Hızlı Okuma Teknikleri
Hızlı Okuma Teknikleri (3)
| Hızlı Okuma Teknikleri (3) |
|
|
|
| Yazar Rehberlik | |
|
Hızlı Okuma Teknikleri (3)
B. Okuma Hızlandırıcıları Buraya kadar, hızlanmamızı engelleyen temel nedenleri anladığımızı varsayıyoruz. Şimdi sıra hızımızı arttırmaya gelmiştir. Eğer beynimizde engeller olmasaydı çabuklaşmanın arttırılmasının üç yolu olurdu: Bunlardan ilki frenleri kaldırarak ritmi arttırmaktır. Yukarıda bunlar anlatılmıştır. İkincisi metinleri bloklar halinde okumaktır. Üçüncüsü de metinlerin gereksiz kısımlarını geçerek seçmeli okumadır. Şimdi bu son iki husus üzerinde duracağız. 1. Blok Okuma Blok Okuma basitçe, kelimeleri toplu halde görebilme yeteneğidir. Türk milli eğitim sisteminden geçmiş olup 1997 yılı itibarîyle 30 yaşın üzerinde olanlar önce harfleri, sonra kelimeleri okumayı öğrendiler. Bugün ilköğretimde önce cümleler hazırlanmakta, bunlar kelimelere bölünmekte ve fişler son olarak hecelerine ayrılmaktadır. Ülkemizde artık bütünden parçaya öğretim sistemi benimsense de yine de konunun ruhu tam olarak yerleştirilemediği için heceleyerek okumaya başladık ve eğer özel bir eğitim almamışsak halen tek kelime büyüklüğünü geçen blokları okuyamamaktayız. Blok okuyabilme tek göz odaklanmasında aynı anda birden fazla kelimeyi okuyabilme yeteneğidir. Bu bölümde önce blok okumamızı engelleyen sorunlarımızı çözmemiz, ardından basamak basamak okuma bloklarımızın alanını büyültmemiz amaçlanmıştır. Blok okuma bölümü, Blok Faktörleri, Yatay Bloklar, Dikey Bloklar ve Seçerek Okuma olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Seçerek okuma başlı başına bir blok okuma türü değildir. Ancak bazı satırların hatta paragralırın okunmadan atlanması anlamına geldiği için blok okuma olarak yorumlanmıştır. Ayrıca seçerek okuma, okumayı genel olarak hızlandıran bir faktördür ve bu yüzden hızlandırıcılar başlığı altında yer almıştır. Bu bölümler altında işlenecek olan alt başlıkları aşağıda veriyoruz: Blok Faktörleri: • a) AGA Genişliği b) Merkezi Odak c) Sıçrama Mesafesi Yatay Bloklar • 2-3-4 Kelimelik Yatay Bloklar Dar ve Geniş Rakam Blokları Sütun ve “Y” Okuma Blokları Dikey Bloklar • 2-3 Kelimelik Dikey Bloklar Dar ve Geniş Dikey Bloklar Seçerek Okuma • Seçerek okuma Türleri Seçerek Okuma Biçimleri: Sütun, Sicim, paragraf, Kelebek
A. Blok Faktörleri a) AGA Genişliği Tanım: Blok okumaya en fazla etki eden faktörlerin başında Aktif Görüş Alanımızın genişlik düzeyi gelir. Bazılarının AGAları dardır veya mevcut potansiyellerini kullanamamaktadırlar. Eğer bir kişinin AGAsı dar ise o alana sığmayan kelimeleri tek odakta okuyabilmesi mümkün değildir. örneğin herkes “dünya” kelimesini tek odakta okuyabilirken çok az kişi “Çekoslavaklalılaştırabildiklerimiz” kelimesini tek odakta okuyabilir. Yine herkes “actgk” sembollerini blok halinde tek odakta okuyabilse de “acgfrmdnalmhscbenmhop” sembollerini tek odakta okuyabilen muhtemelen sadece bir kaç kişi bulunabilecektir. Asgari 5 harfin tek odakta herkes tarafından görülebildiği tespit edilmiştir. Bunun üzerine çıkmak, okuyucunun kişisel gayretlerini gerektirir. Bu konuda ileri sürülen ölçülerin hiç biri ise tam olarak gerçeği yansıtabilmekten uzaktır. Çünkü insanların yetenek gelişim düzeyleri arasında çok büyük mesafeler bulunmaktadır. Ancak yine de biz, genellikle elde edilen sonuçlardan hareketle bir orta yolu izleyeceğiz. Nedenleri: Giriş bölümünde AGAnın gözümüzün tek odaklanmasında beynimizin kesin olarak gördüğü ve tanımlayabildiği alan olduğunu belirtmiştik. Amacımız bu alanı yatay ve dikey eksende genişletmek, tek odakta kesin olarak görebildiğimiz alanı geliştirmektir. Çünkü daha geniş AGA demek daha kapsamlı blok okuyabilme yeteneği demektir. Aktif görüş alanının sınırlı olmasının nedeni temelde zihinseldir. Esasen göz 150 derecelik bir açıyla yatay-dikey boyutlarıyla kocaman bir dünyayı görmektedir. Bu arada her iki gözün birlikte gördüğü alan da yeterince geniştir. Göz tüm bu alanların resimlerini sağlığının imkan tanığı netlikte çeker; elektriğe yükler ve beyne gönderir. Tembelliğe alışmış beyinler bu resimleri tam olarak analiz edecek etkinlikte çalışmazlar. Daha da önemlisi biz önce küçük kelimeleri tek tek okumak suretiyle okuma yapmayı öğrendik. Kimse beynimize Mahkemede hakim kürsüsünün arkasında “Adalet mülkün temelidir” cümlesinin bir göz atışta okunabileceğini söylemedi. Biz ille de sadece kelimenin kendisine odaklanmak istiyoruz. 1. Dairesel AGA Gelişim Sistemini Kullanın Yukarıdaki dairelerde yer alan sembolleri en iç daireden başlayarak, merkezdeki odağınızı değiştirmeden her defasında dışarıya bir katman genişleyerek okuyunuz. Tam olarak göremediğiniz daireye açıldığınızda orada uzun süre durun. Gözleriniz sabit bakmaya devam ederken beyninizin gördüklerinizi tanımasını bekleyin. Buraya ilgili daireyi yerleştirmedik. 2.Parmaklarınızla Egzersiz Yapın İki elinizin başparmağını gözlerinize 20 cm mesafede tırnaklarınızın dış yüzeyi gözlerinize dönük olacak şekilde bitişik tutun. İki parmağınızın her iki tırnağını tek odakta görmeye devam ederken parmaklarınızı yavaşça uzaklaştırır. Görüntü netliğinin kaybolmaya başladığı sınırda durarak beyninize “her iki parmağı net görmesi” talimatını verin ve bekleyin. 3. Çevresel Görüşünüzü Geliştirin Her fırsatta uygulayabileceğiniz genel bir çalışmadan söz edeceğiz. Dimdik önünüze bakıyorsunuz. Önünüzdeki alan bir park, bir resim, bir dağ vs olabilir. Gözlerinizin odağını değiştirmeden bakışınızın odağının dışındaki alanlarda var olan nesnelerin de beyniniz tarafından güçlü şekilde algılanması için zihninize gerekli talimatı verin ve bekleyin. Çevresel görüşü (peripheral vision) geliştirmenin en önemli katkısı beynimizin kavrama keskinliğini ve kontrol edebildiği alanı ve dolaysıyla zekayı arttırabilmesidir. Mantık olarak bu çalışma yukarıdaki birinci egzersize benzemektedir. Bu çalışmanın en önemli katkısı beynimizin kavrama keskinliğini ve kontrol edebildiği alanı dolaysıyla da zekayı arttırabilmesidir. 4. Yatay AGA Gelişim Sistemini Kullanın Size verilen okuma penceresinin pencere kısmından bakarak arka sayfadaki satırları küçükten büyüğe doğru okuyun. Tek odakla bakarak okuyabildiğiniz en üst düzeyin tespit edilmesinde seminer sunucusu size yardımcı olacaktır. Bu düzeyden yukarıya çıkmak için çalışacaksınız. Bunun için genişlik düzeyini arttırmanız ve bir üst düzeyde sabit bakışla belli bir süre beklemeniz gerekir. Gözleriniz daha geniş alanları görebilecek bir bakış açısı bulacak ve beyniniz daha geniş alanı tanımayı öğrenecektir. Harf Sayısı Anlamsız Sembol Bloklarıyla Anlamlı Sembol Bloklarıyla 35 kahlmphngfuzirenmahbmhnagudars bir gün mutlaka bizde bunu anlarız
niçin dünyayı hor görüyoruz biz
bunu kere pare selvi
kara kuru sara al
bana büyük şaka
aman verme ona
han size küstü
kim bize koşu
yol yürü gel
sen gül ol
gel al ol
serin al
sert ak
karasu
Yokol
b) Merkezi Odak Tanımı: Odak noktası belli bir alana bakarken gözbebeği ile 90 derecelik açı yapan noktadır. Tam odaklandığımız alan dim dik baktığımız alandır. Odaklandığımız nokta dim dik baktığımız noktadır; bu noktadan uzaklaştıkça görme keskinliğimiz azalmayabaşlar. Bizim görme kapasitemizi ilgilendiren en önemli faktör bu alanın sağında ve solunda bulunan bölümdür. Haysi -ye- timiz Gördüğünüz örnekte “ye” sesine odaklandığınızda sol ve sağ başta mevcut olan hecelere dengeli görülme keskinliği şansı verdiğini görürsünüz. Oysa odağınızı sol veya sağ başa yaptığınızda görme alanınızın yarısı okuduğunuz metne doğrudan uyarlanmamış olacaktır. Bu da okuma verimimizin yarısının çöpe atılması demektir. Nedeni: Bildiğiniz gibi Türkçede kelimelerin kökleri en soldadır. Dilimiz eklemli bir dil olduğundan kelimeler tek başlarına değişmez bir kalıp oluşturmazlar, soldan sağa doğru anlamlandırılan kelimelere sahibiz. Bu özelliğin yanı sıra okumayı öğrenme biçimimiz de sorunlu olmuştur. İlkokulda kesilen fişlere bakarak öğrenirken ilk hecelerden başlayarak okumuştuk; yani hecelemiştik. Alışkanlık haline gelen bu okuma biçimimizi değiştirmek ve kelimelere ortadan bakmak gerektiği bize öğretilmediğinde eski alışkanlıklarımızı devam ettirmemiz doğaldır. Açıkçası dilimizin özelliğine paralel olarak bu alışkanlığı okumayı öğrenirken edindik. Çözümü: 1.Baştan Odaklanmayı Esnetin Önce soldan odaklanma alışkanlığımızı esneteceğiz ve tam tersini uygulayacağız. Aşağıda geçen kelimeleri sağdan odaklanarak okuyun. (A) ve (B) şıklarında sizlere yardımcı olunmaktadır. • A) Yasama meclislerinin etkileşimde bulundukları diğer iç faktör gurubu yasama meclislerinin idari örgütüyle ilgilidir. İdari örgüt ilk meclis örneklerinde neredeyse tamamen önemsizken, bir başka tabirle ilk meclis örneklerinde araştırmaların dikkatle B) yapılması, yazışmaların takibi gibi hemen hemen bütün işler üyelerin kendileri tarafından yapılırken, meclislerin gündemlerinin günümüzün modern sistemlerinde son derece karmaşık hale gelmesi nedeniyle işlerin çoğu destek personeli tarafından yapılmaya başlanmıştır. C) Ziyaretçilerin karşılanması, zaman planlaması yapılarak üyelerle görüştürülmeleri, telefon ve diğer haberleşme hizmetlerinin sağlanması, yazışmaların alınan kararlar çerçevesinde gerçekleştirilmesi, üyelere bilgi ve kaynak hizmetleri sunulması, bir başka ifadeyle işlerin “karar ve tercih” dışında kalan bütün aşamalarının gerçekleştirilmesi ve bu yolla üyelerin “iş başına harcayacağı zamanın” en aza indirilmesi görevi destek örgütlerine verilmiştir. 2. Ortadan Odaklanmayı Geliştirin Baştan okuma alışkanlığınızı esnettiniz. Şimdi aşağıdaki kelimeleri her birine ortadan odaklanarak okuyunuz. Bosnada yaşananlar bulunduğumuz vahşetlerinden
parçalamakla yetinmeyerek müdahale mücadelesi Müslüman Boşnakların açılabilecek kapatılmıştır. Avrupa oyalama taktikleriyle görmezlikten Beyannamesine korunmasına mücadeleleri Komisyonu milletimizin kamuoyundan milletlerarası karşılığında Zulmedenlerin hatırlanacak aşağılanacaklar ibretliktirler güngörmüşlerin uyuyamıyorlarsa saadetler kahramanlarındır 3.Blok Bütünlükleri Kavrayın Resimleri, tabela yazılarını veya eşyaları bir bütün olarak ve tek odakta görüp tam olarak kavramaya çalışın. Gözlerinizi resimlere, ekranlara, tabelalara sabitleyerek bakabilirsiniz. Gözlerinizin sıçramamasına, ancak çevresel alanın mümkün oldukça geniş şekilde görülmesine dikkat ediniz. c) Sıçrama Mesafesi Tanım: Gözlerimiz okuduğumuz metinde kelimelerin uzunluğuna ve okuyabildiğimiz blokların büyüklüğüne göre sıçramak durumundadır. Bildiğiniz gibi gözlerimiz kelimeler üzerinden tek tek sıçrama yaparak okuyabilmekte ve görme odaklanma anında gerçekleşebilmektedir. Sıçrama mesafesinin dar olması blok okumanın gerektirdiği geniş mesafeyi imkansız hale getirir. Şu halde gözlerin kontrollü olarak belli bir mesafede kolaylıkla sıçratılabilmesi ve bu sıçramanın alışkanlık haline gelebilmesi blok okuma yeteneğimizin önündeki son engelin de kalkması anlamına gelir. Nedeni: Sıçrama mesafemizin dar olmasının nedeni onu dar kullanıyor olmamızdır. Özel eğitim almamış veya özel olarak çalışma yapmamış kişilerin gözlerinin sıçrama mesafesi dardır. Bir diğer değişle genellikle iki göz odağı arasındaki mesafe ancak bir kelimenin sığabileceği büyüklüktedir. Eğer heceleyerek okuyorsanız gözlerinizi hece mesafesinde sıçratırsınız. Eğer kelime kelime okuyorsanız gözleriniz kelime mesafesinde sıçrar. İşte, şimdiye kadar kelime kelime okumuşsanız gözlerinizin bu mesafede sıçrama yapmaya alışkın olduğunu söyleyebiliriz. Bu alışkanlığı esnetmemiz ve daha geniş sıçramalar yapabilecek hale gelmemiz gerekiyor. Çözümü: 1. Sıçrama Mesafenizi Büyütün Aşağıdaki örneklerde gözlerinizin en sol ve en sağ noktalarda bulunan kelimeleri okuması istenmektedir. Aralarda yer alan kelimelere veya boş bırakılan alana odak yapmanız kesinlikle yasaktır. Bunu başarıncaya kadar seminer yönetmeninizin veya bir arkadaşınızın gözlerinizi kontrol etmesini sağlamalısınız. a) Yasama meclislerinin temel görevi kanun yapmak, temsilcisi oldukları toplum adına toplumsal mekanizmaları toplumun ihtiyacı ve talebi paralelinde oluşturmak olarak tanımlanabilir. Bu çerçevede meclisler bir taraftan dış faktörlerle diğer taraftan da iç faktörlerle iletişim içerisinde olacaktır. Dış faktörler kapsamında hükümet, devletin diğer kurumları, diğer devletler, devlet içindeki sivil toplum örgütleri, basın ve bireysel olarak vatandaş düşünülebilir. İletişimin ve demokratik katılım anlayışının gelişimi paralelinde yasama meclisleriyle iletişim halinde olan dış birimler hem sayısal olarak hem de etkinlik düzeyi bakımından gittikçe büyümektedir. b) Yasama meclisleri işlevlerini yerine getirirken temelde iki tip faktör gurubunun etkisi altında kalırlar. Bunlardan birisi yasama usulüyle ilgilidir. Meclis üyelerinin birbirlerine göre konumlarının ne olacağı, nasıl bir ilişkilenme biçimlerine sahip olacakları, görev bölümü ve dağılımını hangi kurallara bağlı olarak gerçekleştirecekleri, işleri hangi işlem akışından hangi yollarla geçirecekleri, hangi işleri gerçekleştirmekle yükümlü oldukları gibi hususlar yasama usulü kavramı çerçevesindedir. Prosedür veya usul hem meclis tarafından hem de meclisle ilişkili dış guruplar tarafından kabul görmüş meşruluk aracıdırlar. Yazılı veya sözlü hükümlerden oluşan usul, çatışma ve karmaşanın engellenmesini sağlamanın ötesinde yasama meclislerinin çıktılarını üretebilmeleri bakımından oluşturulmak zorundadır. c) DARACIK MENZİLİMDE BİR AĞACIM VARDI Daracık bir menzil burası, bir avuç kadar dar Ağaç ol, konuşurum, duy beni yeter Ayrı dünyamızda olsun, duyarım seni Yürek o lsun sende, sevgi olsun Olsun, yeşillik yeşersin yerinde Sen şen ol ağacım, tüm dünya kadar
El pençeyim, mahzunum bugün Bekleşen ruhlarımızda dolaşan asırların rüzgarında Dans ederken engin eğlencelerinde sen Mahsunum, dostsuzum, yalnızım Evladım bile unuttu beni, dağlarım unuttu Kokularını paylaştığım çiçekler şimdi Ve varlığımı paylaştığım fani “sevdiğim” Şimdi senin göğsünde şenliği hayatın Bağrındaki kuşlardan biri de ben değilim
Benim selvimi özlüyorum şimdi Başımı okşayan bir şefkat eli vardı Dünyayı görürken gözlerim Göğsünün sıcaklığında kaybettiğim Şimdi başım senin kollarında selvim Senin dallarında ellerim
Saçlar yemyeşil de olurmuş Çiçeğe dönermiş dudaklar Emanet bedenimi özlüyorum şimdi Bahçendeki çiçeklerde kendimi arıyorum Yaprak yaprak inleyişlerini duyuyorum Bir zikir günü ki bugün gecemi kaplar Fani ağacım başucumda, sevdiğim ağacım Bugünkü günüm bir gün senin de gecene dolar Sendeki emaneti de teslim alır toprağın
Bir gün seninle de kavuşacağız Kana yaprak kemiğe odun Bedenimiz eriyip gitmiş olacak İkimizin ağacı doğacak yeniden Çürümezse benim bir mezar başlığım Senden bir kaç odun parçası Ve benden bir kaç kemik kalacak Ve eğer senin de bir ruhun olursa Bahçemiz ikimizin olacak
Şimdi Bakiyi özlüyoruz birlikte Fenadan bekaya seyahatin hayalleri Bu bir avuç, bu daracık menzilde Tek tesellimiz bizim şimdi Muhammed Bozdağ
Aşağıdaki metinlerde altı çizili kelimelerle 1, 2 ve 3 kelime sıçrama yaparak okuyacaksınız. Sadece Altı çizili kelimeleri okuyunuz. a) İki kelime mesafesi: HAYATIN İSRAFI TEMBELLİK • Tembelliğin ne olduğunu ve insanların başına nasıl çoraplar ördüğünü düşündünüz mü? Bu soru çok mu çocukça? Hemen herkes tembelliğin kötü olduğunu bilir ve kimse tembel olmayı kabullenmek istemez. Ama acaba kaç kişi gerçekten tembel olup olmadığını araştırmıştır? Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yaşanır. İnsanların büyük bir kısmı zihinlerini, önemli bir kısmı bedenlerini ve yine çok önemli bir kısmı hem bedenlerini hem de zihinlerini çalıştırmazlar. Dinlenmek kastıyla uzun uzun oturmak, televizyon seyretmek, müzik dinlemek, dedikodu yapmak kontrolsüz hayal kurmak gibi işlerle meşgul olan insan bunları yaptığı anda tembellik tuzağına düşmüştür. Oysa hayat duraksamadan devam eden “hareketlilik ve aktiflik” prensibi üzerine kuruludur. Atomlardan galaksilere kadar; mikroplardan balinalara kadar fıtrata itaat eden bütün mahlukat amansız bir hareketlilik furyasında çırpınır. b) Üç kelime mesafesi: Bakınız tembel ve durağan insanların başlarına neler açılıyor: Bedensel tembellik içerisinde olan insanın vücudunda toksik birikimler oluşur. Koşuşturmayan insanın vücudundan zehirli maddeler atılamaz. Dokular yağ bağlamaya ve kilitlenmeye başlar. Hücrelere oksijen ve besin dağılımı iyi yapılamayınca vücut hızla yaşlanmaya başlar. Bunu fiziki güç kaybı, kas zayıflığı, yorgunluk takip eder. Bedensel tembelliğin derecesine göre kireçlenme, zaman içerisinde felç ve daha bir yığın hastalık bedene hücum eder. Zihinsel tembellik aktif düşünmeme, zihni kontrolsüz olarak harici ve dahili telkinlerin tesirine bırakma durumudur. Zihinsel tembelliğe alışan kişi beyninin sinirsel bağlantılarını aktif bir şekilde kullanmadığı için zeka gerilemeye başlar, hafıza gittikçe zayıflar, hatırlama yavaşlar; tabii ki bütün bunları genel aktivasyonun yokluğu takip eder. Zihinsel tembelliğin prensip olarak yaşlılıkla fazla ilgisi yoktur. Aktif insanlar hayranlık verici başarılar arasında uçuşurlar. Neden bazı insanlar çok ağır fiziksel şartlara ve zihinsel faaliyetlere tahammül ederler de bazıları hemen tükeniverirler? İnsanlar her faaliyetin kapasiteyi arttırdığını göz ardı ediyorlar. Bedenin bir kapasitesi vardır şüphesiz ve çalışan insan bu sınıra hızla ulaşır. Ancak beynin kapasitesinin sınırı kolay kolay ulaşılamayacak kadar geniştir. c) Dört kelime mesafesi : Yaratıcının hikmetine bakınız ki insan kalbini yorulmayan (laktik asit üretmeyen) kaslardan yaratmıştır. İnsanın yorulmayan bir diğer uzvu da beynidir. Yeterli oksijen ve protein enzimleri sağlandığı sürece beyin hiç durmadan sürekli çalışır. Bazıları beynin dinlenmesi için bütün işleri bırakıp dinlenmeyi-yani tembelliği tavsiye ederler. Halbuki böyle yapmak tam tersine beyni tembelleştirir. Bizim zihin yorgunluğu dediğimiz şey beyni çalıştırırken fiziksel şartları ihmal etmemizden ya da psikolojik gerginliğin fizyolojiyi etkilemesinden doğan “durumdan” başka bir şey değildir. Uyku anında dinlendiğini sandığımız beynin uyanıkken ki halden daha yoğun çalıştığını belirleyen bilim de bu gerçeği vurgular. Abdülkadir Geylaninin(ks) çalışmamanın sonucunu görerek “Canınız sıkıldığı zaman çalışınız.” Dediğini bilirsiniz. Peygamberimiz(asm) hiç bir şey yapmadan oturan bir zatın yanından geçerken selam vermiyor. Ancak geriye dönüşünde aynı kişiyi bir çalı parçasıyla meşgul halde gördüğünde bu defa selam veriyor. Lüzumsuz dahi olsa insanların hem bedenen hem de zihnen sürekli çalışmaları gerekir. Kaldı ki “Lüzumlu işler çoktur.” Ne çok zamanımız boşa akıp gidiyor! Ne çok müsrifiz! Bazılarına terakki yeri olan dünyada bize de terakki kapıları açıktır. Biz ise başkalarını suçlayarak kendimizi temize çıkarıyoruz. Muhammed Bozdağ B.Yatay Bloklar Blok okumaya ilk adımı ikili kelime bloklarıyla atıyoruz. Sonra blok büyüklüğünü üç ve dört kelimeye çıkaracağız. Nihayet sütun bloklar üzerinde çalışacağız. Bu arada bloklarımızın rakamlardan oluşmasını da sağlayacağız. Zihnimiz kelimeler kadar, rakamları da bloklar halinde okumayı öğrenecek. 1. İkili Kelime Gurupları a) Aşağıdaki İngilizce ve Türkçe dilde yazılmış blokları, yukarıdan aşağıya ve sütunlar arasında soldan sağa okuyunuz. Her “iki kelime”nin tek odakta okunması önemlidir. Gözlerinizin sıçramasının uzman tarafından kontrol edilmesi için kendisine yardımcı olunuz. Önce yavaşça başlayacağınız okuma, metronomun kullanılmasıyla hızlandırılacaktır. İlk okumalarınızda size verilen görme penceresi kartını kullanarak, blokları pencere bölümünden görünüz ve okuyunuz. Kelimelerin ortasında gördüğünüz nokta gözlerinizin odaklanacağı orta nokta hizasını göstermektedir. Bu noktayı dikkate alarak kelimelere tam ortadan ve duruma göre bir kaç mm aşağıdan bakıyorsunuz. help him yardım et
hızlı oku
sarı saz
yeşil ördek
mavi burun
tatlı duman
dil kayışı
balık balı
gözlük teli
telli deli
ördek elli
kilim eti
paşa yaşar
hızlı gül
çiçek yeme
GÖRME NASIL GERÇEKLEŞİR? Görme aşaması okuma sürecinin ilk adımıdır
meydana gelebilecek en küçük bir
okuma süreçlerini olumsuz etkileyecektir
biz düzeltme çalışmalarımızı her
adımı düzelterek yürüteceğiz
nasıl gerçekleşir Önünüzdeki sayfaya
yatay ve dikey boyutu olan bir
Gözler bu alanın fotoğrafını çekmektedir
görme işleminde görev alan
civarında görme hücresi vardır
mitokontrilerinde glikoz kullanılarak sürekli
üretilir Baktığımız alana gelen
cisim özelliklerinden etkilenerek yansır
yani fotonlar gözlerimize ulaşır
gelen ışıkları toplar ve görme
Görme hücreleri ürettikleri elektrik
gelen foton enerjisini elektriğe
kodlanan mesaj çok yoğun ve
sahip olan sinir ağlarıyla
Bu ana kadar gerçekleşen işler
oluşturur Muhammed Bozdağ
Bu çalışmada üç kelimenin aynı anda, tek göz odaklaşmasıyla görülmesi hedeflenmektedir. Aktif görüş alanınız 3 kelimeden oluşan alanı görmeye yetmiyorsa AGA geliştirme çalışmalarına gerektiği kadar devam ediniz. Metronom ile hızlanacaksınız. İlk sıralarda görme pencerenizi kullanarak okuduğunuz bloklara pencereden bakınız. tut şunun ucunu lets make comment
evaluate on them
my friend coming
death and birth
some good news
I strive to love
try reading fast
learn a foreign
speaking some fun
they went smiling
my eyes are köz
circle your tongue
thats just a joke
eat ate eaten
grand and grand
stop then start
doyou know who
neither you norme
Horozun çifte kırması var Dünya böyle hızlı akar gözüm havada uçtu gitti Bilmem sana nasıl desem Nasılsa sana öyledir bana Kararmış kara kuru yemiş Elma ye de armut yeme Oku oku adam oluverme Vefa bana cefa sanadır Zalimin zulmü mazlumun ahı Çal çoban oynasın koyun Vur değnek patlasın davul Şimşek şimsek kara simşek Yolum düştü dara şimşek Arabacı çal piyanoyu çal Gönlüm düştü toprak oldu Beyaz suratlı süratli okumalı Yaşasın bizim Yaşar Yaştoprak düm teke dümdüm tektek Gıdak gıdak miyavv möö O namai wanan diska Ma ismuke ya ahi akka kakka kum kakka Miyav mayiv mavay yav Gıdak gıdak gıt gıdak Ist. Ank. Trb. Ant. 4.Tek Rakamlı Dar Sütunlar Aşağıdaki rakamları orta noktaya odaklaşarak hızla okuyunuz. Tüm okumalarınızda seslendirmeye karşı dudaklarınız kapalıdır. Alışkın olanlar şiddetli bir seslendirme direnciyle karşılaşacaklardır. Rakamlar rakam bütünlüğü içinde okunacaktır. Yani “568-beş yüz altmış sekiz” gibi. 5 6 8 4 2 0 2 4 6 1 4 3 1 4 5 5 2 0 2 1 7 6 4 8 7 8 2 2 4 7 2 0 7 5 6 8 5 1 6 7 5 0 6 7 9 8 5 7 6 2 4 4 8 7 9 5 2 4 1 6 8 5 7 1 6 5 8 2 7 7 9 7 3 2 5 2 3 9 9 7 3 4 1 0 9 7 8 7 9 6 5 8 7 8 5 0 8 5 1 9 7 8 5. Dar ve Geni? Sütunlu Rakamlar Aşağıda üçer rakamlık ikili dar sütunlardan oluşan soldaki rakam guruplarını her birine tek odaklaşma ile rakam bütünlüğünde okumaya çalışacağız. Ardından sağ taraftaki üç sütundan oluşan tek rakamlık blokları tek odakta okuma çalışması yapacağız. Uzmanınızın ritimlerini ve önerilerini takip ediniz. Üç rakamlık dar sütunlar Tek rakamlık geniş sütunlar 546 488 5 6 8 622 966 2 4 6 416 354 1 4 5 423 472 2 1 7 971 725 7 8 2 424 476 2 0 7 158 767 5 1 6 647 299 6 7 9 469 641 6 2 4 396 123 9 5 2 481 375 8 5 7 683 876 8 2 7 332 455 3 2 5 991 734 9 7 3 593 782 9 7 8 953 373 5 8 7 626 62 2 1 4 848 615 8 5 1 739 666 3 7 6
1. İkili Kelime Gurupları Aşağıdaki iki satırlı kelime gurupları okunacaktır. Gözlerin alt ve üst satırlara sıçramamasına ve metin guruplarının tek odaklaşmalarla görülmesine dikkat ediniz. Amacımız dikey boyutlarıyla AGAmızı aktif kullanabilmektir. insanoğlu sanoğlu Gözlerim ağaç oldu dilimde diken bitti Dudağında uçuk var Komşu komşu huu huu Sevgilerim ufuklarda Geçmişimiz hayallerde Kuyruklu yılanın yalanı Kabuklar ve kalıplar Aşacağız dağları Yolları keseceğiz İçimde bir yaradır Dilimde sakız oldu Tüy bitti avucunda Nane şekeri yiyelim mi Anneciğim gelelim mi Gül kokar kül kokmaz Kuş konar kuşkonmaz Yaralı ceylan mısın Yüreğinde kandı yandı yüreğim Onu çok seviyordum Garibim ah garibim Nerelerden nereye Derelerden aşta gel Köyü bir dolaş ta gel Tac ol bize başka gel Seke seke koş ta gel Ferhat gibi dağı del Yılmadan koş sakın bıkma Gülü var da ya iğnesi Arı da bir gül de bir Dikensiz taş olmaz olsun Elimde küçük bir tünel Zigana dağı eteklerinde Dağın etekleri tutuştu Alevleri Yükseliyor 222333 666555 888777 444111 999333 000222 550440 330220 aaabbb yyylll kkkuuu zzzuuu dddaaa dddııı kkkeee dddiii 2. Üçlü Kelime Gurupları Aşağıdaki üçlü kelime guruplarını ortadaki kelimeye bakarak görmeye çalışacağız. Dikkat edelim: Tek odak. Odak merkezi ortadaki kelime. Ritmimiz metronoma bağlı. Eğer ortadaki kelimeyi görürken alttaki veya üstteki kelimeyi kaybediyorsanız AGAnızın dikey yönde geliştirilmesine yardımcı olan çalışmaları ısrarla sürdürün. Bu arada buradaki çalışmanın kendisi de AGAnızı geliştirmeye yardımcı olacak yapıdadır. Kor Koruk Kır Pir Pırasa Para Kir Kiraz Kin Uçuk Öpücük Öcü Misal Meselemesel Masal Keser Kasabalılık Kasap Horoz Hızarcıbaşı Hızar Oku Kokuculuk Kaka Bak Bakkalcılar Balcı Narin Neresidir Nar Yaş Yaşayamaz Yaşıt Otla Otlangaç Otluk Çek Çiçekçikız Çocuk Mal Malikane Melek Efe Efendioğulları Evli Salih Salahat Salı Çavuş Çavuşoğulları Çavuşlu Bıçakçılık Kaçakçılıkçılık Ocakçılık Musul Mesaillerimiz Mesel Kabare Kibariyecilikler Kepenk 3. Rakam Gurupları Aşağıda iki ve üç satırda ikişer ve üçer rakamlık bloklarla karşılaşıyorsunuz. Blok okumaya devam edin. Her bir hücreyi üzerinde sıçrama yapmadan okumanız son derece önemlidir. Çalıştıkça istenen biçimde okuyabildiğinizi göreceksiniz. a)İkişer Rakam İki Satır 52 32 10 62 63 32 51 32 14 62 32 37 98 32 75 52 20 98 75 21 65 19 82 31 98 32 65 98 15 51 49 94 b)Üçer Rakam İki Satır 452 786 566 522 552 326 398 837 525 326 105 625 635 322 511 323 145 624 632 327 298 352 758 525 206 989 756 214 655 196 282 301 c) Üçer Rakam Üç Satır 998 542 215 881 542 644 624 456 328 645 354 958 858 650 245 953 654 542 993 211 450 440 325 524 957 655 245 826 247 887 566 320 689 129 038 548 2. Seçerek Okuma Seçerek veya ayıklamalı okuma dediğimiz okuma türünde tam metin okuması gerçekleştirmiyoruz. Metinlerin temel fikirlerinin veya ana bilgilerin odaklandığı kelimeleri veya paragrafları seçiyoruz. Bu tür okumada hızımızın 6 bin kelime/dakikaya çıkması mümkündür ama kavrama düzeyimizin ciddi şekilde düşmesi de kaçınılmazdır. Seçerek yapacağımız okumalarda genellikle belli bir soruna cevap arıyoruzdur. Özellikle bilimsel çalışmalarda belli bir sorunun cevabını ararken tüm metin işimize yaramayabilir. Aradığımız bilgiyi bulmak ve o bilgi üzerinde odaklanmak durumundayızdır. Tanıma ve Kavrama çerçevelerinde verilecek olan egzersizler aradığımız bilgiye metin üzerinde çabucak ulaşma yeteneğini bize kazandıracaktır. Unutmamamız gereken bir gerçek var. Eğer okuduğumuz metin çok yoğun bilgi ve düşünce içeriği taşıyorsa seçerek okuma imkanı azalır. Metnin bilgi değeri ve yoğunluğu azaldıkça seçme yapma kapsamı genişleyecektir. Bu arada tüm metinlerde mutlaka dikkate alınmaya değmeyecek cümleler veya ibareler var olacaktır. Bazen 200 sayfalık bir kitabın özetlendiğinde sadece on sayfası bilgi değeri taşırken Bazen tüm ibareler bilgi değeri taşıyabilir. Burada seçerek okuma türlerine ve bu okumaların gerçekleştirilebileceği bazı biçimlere değineceğiz. Ancak bu bölümde verilecek olan çalışmaların, gerçek anlamda işe yaramaları için tam metin okumalarında uzmanlaşmadan sonra yapılmasını öneriyoruz. Şimdi alıştırmalar üzerinde duralım: Konuyu iki temel başlık altında irdeleyeceğiz. Önce seçerek okuma türlerine, ardından seçerek okuma biçimlerine değineceğiz: a) Seçerek Okuma Türleri --Kelimeleri Seçme: Metin nispeten yoğundur. Temel kelimelere odaklanacağız. Bu seçme türü tam metin okumasına çok yakındır. Aşağıdaki metinde ilk paragrafta seçilecek kelimelerin altı çizilmiştir. • P-1) Literatürde “yabancılaşma” ilk Platinusun yazılarında dikkat çekmektedir. Bu kavramı ilk kullananlar arasında Rousseauda vardır. Bu kavram değişik düşünürlerce birbirinden farklı çerçevelerde tanımlanmaktadır. P-2) Hegelin yaklaşımı şudur ; insanın gelişim sürecinin merkezi olan ve kendi dışında bir dünya “yaratan” sonra da bu dünyanın kendi ürünü olduğunu anlayan ruh yavaş yavaş dünyanın kendi dışında olmadığını kavramıştır. Yabancılaşma bu kavrayış eksikliğinin sonucudur. Yabancılaşma tüm insanların çevre ve kültürlerinin ruhtan kaynaklandığını anladıkları zaman son bulacaktır. Hegelin etkisinde kalan Ludwig Feuerbach yabancılaşmanın dinsel cephesiyle ilgilenmiştir. Feuerbach Hıristiyanlığın özü (184) isimli kitabında dinin özellikle Hıristiyanlığın nesnel özünün insanın özünden yani duygudan başka bir şey olmadığını iler sürer. P-3) Marx, Hegelin yaklaşımı tersine çevirerek konuya bakmıştır. Marxta maddeci bir gözlükle her şey insan emeğinin bir ürünüdür. 1845-1847 yıllarında Marx bu terimi ontolojik bir kavramdan sosyolojik bir kavram haline getirmiştir. Marx insanın yabancılaşmasını çağdaş toplumun iş sürecine verdiği biçimde bulmaktadır. İş bölümü ve bunun sonuçlandığı insan kişiliğinin parçalara bölünmesi, temelini teknolojik şartlarda bulmaktadır. Toplumun düzeni ne olursa olsun bu teknolojik şartlar varlığını sürdürecektir. Marxa göre insan bir iş ve eylem varlığı oluşturduğundan kişinin etkinliği, ürünü ile belirlenmektedir. Özel mülkiyete dayalı bir rejimde ise insan özü, kendisine ters düşmektedir. Zira insan emeğinden oluşan sermaye insana yabancı ve düşman olmaktadır. İnsan kendi özüne dönünce yabancılaşmadan kurtulur. Kapitalist üretim biçim böylece insani yabancılaştırmaktadır ve hızlanan yabancılaşma bu sistemin sonu olacaktır. M. Bozdağ --Cümleleri Seçme: Bazen metin içeriği çok zayıftır ve temel bilgiler veya ana fikir bizim için yeterlidir. Bu durumda yalnızca bu cümleleri seçerek okuyacağız. Diğerlerini süratle geçeceğiz. Aşağıda ilk paragrafta bu tür cümlelerin altı çizilmiştir. • Utangaçlık toplumların karşılaştığı önemli sorunlardan biridir. Yapılan bir araştırmaya göre bugün Amerikalıların %40ı açık veya gizli utangaçtır. siz de utangaç mısınız? Utangaçlığın nelere sebep olduğunu biliyor musunuz? Utangaçlığın rahatlıkla üstesinden gelebilirsiniz. Unutmayın utangaçlar toplumda hep en geride bulunurlar. Konuştuklarında sesleri çok yavaş çıkar, anlamakta güçlük çekersiniz. Topluluk karşısına çıktıklarında yüzleri kızarır, çok heyecanlanırlar. Bu hastalığı yenmek için ne mi yapacaksınız? Önce yapmak istemeye hazır olup olmadığınızı sorun. Bu sorunu halletmek istiyor musunuz? O halde dikkat edin: Hep önde oturacaksınız. Hep öne çıkacaksınız. Toplantılarda kürsünün önünden geçmeye çalışacaksınız. Konuştuğunuz insanların gözlerine bakıp gülümseyeceksiniz. Hızlı yürüyeceksiniz. Bunlar zor mu? Hayır hiç de değil. bunları çok kolay yapabilirsiniz. Yeter ki yapmak isteyin. Çevrenizde bir yığın fırsat var bu iş için. --Paragrafları Seçme: Bazı paragraflar bilgiye hazırlama niteliği taşıyabilir. Veya size hiç lazım olmayacak bilgileri veriyor olabilir. Bu tür paragrafları hızla tarayıp geçeceksiniz. Aşağıda boş ve dolu paragraf örnekleri gösterilmiştir: İKİ DÜĞÜN VE ÜÇ ÖLÜM P-1) Hızlı Geçiniz--Geçtiğimiz hafta sonu bir kardeşimizin düğününe iştirak etmek, mutlu günlerini paylaşmak üzere Kayserideydik. Çalışkan kaymakamlarımızdan biri, İstanbuldan gelen mühendis arkadaşlar ve misafiri olduğumuz Mustafa kardeşimizin,Yahya hocamızın nurani makamlarında hasret giderdik. p-2) Dikkat- Sevgili Peygamberimizin (asm) “Kişinin sahip olduklarının en değerlisi Allahı zikreden bir dil, Ona şükreden bir kalp ve iman doğrultusunda yaşamasına yardımcı olacak bir eştir.” buyurduğunu bilirsiniz. Geleneksel temiz ve onurlu aile hayatının tahrip edilmeye ve genç neslin kahredici alışkanlıklara çekilmeye çalışıldığı kıyamet böylesine temiz insanlarla birlikte olmak hepimizi sevindirir. p-3) Hızlı Geçiniz- Güzel bir diyardı Kayseri. Daha önce Kayseriye helikopterle inmek zorunda kalmıştık. Zenginler diyarı olmuş bu şehir. Belediye başkanlarının başarıları da hayranlık verici. Ve Erciyesin buz gibi suyu. Karadenizin yaylalarını yaşadık bu şehrin dağlarında ama yeşillik bakımından karadenizle kıyaslanamaz. P4-) Biraz Dikkat- Ve nihayet mutlu bir gündü o gün. Oysa çok geçmeden Erciyes dağının eteklerine doğru yaklaşırken ikindi vakti Hisarcıkta bir ölüm salasını dinledik. Kamyonun Hasan vefat etmişti. Bu vefata bir başka vefat haberi daha eklendi. Bir kaç gün önce Belediye başkanının dört yaşındaki küçücük kız çocuğu basit bir su kanalında takılarak boğulmuştu. Bu çocuğun halinin verdiği ızdırapla Ağrı-Diyadinde teröristlerce katledilen bir ailenin trajedisini hatırladık. 6 yaşındaki küçük Canan yıkılan duvarın arasında sıkışmış; bütün vücudu elbiseleriyle beraber kemik dokuya kadar yanmıştı. Otopsi raporunu gözyaşıyla okudum. Bir yanda mutluluklar; öteki yanda da mutluluklar...Ama bizim yanımızda kalan hüzün.. M. Bozdağ --Bilgileri Seçme: Bu tür seçmeli okumalarda belli bir bilgiyi arıyorsunuz. Okumadan önce ne aradığınızı bilmesiniz. Bu durumda aradığınız konuya ilişkin bilginin geçtiği noktalarda yavaşlayarak odaklanacaksınız. • Aranan Konu: Tembelliğin ne tür zararları olduğu: Hemen herkes tembelliğin kötü olduğunu bilir ve kimse tembel olmayı kabullenmek istemez. Ama acaba kaç kişi gerçekten tembel olup olmadığını araştırmıştır? Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yaşanır. İnsanların büyük bir kısmı zihinlerini, önemli bir kısmı bedenlerini ve yine çok önemli bir kısmı hem bedenlerini hem de zihinlerini çalıştırmazlar. Dinlenmek kastıyla uzun uzun oturmak, televizyon seyretmek, müzik dinlemek, dedikodu yapmak kontrolsüz hayal kurmak gibi işlerle meşgul olan insan bunları yaptığı anda tembellik tuzağına düşmüştür. Oysa hayat duraksamadan devam eden “hareketlilik ve aktiflik” prensibi üzerine kuruludur. Atomlardan galaksilere kadar;mikroplardan balinalara kadar fıtrata itaat eden bütün mahlukat amansız bir hareketlilik furyasında çırpınır. Anahtar ibare=Bakınız tembel ve durağan insanların başlarına neler açılıyor:(Aradığınız bilgi burada:) Bedensel tembellik içerisinde olan insanın vücudunda toksik birikimler oluşur. Koşuşturmayan insanın vücudundan zehirli maddeler atılamaz. Dokular yağ bağlamaya ve kilitlenmeye başlar. Hücrelere oksijen ve besin dağılımı iyi yapılamayınca vücut hızla yaşlanmaya başlar. Bunu fiziki güç kaybı, kas zayıflığı, yorgunluk takip eder. Bedensel tembelliğin derecesine göre kireçlenme, zaman içerisinde felç ve daha bir yığın hastalık bedene hücum eder. M. Bozdağ --Sicim okuma-- Bu yazıyı okuyan bir çok insan bu satırların sahibi gibi acılarla büyümüştür. Bir çok gayretli arkadaşımı tanırım. Gayret ederler, didinirler, yırtınırlar. Kader onları hangi sebeplerden dolayı her gün yeni bir başarıya koşturuyor dersiniz? Bunu çok düşündüm. Bana ihsan edilen nimet ikiye katlandığında ya da elimdekileri kaybediverdiğimde düşündüm. Gerçekte biz sadece kendi çalışmalarımızla mı kazanıyor ve kendi çalışmalarımızla mı kaybediyoruz? Oysa kazanmak uğrunda çırpınan nice insanın elleri boştur. İstediklerine kavuşturulan nice insanın elleri de istemedikleri halde boşaltılır. Neden?.. Peygamberimiz(asm) cevap veriyor bu soruya: “Nimete teşekkür nimetin gitmesine karşı bir garantidir.” İyilik yaptığınız bir insanın nankörlüğü ve ihanetiyle karşılaşırsanız o insanı bir daha iyilik yapılmaya layık görür müsünüz? Hele de her iyiliğiniz karşısında nankörlükle cevaplandırılırsanız... Nankör insan iyiliğin değerini idrak edemeyen, ayaklar altında sürünmeye layık insandır. --Paragraf Okuma-- Kim elindeki nimetin elinde bırakılmasını istiyorsa ihsan edene şükretmesini bilmelidir. Biz Yaratıcımızın ne kadar engin ihsanlarına mazhar oluyoruz. Dünyalar dolusu servetle değişmediğimiz vücut organlarımızın Rabbimizin hediyesi olduğunu çok az düşünüyoruz; hatta bilmiyoruz bile... Bu azaların tatmini için dünyaya serpilen sonu gelmez güzelliklerin ihsan olduğunu en gıpta edilen pek çok büyük insan bile günde bir kaç defacık hatırlıyor. Zihinlerimiz dünyeviliğin acımasız işgali altında inliyor. Saniyeleri kuşatan nimetler karşısında insan bu kadar nankörken, Yaratıcının ne büyük rahmeti ve sevgisi vardır ki ihsanını hala aralıksız devam ettiriyor. Aldığı her nefesten dolayı, havayı ve akciğeri Yaratana şükretmeyenin akciğerleri sökülüp atılmıyor. Çoğu zaman hak ettiği halde kör bir tarla faresine dönüştürülmüyor nankörlük eden. --Kelebek Okuma-- Umumi nimetler Yaratıcının vaadidir. Oysa vakti geldiğinde santim santim hesabı sorulmayacak hiçbir nimet yoktur. Bir de hususi nimetleri düşünelim. Sevimli bir eş ve güzel çocuklara kavuşturulanlar... Zenginlik ve şerefle donatılanlar... Nice nankör insanların ellerinden bunlar parça parça edilerek alınmıştır. Peygamberimizin(asm) buyurduğu gibi “Nimete teşekkür etmek nimetin gitmesine karşı bir garantidir.” Bile bile kaybetmek böylesi bir nankörlüğün sonucudur. Güzel konuşabilmesine şükretmeyenin bir gün dili tutulabilir. Zekasına teşekkür ile karşılık vermeyenin bir gün beyni dumura uğratılabilir. Güzel yaratılışına şükredebilenin güzelliği de her gün arttırılır. Çok şükür ki şükredebilme kabiliyeti olan varlıklar olarak yaratıldık.
»
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güncel Eğitim Haberleri |
| Atatürk Köşesi |
| Atatürkün Sözleri |
| Belirli Gün Ve Haftalar |
| Sosyal Kulüpler Ve Etkinlikler |
| Dilekçe Örnekleri |
| İlköğretim -Lise Yüz Temel Eser |