır. Bir başka deyişle ilişkiyi başlatma ve sürdürme konusunda gereken bir takım sözel olan – olmayan davranış becerilerini  öğrenememişlerdir.Örneğin; bir karşılaşma yada tanışma anında ne yapacaklarını, bir sohbeti nasıl başlatacaklarını, sürdüreceklerini ve nasıl vedalaşacaklarını bilmezler. Topluluk içinde uzakta bir yerde dururlar, göz göze gelmekten kaçınırlar, eğer onlarla konuşursanız çok alçak sesle konuşurlar, konuşurken çok uzun arlar verirler, bir çok şeye ilgisiz gibi davranırlar, yüzlerindeki ifadede neşe yoktur. Böylelikle o anda çevrede bulunan kişiler onların kendileri ile ilgilendiklerini hissedemezler. Devamlı çevrenin kendileri hakkında ne düşündüğüne konsantre olduklarını bilmezler, tam tersi utangaçların kendileriyle ilişki kurmak istemediklerini sanırlar.Utangaç bir insanın düşünce süreci, çektiği acılar ve utanma duygusunu azaltmaya odaklanır. Bazıları kendilerine acı veren durumlardan kaçmaya çalışırlar, fakat eğer konu, derse katılmak yada iş arkadaşlarıyla bir araya gelmek gibi kaçınılmaz durumların ortaya çıkması ise, utangaç insan o zaman Cem’in yaptığı gibi yollara başvururlar;“Anfide ön sıralarda yer bulabilmek için her gün erkenden okula geliyorum. Böylelikle, konuşmam gerektiğinde herkes dönüp bana bakamıyor, ben de o kadar utanmıyorum.”Utangaç bir insanın en belirgin özelliği, aşırı sıkılganlık, kendisiyle aşırı  biçimde ilgilenmek ve başkalarının kendileri hakkındaki aşırıya varan kaygılardır;·         İyi bir izlenim bıraktım mı?·         Benden hoşlandılar mı?·         Aptalca bir şey söyler miyim, acaba?·         Kıyafetim iyi mi?·         Ya söyleyecek bir şey bulamazsam?Utangaç insanlar düşüncelerini olumsuz bir şekilde kendilerine çevirdiklerinde ise odaklandıkları şeyler şunlardır;·         Ben görgüsüzün tekiyim·         Aptal ve sorumsuzum·         Berbat görünüyorum Utangaç insanların potansiyel olarak utanacakları durumlardan mümkün olduğunca kaçınarak, kaygılarla başa çıkmaları çok yaygındır. Kaygıya neden olacak durumlardan kaçmayı istemek doğaldır, ama bu tür durumlardan uzak kalmak ve insanlarla bir araya gelmekten kaçınmak insanları yalnızlığa iter ve can sıkıntısı çekmesine sebep olur. Sonunda da ya toplum dışına itilir ya da  sizi kabullenmeye hazır bireyler tarafından yavaş yavaş reddedilmeye başlarsınız. Siz insanlara yaklaşmayı reddederseniz, toplum dışında kalmaya ve onları hep dışardan izlemeye mahkum olursunuz. Belli durumlara karşı duyulan kaygının derecesi insandan insana değişir. Bu duygu bazı insanlarda diğerlerine göre daha fazladır. Cem yeni insanlarla tanıştığında çok büyük bir duygusal bunalım yaşamaktadır. Gerilip terlemeye başlar, kalbi deli gibi atmaktadır ve hemen yüzü kızarır.Oysa Emel, yeni biriyle tanıştığında Cem’e göre daha az rahatsız olmaktadır. O, bir topluluğa hitap etmek zorunda kaldığı zaman   kendisini çok kötü hissetmektedir. Bir an kafası boşalır, çok iyi bildiği bir konuda her şeyi unutur ve bir anda o insanların, görünümünü ve zekasını olumsuz bir şekilde yargıladıklarını düşünmeye başlar.Size hiç de yabancı gelmeyecek bir senaryo canlandırın; hemen herkes öğretmenin yada bir toplantıyı yöneten kişinin gruptaki diğer insanlara dönüp neşe içinde “ evet şimdi birbirimizi tanıyalım, lütfen ayağa kalkın, adınızı söyleyin ve kısaca kendinizden söz edin.”dediğine tanık olmuştur.Hayır! Olamaz böyle bir şey! Utangaç bir insan hemen oradan kaçıp kurtulmak ister. Kalbi deli gibi atmaya başlamıştır. Paniğe kapılır. Bir anda kafasını olumsuz düşünceler istila eder. “ ayağa kalktığımda kesinlikle sonradan çok utanacağım bir şey yapacağım”,  “acaba yine yüzüm kızaracak mı?”, “yine kafamın içi boşalacak”, “kesinlikle ya kekelemeye başlayacağım yada dilim tutulacak” bir anda bunlar onları kontrol altına alır ve duydukları kaygı giderek artar. Sonradan da hem yaptıklarını hem de söylediklerini anımsamakta güçlük çekerler. Utangaç insanların ortak yönleri çoktur:·         Düşük benlik saygısı·         Duygularını başkalarına etkin bir biçimde iletememe·         Dış görünüm yada zeka konusunda kaygı duyma·         Sosyal konularda beceriksizlik·         Kendini iyi ifade edememeBenlik saygınız; sizin kendinize verdiğiniz değerin derecesinin göstergesidir. Benlik saygınızın yerinde olması yaşamınızdaki iniş çıkışlar yada etrafınızda olup bitenler ne olursa olsun, sizin kendinizi sevmenizi sağlar. Yerinde bir benlik saygısı, iyi bir dost; benlik saygısının azalması yada   olmaması ise kötü bir düşmandır. Azalmış benlik saygısını en yaygın belirtileri;·         Eleştirilere karşı aşırı duyarlılık·         Başkalarının sürekli olarak sizi yüreklendirmesine duyulan gereksinim·         Özür dilemede aşırıya kaçma ·         Başkalarını eleştirilerinizde aşırıya kaçma·         Yetersizlik duygusunu kapatmak için aşırıya varan övünme Utangaçlık ve benlik saygısının düşüklüğü hep bir arada bulunur. Benlik saygısının yerinde olmaması daima sizin zararınıza işleyecektir. Kendi hakkınızdaki düşüncelerinizi ve davranışlarınızı değiştirmek için benlik saygınızı geliştirmeniz gerekir.Utangaç insanlarda benlik saygısının düşük olmasının nedenlerinden biri, bu insanların ortak bir eğilimi olan her konuda mükemmel olmanın gerekliliğine duydukları inançtır. Her şeyi “doğru” yaparak yada her şeyin “ doğrusunu” söyleyerek başkalarının kendilerini kabul edeceklerine ve onaylayacaklarına inanırlar. Böyle yanlış bir inanç, insanı sadece mutsuzluğa ve tatminsizliğe iter.Mükemmeli aramak güzel bir şeydir, ama mükemmele ulaşmak mümkün değildir. Her şeyi dört dörtlük yapamayacağınızı kabul edin. Hepimizin güçlü ve zayıf yönleri vardır. Hiç kimsenin kendine olan güveni her zaman ve her yerde tam değildir. Bu normaldir. Mümkün olmayanı başarmaya çalışmak dengenizi bozar ve sizi başarısızlığa iter. Bu durum kendinize olan güveninizi yerle bir eder ve sonunda, hayatta hep kaybedenin siz olduğunuza inanmanıza neden olur.Herkes sizi sevmeyebilir yada her yaptığınızı onaylamayabilir, ne kaybedersiniz? Emin olun sizi seven ve davranışlarınızı onaylayan insanlar da vardır. Bu sizin durumunuzda bir terslik olduğunu göstermez.her zaman herkesi memnun etmeye çalışmak hem gereksiz hem de olanaksızdır. Siz herkesi seviyor yada herkesin her davranışını onaylıyor musunuz?   Elbette hayır! Eğer birisi giysilerinizi, saçınızın şeklini, davranışlarınızı, fikirlerinizi yada düşüncelerinizi onaylamazsa sakın kaygılanmayın. Hepimizin yetenekleri, becerileri birbirinden farklıdır. Kendinizi başkalarının standartlarına göre değerlendirir ve bir başkasına yaşamınızı kontrol altında tutması için izin verirseniz, bir insan olarak kendinize değer vermiyorsunuz demektir. Evet, sanırım utangaçlık konusunda bir fikir edindik. Acaba utangaçlığı yenmek için ne yapılabilir? Buna değinelim.  
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki   Sonraki >

rehberlik iletişim aile stres bebek sınav polis hafıza şizofreni kaygı kpss sigara uyuşturucu alkol gençlik özgüven çocuk polislik alkolizm sbs rehberlik 2008 sbs rehberlık polis koleji 2009 öss 2009 kpss çocuğun beslenmesi kpss oturumları polis meslek yüksek okulları pmyo 2010 8 sınıf sbs soruları sbs soru dağılımı 2008 kpss sayısal veriler 2010 7 sınıf sbs soruları çocuk gelişimi askeri liseler sınavı kpss test kapsamları rehberlik etkinlikleri 2010 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri pdr servisi 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 polis koleji başvuru klavuzu ay ay bebek gelişimi ay ay bebek beslenmesi rehber öğretmen pdr ilkeleri 2011 okul diploma harç bedeli okul pdr okul pdr servis formları mesleki rehberlik nedir mesleki rehberlik rehberlik kazanımları 2009 askeri liselere başvurma süresi 2010 sbs tarihleri belli oldu kişisel rehberlik nedir eğitsel rehberlik nedir 6 7 8 sınıf rehberlik planları pdr servisinde bulunması gereken dosyalar psikolojik danışmanlık ve rehberlik 6 ve 7 sınıf sayısal bilgileri 6 sınıf matematik 2010 8 sınıf sbs sonuçları 2010 temmuz memur maaşları zam oranları 2010 pmyo soruları ve cevapları 2010 lys tercih kılavuzu 2010 ygs lys tercih robotu 2009 öss puanların 2010 karşılıkları 2010 lys taban puanlar sbs tercih sonuçları oyp ye göre ilk yerleştirme sonuçları 2011 uzman jandarma okulu giriş sınavı janu 2010 sbs tercih kılavuzu 2010 polis koleji sınav detaylar 2010 als soru ve cevapları 6 sınıf sbs sonuçları 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 lys sonuçları 6 sınıf seviye belirleme sınavı sbs 2010 soru ve cevaplar 2010 lys 2010 lys soruları ygs lys bölüm alan tablosu ösym 2010 tercih robotu ve kıyaslamaları 2011 jandarma astsubay temel kursu giriş sınavı pdr nedir saç dökülmesi sbs istatistik 7 sınıf konu analizi 3 4 yaş çocuk için örnek menü 5 yaş çocuk için örnek menü sbs konu analizi 2008 6 sınıf sbs soruları 2008 sbs soruları 7 sınıf sbs soruları 2009 sbs başvuru tarihi 2008 askeri liselere sınavı soru ve cevaplar 2009 2010 sınıf rehberlik planları 9 10 11 sınıf rehberlik etkinlikleri 2010 sbs başvuru bilgileri 2009 sbs askeri liseler als başvuru klavuzu etkili ders çalışma yöntemleri ders çalışma 2009 öss duyuru 2008 askeri liseler 2008 7 sınıf sbs soruları polis akademisi polis akademisi eğitim şekli ve süresi 2009 öss tarihi gençliği yetiştirmek toplumsal mesele okul fobisini yenmenin yollarıokul fobisini yenmenin yolları güncel eğitim haberleri çocuklar için yararlı ve zararlı oyunlar kpss tercihleri tarsus ram 2009 askeri liselere başvuru basamakları polis meslek yüksek okulları pmyo iletişim bilgileri psikolojik danışman 2009 sbs tarihleri belli oldu 2009 sbs başvuru tarihleri sınav kaygısı sbs kaygısı ve baş etme yolları 2009 8 sınıf sbs soru ve cevapları 6 sınıf sbs puan hesaplaması 7 sınıf sbs puan hesaplama 2009 polis koleji başvuru klavuzu 2009 öss soru ve cevapları 2009 askeri lise başvuruları 2009 sbs başvuru bilgileri askeri liseler sınavı als 2008 2009 kpss kpss 2008/4 tercih kılavuzu makale 2009 polis koleji 2009 öss deki düzenlemeler 2009 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri başvuru klavuzu 2009 pmyo polis meslek yüksekokulu

Powered by RafCloud 2.0.2
Web Stats fiber optik kablo