Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Şuan Burdasınız: Ana Sayfa arrow Hafıza Geliştirme... arrow Hafıza
Hafıza PDF Yazdır E-posta
Yazar Rehberlik   
HAFIZA 1- Çok kısa süreli (algıların elendiği ilk yer) (20 sn)2- Kısa süreli hafıza (20 dk) 3- Vücut hücrelerindeki hata 4- Uzun süreli hafıza (kesin kayıt)Korku ve Heyecan Nedir? Duygusal- ruhsal gerilme yada etkilenme. Bunlar vücuda maddesel bir değişme yapar. Alışılmamış, korku ve tatsız anılarla bağlantılı olan dış  uyananlar arabeyin ve sempatik sinir sistemiyle beynin bazı bölgelerine böbrek üstü bezlerini harekete geçirir. Saniyenin Binde biri kadar zaman kan dolaşımına iki hormon salgılanır. Stres hormonu olan (adrenalin ve oradrenalin). Stres hormonları vücudu ani harekete, kaçmaya, tepkiye hazırlar. Kan basıncı artar. Vücuttaki yağ ve şeker rezervleri kana karışmaya hazır hale gelirler. Heyecanlanan dağımızda sıkıntı basması da bundandır. İnsanlar korktukları bir şeyden kaçınca yorulmadık derler sebebi vücudun yağa şeker depolamasının kana karışarak çok enerji vermesi bu insanlar daha sonrada acıktım diyebilir, yeni yemiş olsa da. Bilgiler beynin bir bölgesine kayıt olmaz her yere dağılır beyinde bundan dolayı beynin bir bölgesi hasar görmüş olsa bile o bilgi yıkılmaz beynin hasar görmeyen bölgesinde durun. Beyindeki bilgiler serbest olarak birbirleriyle etkileşime girerek yeni *** düşünceler ortaya çıkar. Bundan dolayı gereksiz bilgi, hitap yoktur. Her şeyi okumalıyız. Beyinde ne kadar çok bilgi varsa, etkileşimde o oranda artar. İcata düşünce olur. bunu herhangi bir anlamsız yol açabilir. İcatçı düşünce 2 şekilde olur. 1- Dıştan gelen “ serbest” çağrışımlarla, kendilerinden yaptıkları iletişimle. 2- Beynin insan bedeninin diğer bölümleriyle giriştiği karşılıklı etkileşimle olur.İnsan bir şeylere yoğunlaşarak bu bölümü harekete geçirir. Beyin hormonlarla vücudu, vücudun organları da sinyal ve hormonla beyni etkiler. İnsan beynini diğer insanlarla iletişime girerek geliştirir ona yeni ufuklar açar. Beyni bir depo gibi kullanıp, bilgileri itiş-tıkış doldurmak beyni bloke edebilmekte, yormaktadır. Bunun yerine düşünme ve konuyu işleyerek öğrenme yeteneğinden faydalanmalıyız. (icat edenler, ezber konusu olan ders gibi ölümlerden çıkmamış; düşünen, uygulayan fizik, kimyagerler bol çıkmıştır). Her insanın farklı bir öğrenme tipi vardır. Medeni algı layık (algılar kayıt) sistemleri farklı olduğundan öğrenmeleri de farklı oluyor (Temsil sistemleri bu algıları çağırma, farklı algıları benzer şekilde, aynı organla algılama olma dır. 20 tane öğrenme tipi gözlenmiştir. Düşünmek – Öğrenmek – Unutmak Bize sert, katı ve durağan gelen bütün maddeler ile birlikte, her şeyi bir titresen ve alınan (yoğunluklarda bir araya gelmiş) bir enerji biçimi ve bir frekans alanıdır. 5 duyuyla alınan bilgi beyined dönüştürülür. Örneğin; Bir masa Beyin kendisine ulaşan (görüntü, sese, koku, tat) verileri, onları frekanslarına ayrıştırarak, kabul eder ve yerlerine de öylece yerleştirir. Hatırlama yaparken de süreç tersine işler frekanslar (görüntü, ses, koku, tat) belirli bir yoğunluk alır. Böylece biz normal (3 boyutlu) dünyayı algılamaya devam ederiz. Dünya döndüğü halde nasıl dünyanın döndüğünü algılayamıyorsak, beyinde görüntüden frekansa, frekanstan görüntüye geçip durmaktadır. Bunu da çok hızlı yapmaktadır, saniyenin %1 kadar gibi. Frekanslar alanında zaman ve mekan yoktur. Her şey “aynı anda” ve birden olur. her şey bir şeydir. Var veya yok ortadan kalkar. Kayıt yapılan şeyler beynin bütününe dağılır. Belli bilgiler belli yerde toplanmaz. Örneğin; Bir konuyla ilgili küçük bir ayrıntı, o konuyla ilgili bir çok ayrıntıyı, bilgiyi ve hatırayı bir anda (zaman-mekan tanımadan) hafızaya getirir. Beyin frekans alanına geçtiğiinde zaman ve mekanın üstünde, onu asan bir şekilde çalışır.Holoğram: Lazer ışını kullanarak ve boyutlu görüntü kaydetme tekniği olarak tanımlanır. Örneğin; Fotoğrafa benzerdir. Ancak farklılıklar var. Bilgi beyni bir yerine kaydedilmez benin her yerine kaydedilir.  Felleli astolar bilgilerini ya hep kaydeder yada hiç kaybetmez. Bir bilgi beynin her tarafında vardır. Bunlar gerektiğinde devreye sokulur. Telepati, önceden bilme, uzağı görme, falcılık gibi olaylar aslında varolan ve her an kullanıma açık olan olan beyindeki bilgilere “başka bir gözle görebilme yeteneğine dayanır”. Başka türlü değerlendirmedir. Bütün bilgiler zaman, mekan, uzaydan bağımsız olarak heryerdedir. Gerçeğe varmada “şiire sezgi, felsefeden önce gelir, felsefede bilimden önce gelir”  BEYİN (Bunu koz olarak anlatabilirsem görsel tiplerle *** düşünmek, öğrenmek unutmak.) Görsel, işitsel, dokunsal, duygusal tiplerin oluşmasında beyin ağının kuruluşuna bağlıdır. Bebeklikte hemen hemen ilk 3 ayda şekillenir. Büyük çoğunluğu. Bir öğrencinin dersi iyi anlayabilmesi için, bebeklikte oluşan temel programın ve çağrışımı sağlayacak ana modelin, hocanınkiyle uyuşması gerekir. O halde başarı hocanın dalga boyutlarıyla (frekansıyla), öğrencinin dalga boyutu kesişmesi gerekir. HAFIZA Neden hafızalar kısa süreli, uzun sürelidir? Neden bazı bilgiler uzun süre saklanırken, bazı bilgiler unutulmaktadır? Uzun veya kısa süreli olmasında güçlü duygular, kişisel istekler, hoşlanma ve beğenme arzusu gibi özellikler etkili olur. iyi veya kötü olabilir. Önemli olan bizi derinden etkilemesidir. Örneğin; Hülya resim yapıyor masada, boya kutusunu döktü. Masa örtüsü ve halı battı, annesi de ona kızarak bir tokat attı. Hülya tekrar ve ağlayarak odasına çıkar. Kendini gerçekleştirmede önemli faktör olan resim yapma Hülya için artık tatsız bir olaydır, resim yapmak istediğinde bir  hata yapma korkusu düşecektir. Böyle olaylar beyne işlenmekte uzun süreler kalmaktadır. Bilgileri saklama kısa süreli ** uzun süreli belleğe sıra halinde gider. EFLATUN Herşeyi oluruna bırakmanın rengidir. Düşünce, ** gibi. Zihni seviyede eskiden öğretilen bizim için yeterli olmayan bilgi, düşünce fikirlerimizi değiştirmede yararlı olur. Duygunu ise duygusal geçerliliği kalmamış renkleri gösterir. Renkli Yiyecek Hangi renge ihtiyacımız olduğunda o renkte yiyecekler yenirse aynı etkiyi yapar. Kırmızı:  turp, kırmızı lahana, pancar, ahududu, kiraz, kırmızı biber, domates, kuşüzümü, kırmızı erik. Turuncu : Portakal, havuç, mandalina, şeftali, kayısı. Sarı: Mısır, Sarı erik, muz, kaşar peyniri, limon, greyfurt, kavun, yumurta sarısı. Yeşil: ıspanak, marul, yeşil biber, lahana, yeşil elma, caneriği, bezelye, yeşil mercimek  kivi. Mavi: kara üzüm, kara erik. Mor: Kara üzüm, kıvırcık lahana, patlıcan musakka. Eflatun: Dağ çileği, soluk pembe renkli yiyecekler. MODELLEME İnandığımız şeyleri elde etmek için, örnek insanları rehber edinmek ve onların tecrübe, bilgilerinden yararlanmak en kestirme yol ve en sağlıklı yoldur. Diğerlerinin hareket ve davranışlarını aynen veya benzer şekilde tekrarlayan onların elde ettiği sonuçların aynısını veya benzerini elde eder. Örneğin; çok kötü şartlarda bile biri sevecen olabiliyorsa, onun olaylara ve nesnelere nasıl baktığı gözlenerek stratejileri, belirlenebilir ve onun gibi sevecen olunabilir. “onu nasıl üretiyor” sorusunu sorsak kendimize aynı sonucu alırız. Her insanın en iyi olduğu bir yönü vardır. Ondan onu öğrenmeliyiz ve uygulamalıyız, onları  o yeteneklerinden dolayı takdir etmeliyiz. Maddeleyeceğiz. Örneğin; Kelimeleri iyi telafuz edemiyorsa biri modelleyerek 45 dakika modelliği kişi kadar telafuz edebilir. Birinin elde ettiği başarıyı elde etmek için, kişide kendini destekleyecek yeterli istek ve inanç varsa o kişinin yaptığı her şeyi maddeleyebiliriz. Maddeleme istenilen hedefe ulaşmada deneme yanılmaya göre daha kısa sürede sonuç verir. Çünkü mükemmelleşmesi için yıllar harcanan bir faliyeti;maddeleyerek, birkaç saniyede, dk., saatte, haftada, o davranışı yapan insandan daha kısa sürede yapabiliriz.  KURUMLARIN ÖĞRENEMEME HASTALIKLARI 1- Aslında problem  yok (problemi kabul etmeme) : Hastanın hastalığını kabul etmemesi gibi. Önce hastalığı kabul edecek sonra tedavi olacaktır.2- Biz problemi çözdük (Problemi Görmemezlikten gelme): Yalnız bir şey yapılmaz yada daha önce yapılanların aynısı yapılır yeni şeyler yapılmaz. Orada da çürüme olur. 3- Her şey aklımda (Bilgi paylaşmama) : Enformasyon ve bilgi kişisel olarak saklandığında organizasyon başarısını azaltır rekabet azalır. Çatışmalar olur. 4- Gördüğüm buna yeter (ilişkilendirememe): Büyük resmi görememe, büyük başarılar elde imkanı varken, küçük başarılarla yetinirler. Okyanusa açılmak varken, derelerde uğraşma. 5- Ders almam, Ders veririm (Ders almama): Daha önce çözülmüş meseleyi yeniden yasamadır. Önemli olan problemin ortaya çıkmasını engellemektir. Sorunun ne olduğunu – nasıl çözüleceğinden ziyade, onun çıkmasını engellemeliyiz. Örneğin; Konfizyüz’ün üç doktor olayı (en iyi hangisi). 6- Ben bilirim sendromu (Bilgi üretilmesini engelleme): Bu gibi şirketlerde çalışanların görüşüne değer verilmediğinden kendilerine verilen işi yaparlar. Kendileri bir şey yapmazlar. 7- Suçlu kim (Problemli kişileri karıştırma): Ortada problem varsa ilk önce kim yaptı? Denilir. Esas olan problem ortaya çıkaran sebepler nelerdir, bunların tekrar oluşmasını nasıl engelleyeceğiz. Başarıyı yaygınlaştırmak ve tekrarını sağlamak için başarının arkasındaki sebepleri ve nedenleri anlamak gerek. 8- Çözüm şu- hazır bu (mimariyi ve sistemi anlamamak) Edwird, Dewing problem % 35 sistemden kaynaklanır demesidir. 9- Biz başarılıyız (geçmişin başarılma sığınma): Önceden elde edilen başarılar bizi yeniliğe yönlendirmiyorsa, iyiye ulaşmada bize destek olmuyorsa öğrenmenin önünde bir engeldir. (Sızıntı) (Nisan 2001 Sayısı).  Uzlaşmalı Prof. Mork Gerson Tavsiyeleri 1- Karşı taraf iyi dinlenmeli. 2- Sadece bir kişinin dediğiyle düşünmeyin. 3- Alçak gönüllü olun. 4- Başkasını dinlemeyi adet haline getirin. 5- Zafer değil amaç peşinde olun. 6- Başka kesimlerde de müttetih arayın. 7- Sadece medyadan haber almayın. 8- Hızı kökten değişim istemek ürkütür, görüşlerinizi tedbirli açıklayın.  İnsan Tanımanın Sırrı – Yolu 1- Yağcılık ve haddinden fazla iltifat eden kişiyi defterinize en tehlikeliler sayfasına yazınız. 2- Aldığı eğitim ve sosyal **** ilişkilerde baskı unsuru olarak kullananla tartışmaya girmeyin. 3- Fazla konuşkan-hareketli kişilerle işbirliği yapmayın.4- Gelişmiş ülkelerde bulunmuş kişilerle çalışın.5- Dini birikimini ulu orta sergileyenden kaçın, dikkatli olun. 6- İyi insan söz ve gözlerinden belli olur. ilk intiba önemli. 7- Çok tehlikeli adam (3 dak) da, tehlikeli adam (3 saatte), tehlikesiz adam 3 günde, iyi adam (3 haftada) belli olur. 8- Saygı ve sevgisini belli alanlarda yoğunlaştıranlardansa, bütün zamanlara eşit sayanlarla eşit olun, ideal tiplerdir. 9- Toplantılardaki tartışmalarda, insanların ne olduğu ortaya çıkar. 10- Asil alanlardan çekinmeyin. 11- Hal ve hareketleri yapmacık olanlar çok tehlikelidir. 12- Her yönden bakımlı kişi kolay kolay yanlış şeyler yapmaz. 13- “Bindast az, bir düşman çok” bundan dolayı az konuş, dedikodu ve gıybetten çekin, herhangi bir konuda şahsi tercihinizi rasgele söylemeyin. En zararlı insandan bile bu yöntemlerle sakınılabilir. Eğitim bilim Ekim 2000 Sayı : 25. ÖZET(E Q) Duygusal Zeka: Duygusal zekası yüksek olanlar ile ve sosyal ilişkilerde başarılı ve karizmatik liderlik tipi olur.Duygu Zekanın Özellikleri: 1) Kişinin kendini harekete geçirebilme gücü (bu güç ne kadar onu düşün) 2) Aksiliklere rağmen yolun devam edebilme gücü (*** rağ. Devam edebiliyormu?) 3) Dürtülerini ve isteklerini erteleyebiliyor mu. (Erteleme oranı yüksekliğini görme)4) Ruh halini düzenleyebilme gücü (ortam ve şartlara göre) 5) Sıkıntılarını kontrol edebilme (b. Sıkıntıları ilişkilere yansıtmadan kontrol edebilme). 6- Empati yapma gücü. 7- Umut besleyebilme özelliği (en zor şartlarda bile umutsuzluğa düşmeme ümidini canlı tutabilme).  BAŞARININ ÖNÜNDEKİ ENGEL İnsanlar gerçekleri kendi pozisyonundan – hayallerini ise başkalarının pozisyonlarından görürler. Başarısızlığımızın nedenleri 1) Kendi pozisyonumuzun sorumluluğunu almaktan kaçınmak. Bir şey yapmak istiyoruz,  herkes iyi yapmak istiyor, kişi durduran ne?  UZLAŞMA İÇİN (Ord. Prof. Dr. Deha Oğuz Türkan) 1- Haklı çıkarlar görmemezlikten gelinmeli (Bu sizin sorununuz dememeli). 2- Müzakereden önce karşı tarafın iddia ve davası iyi incelenmeli. 3- Olumlulardan ziyade olumsuz noktalara cevap verin. İnsanlar üzerinde olumsuz noktalar daha etkilidir. 4- Bir oturumda bütün sorunları çözmeyi düşünmeyin.5- Kutuplaşmayı asmak için grup esnasına göre değil, kişi yaklaşımına göre başvurun. Negatif olayları beynimizden çıkarmalıyız. Mihai başarı için zihnimizde pratikler yaparak her durum hazırlıklı olabiliriz. Olmak istediğimiz insan gibi düşünmemiz, bize ihtiyacımız olan iç yönelmeyi sağlayacaktır. İnsanları üretken yapan bir durumda eğlencedir. Bir toplantı arasında birini beklerken kısacası hayatın birçok alanında eğlence yapmalıyız. Sınırlamalar yaratıcılığı engeller. İyi organizasyonlar, olaylar, sağ beyinin işlevini sınırlayabilir. Başarılı olmak için bütün yumurtaları bir sepete koymamalıyız. Özellikle de bir insanın sepetine. Çünkü o insan görevden ayrılınca bize yardım edemeyeceği bir sorunu olursa bizim bütün işlerimiz, kariyer planlarımız suya düşer.Örneğin; kariyer düşünen bir müdür, bütün planların şimdiki patronuna göre yapmıştı. Patron o görevi kaybedince, müdürün bütün planları altüst oldu. Başarı için kendimizi önce küçük sektörlerde denemekte fayda vardır. Bu deneyimle daha yukarılara çıkarız.  
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
< Önceki   Sonraki >

Rehberlik & Hayatımız Rehberlik

1-2-3-4-5-6-7-8- -   9-10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24-25
Web Stats