Skip to content
default color blue color green color

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikolojik Danışman, Rehberlik Hizmetleri, 2011-2012 Rehberlik Planı, 2011-2012 Okul Rehberlik Hizmetleri, Rehberlik Etkinlikleri, Rehberlik İlköğretim, 2011-2012 Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 6. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 7. Sınıf Rehberlik Planı, 2011-2012 8. Sınıf Rehberlik Planı, BEP plan örnekleri , Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı , SBS Rehberlik, 6. Sınıf SBS, Sınıf 7. SBS 8. Sınıf SBS, SBS Puan Hesaplaması, Polis Koleji, Askeri Liseler, 2011-2012 YGS - LYS Sıvav, göz yanılmaları, kendini tanıma testleri  konuları  ile ilgili tüm bilgileri ve daha fazlasını www.rehberlikweb.net sitesinde bulabilirsiniz

Gelişim Dönemleri PDF Yazdır E-posta

Gelişim Dönemi


"Büyüme" yapısal bir artışı dile getirir. Bedende gerçekleşen sayısal değişiklikleri içerir (kilo, boy artışı gibi). Çocuk, sadece fiziksel olarak büyümekle kalmaz, aynı zamanda beyniyle, iç organlarının yapı ve büyüklüklerinde de değişmeler olur.

Beynin gelişimi sonucu, çocukta giderek artan bir öğrenme, anımsama ve yargılama yeteneği oluşur. Böylece fiziksel büyümeye koşut olarak, çocuk zihinsel olarak da gelişir.
Buna karşılık, "Gelişme" değişikliklerin niceliği yanında niteliğini de içermektedir. Gelişme kavramı, düzenli, uyumlu ve sürekli bir ilerlemeyi dile getirmektedir.
Gelişimin beş temel özelliği vardır: Gelişim;1. Dinamik bir olgudur.
2. Genetik bireyselliğin bir sonucudur.
3. Giderek artan bir bireyselleşme sürecidir.
4. Ardarda giden, düzenli ve dengeli bir süreçtir.

Yapılan gözlem ve çalışmalar, belli gelişim dönemlerinde çocuklarda ortak olan eğilim ve davranış kalıplarının bulunduğunu ortaya koymaktadır. Gelişim süreci;
* Motor Gelişim,
* Bilişsel (Zihinsel) Gelişim,
* Dil Gelişimi,
* Duygusal ve Sosyal Gelişim alanlarında , gelişim hızları yaşa bağlı olarak değişir.

1- BEBEKLİK DÖNEMİ (0-2 YAŞ) Çocuğun eğitimi açısından 0-2 aylık dönemin önemi büyüktür, çünkü gelişimin tüm yüzlerine ilişkin temeller bu dönemde atılır.  

1. a. MOTOR GELİŞİM Motor becerilerinde baştan aşağıya ve bedenin merkezinden dışa doğru bir gelişim seyri görülür.  

1.   Refleksler: Bebekler geniş refleksler topluluğuyla dünyaya gelirler. Emmeye başlama refleksi, arama refleksi, yutma refleksi, moro refleksi, babinksi refleksi, yakalama refleksi, adım atma refleksi bunlardan bazılarıdır. Bu reflekslerden çoğu doğumdan sonraki 3-5 ay içinde azalarak geçmektedir. 

 2.   Motor Yeteneklerin Gelişimi: Yeni doğanın hareket yetenekleri fazla etkileyici değildir. Çocuğun ilk kazandığı yeteneğin başını kaldırmak olduğu, bunun ardından el ve kollarını kullanabildiği, nihayet ayak ve bacaklarını kullanmaya başladığı görülmüştür. Çenesini kaldırabilir. Göğsünü kaldırabilir. Destekle oturur. Mama sandalyesinde oturup sallanan nesneleri yakalar. Kendi başına oturabilir. Emekler. Eli tutulduğunda yürüyebilir. Dört ayak üzerinde merdiven çıkabilir. Kendi başına ayakta durabilir.
15. ay - Kendi başına yürüyebilir.
 El yakalama becerisinde; 6 aylık bebek nesneyi tüm eliyle yakalamaya çalışır, 9 ay civarında yakalama davranışı tüm parmaklar tarafından yürütülür ve 2 yaşında sadece başparmak ve işaretparmağı ile küçük nesneleri yakalar. 

ALGISAL GELİŞİM Görme keskinliği; doğumdan hemen sonra parlaklıktaki değişime duyarlıdırlar ve bu duyarlılık ilk iki ay içersinde hızla gelişir. Yeni doğan bebekler 19 cm. uzaklıktaki nesneleri net görebilirler. Dört aylıkken normal bir yetişkin gibi görebilirler.  Şekil algısı; 5-7 hafta arasındaki bebeklerin daha çok gözlere baktığı belirlenmiştir. Bu nedenle, bebekle sağlanan göz teması, bebekle bakıcısı arasında sosyal bağın gelişmesinde önemli rol oynar.
Algısal değişmezlik; iki aylık bebeklerin şeklin değişmezliğinin algısına, 4 aylık bebeklerin ise rengin değişmezlik algısına ulaşmış oldukları gösterilmiştir.
 Derinlik algısının; bebeklerde 1. 5-2 ay sonra geliştiği düşünülmektedir.

Nesne kavramı; nesnenin sürekliliğine ilişkin ilk kanıt iki ay dolaylarında kendini gösterir. Bebeğe gösterilen oyuncak saklanınca şaşırdığı görülür. Ancak arama davranışı 6 ay dolaylarında görülür. Tamamen görüş alanından çıkan nesnenin aranması ise 8-12 aylar arasında gelişir.

İşitme duyusu; yeni doğmuş bebeklerin yetişkinlere yakın bir keskinlikle duyabildikleri gösterilmiştir.   

Konuşma algısında; çok küçük bebekler konuşma seslerini algılayabilir ve konuşucuları çok erkenden ayırt edebilirler. Gerçekten de bebekler anne babalarının yüzlerini daha henüz tanımadan önce, onları seslerinden ayırt edebilir gibidirler.  

Koku ve tat alma duyuları; yeni doğmuş bebekler kokuları ayırt edebilirler, ancak koku duyusu 6 yaşına kadar tamamlanır. Yeni doğmuş bebekler hem tatlı, ekşi ve biberli gibi tatlara duyarlıdırlar hem de aralarında ayırım yapabilirler. 

1. c. SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM Sosyal ilişkilerin tartışılmasında temel kavram "ATTACHMENT-BAĞLILIK” DIR. "Bağ" kavramı, iki kişi arasındaki duygusal bir zincir olarak açıklanır. Anne-baba ile çocuk arasındaki bağın oluşum sürecinde iki adım vardır:

Birinci adım: İlk bağlar (anneler açısından). - Annelerin çocuğuna karşı duyduğu bağın oluşumunda kritik bir dönemin varlığı ileri sürülmektedir ki bu da doğumdan hemen sonraki dönemdir. Bu dönemde bebeklerini kucaklarına alarak seven annelerin, çocuklarına daha kuvvetli bağlarla bağlandıkları belirlenmiştir

 İkinci adım: Bağların kaynaşması. - İlk hafta ve aylarda anne-baba ile bebek arasında karşılıklı olarak birbirlerine kenetlenme, bağlanma şeklinde davranış örüntüleri gözlenir. Gerçek bir bağın oluşması için zamana ve denemelere ihtiyaç vardır. Bu süreç sakin bir şekilde yürüdükçe ve anne-baba çocuklarının ihtiyaçlarını sezmeye başladıkça, anne-babalık görevi daha doyumlu olmaya başlar ve bebeklerine olan bağları kuvvetlenir.  

 Babaların çocuklarına olan bağlarının annelere benzediği, fakat doğumdan birkaç ay sonra, babaların annelerden farklı bir rol üstlendikleri araştırmalarda saptanmıştır. Annelerin çocukların bakımını üstlendikleri gibi, onlarla daha fazla konuştukları, daha fazla kucaklarına aldıkları, daha fazla şefkat gösterdikleri ve daha sakin bir etkileşime girdikleri görülmüş; Babaların ise daha çok çocuklarıyla fiziksel boğuşma davranışına girdikleri ve daha çok oyun oynadıkları gözlenmiş, bunun da bebekle etkileşim örüntüsünde pek etkili olmadığı bulunmuştur.

Bebeğin anne-babasına olan bağlarının gelişimi: 

Bağlanma Öncesi. İlk 3-4 ay süresince bebek kişilere ayırım yapmadan tepkide bulunur. 

 3.   Faz. 3-5 ay arasında ise bebek yüzler arasında ayırım yapar ve aşina olduğu kişi bebeği daha kolay sakinleştirir.  

4.   Faz. 6-7, 11-12 ayları arasında bebek genellikle tek bir kişiye bağlanır, bu da genellikle annedir. 6-8 aylar arasında bağlandığı kişiye karşı ayrılma endişesi başlar. 8-12 aylar arasındaki bebeğin yabancılardan korkma davranışı, yine bu bağı kanıtlayıcı bir tepkidir.

Faz. 2-3 yaşlarına doğru konuşmaya ve yürümeye başladıkça, yetişkinin muhakkak yanında olmasını istemez ve çevreyle temasını arttırır 

BİLİŞSEL (ZEKA) GELİŞİMİÇocuğun dünya hakkında bilgisi şekillendikçe birbirine bağlı zihinsel gelişim evrelerinden geçtiği savunulur. Yaşamın ilk 18 ayında bebeğin öğrenmesi, algı ve hareketlerini organize etme şeması ya da duyu hareket şeması biçiminde düzenleme ve geliştirmekten ibarettir. 

1-4. aylar arasında; bebekler hareketleri üzerinde daha istemli bir denetim sağlayabilir ve yaptıkları davranışı yinelemekten hoşlanır, çevredeki ilginç değişiklikleri fark edebilirler.

4-8. aylar arasında; neden ve sonuçları ayırma yeteneği görülmeye başlar. Sabit duran nesneleri tüm duyularıyla inceler, dikkatlice bakıp seslerini dinler, nesneleri birçok kez elleri içinde döndürürler. Sadece zevk almak için birçok karmaşık ve ilginç yolu denerler ve böylece de oyun davranışlarına ilk kez girişirler. yetişkinlerin kol ve bacaklarıyla yaptıkları hareketleri taklit edebilirler.Daha önce yapmadıkları yetişkin davranışlarını taklit edebilirler. 

 12-18 aylar arasında; bebek deneme yanılma yoluyla sorunların çözümü için yeni yollar keşfeder ve keşfinin sonuçlarını görmeye çalışır. Yerden aldığı oyuncakları atar, böylece seslerini, kırılganlıklarını fark ederlerartık zihninden sonuca götürecek yollar düşünür, zihinsel sembolleri kullanarak (tabure, sopa gibi) istediği şeye ulaşmaya çalışır. Yine sembol kullanma yeteneğine bağlı olarak , oyunlarında da büyük ölçüde değişiklik görülür  

DİL GELİŞİM Konuşmayı öğrenmek uzun ve karmaşık bir olgudur. 0 ile 12-15 ay arası çocuk iletişimini mimiklerle, ağlama biçimleriyle ve anlamsız mırıldanmalarla dile hazırlık şeklinde yapar. İlk sözcükler genellikle birinci yılın sonlarında kullanılmaya başlar.

 9-18 aylar arasında iki sözcükle farklı anlamların ifade edildiği cümlelerin kurulduğu dönem başlar. Çocuğun ilk konuşmaları öncelikle günlük yaşamlarında yakından ilgilendikleri ve onlar için işlevi olan objelerle ilgilidir. 0-6 ay arasında; bir yaşından önce çocuk dili anlamlı şekilde kullanamaz, ancak seslendirme (vocalisation) işlevi vardırÇocuk ilk anlamlı sözcüğünü genelde bir yaş civarında söyler. Bazı sözcük ve basit emirleri anlar. Yetişkinin çıkardığı sesleri papağan gibi yineler ancak, konuşmasında anlaşılır bir akıcılık yoktur.  

 Konuşmayı geciktiren öğeler; 

-Duygusal çatışma, sevgi, şefkat eksikliği gibi.
-Münakaşa, dilin sürekli münakaşa etmek için kullanılan ortamda büyüyen çocuklar.
-Aşırı düşkünlük, bu tür çevrede çocuğa konuşmak için yeterince fırsat verilmez.
-İlgisizlik.
18. ay civarında çocukların kelime bilgisi artmaya başlar. Ancak çocuk az sayıda kelime bilgisine sahip olduğu için bildiği kelimelerle genellemeler yapar (çoğu yiyeceğe birden mama demesi gibi) 

2. OKULÖNCESİ DÖNEMİ (3-6 YAŞ) Üç yaşından itibaren oyun çağına giren çocuk, motor becerilerinin gelişmesiyle çevre üzerinde egemenlik kurmakta ve bunu giderek genişletmektedir. Sayı sayma, şarkı şiir öğrenme ve çevresindeki dünya hakkında sorular sorma gibi alanlarda dil ve zihinsel yetenekleri ilerlemektedir. Üç yaşındaki bir çocuk artık çevresinde kendisinden bağımsız bir dünyanın varlığını ve kendisinin de o dünya içinde bir birey olduğunu kabul etmiştir. 3 yaşındaki çocuk koşarken ve büyük oyuncakları itip çekerken önüne çıkan engelleri aşabilir, üç tekerlekli bisiklete binebilir. Kendi giysilerini kısmen giyebilir. 3 yaşındaki çocuğun bildiği kelime sayısı 1000'e ulaşır. Uyku ve temizlik alışkanlıkları büyük ölçüde kazanılmıştır. Mükemmele yakın bir şekilde kendi kendilerine yemek yemeyi başarabilirler. Çocuğun sfinkter kaslarını kontrol etmeyi başarabildiği 2 yaşlarından sonra başlatılan tuvalet eğitimi 3. -4. yaşlarda artık sonuç vermeye başlamıştır. Bu yaş grubu çocuklar son derece ben-merkezcildirler ve çoğunlukla kendi başlarına oynarlar. Konuşma ve cümleler 3 yaş çocuğunda dilbilgisine daha uygun hale gelmiştir. Artık aralarında neden-sonuç ilişkisi bulunan düşünceler, bileşik önermeler alarak tek bir cümlede ifade edilmeye başlar, ancak konuşurken başkalarının görüş açısını dikkate almaz. Dil, hareket ve toplumsal gelişim yönünden, büyük ilerleme gösteren 3 yaş çocuğu zengin bir hayal gücüne sahiptir ve bunlar gerçek olaylar, gerçek kişilermiş gibi davranır. Yetişkinlerin giysilerini giymekten, onların davranışlarını taklit etmekten, ev işlerine yardım etmekten, büyüklerin çeşitli davranışlarını yinelemekten zevk alır. Ayrıntıya girmeyen küçük kısa hikayelerden hoşlanır.

4 yaş çocuğu isteklerinin anında yerine getirilmemesini anlayışla karşılamayı öğrenmeye başlar. O artık kendi dışındaki dünyanın kuralları olduğunu ve başkalarının hak ve istekleri olduğunu görür ve beklemeyi öğrenir. 4 yaşında, üç yaşına göre daha sakin, daha uyumlu ve hareketlerini daha kolay kontrol edebilecek durumdadır. Bu dönemde çocuk kendisiyle oynayacak bir ya da iki arkadaşını seçmeye başlar. Oyun arkadaşları ilkokula başlayana kadar her iki cinsten de olabilmektedir. Rahatça koşmayı, zıplamayı, elini ve parmaklarını kullanmayı başarabilir. Kağıt, kalem, fırça ve boyalar bir önceki yaşından daha ustalıkla kullanılmaya başlanmıştır. Çevresini tanıma çabası içinde olduğundan sürekli sorular sorar ve açıklamaları dikkatle izler. Yetişkinlerle olumlu ilişkilerini sürdürürken kendi yaşıtı olan çocuklarla daha uzun süre birlikte olmaya başlar. Dört yaş çocuğu son derece açık sözlüdür, düşünceleri somuttur.

5 yaş: Bu dönemde çocuk daha bilgili ve olgun bir birey görünümündedir. Çevresine karşı dostça bir yaklaşım içindedir. Çocuk çevresine ait yeni keşiflerde bulunur, yetişkin desteğine daha az ihtiyaç duyar. Kaslarının kontrolü gelişmiştir. Düzenli cümlelerle insanlarla olan kişisel ve sosyal ilişkileri artmıştır. Hep konuşmak ister. Yetişkinler gibi uzun cümleler kurmaya çalışır. Olayları ve masalların sırasını bozmadan anlatır. Oyunlarında genellikle yetişkinin ciddi uğraşlarını konu alır, oyunlarda öğretmen, otobüs şoförü, anne-baba, doktor olur. Ev, el işlerine de ilgili olduğundan tamamlayabileceği görevler verilmeli ve böylece sorumluluk duygusunun gelişmesi desteklenmelidir. Grup oyunlarında beraberlik daha uzundur, grup üyeleri kuralları birlikte koyarlar. Genellikle canlı, neşeli ve hareketli bir görünüm içindedir. Kısaca 5 yaşındaki çocukta, motor dengenin, düşüncenin, bireysel-toplumsal ilişkilerin (benlik kavramının); evde okulda ve toplum içinde uyumun daha belirgin olduğu görülür.

6 Yaş. Son çocukluk döneminde çocuk, motor ve dil gelişimi açısından büyük aşamalar kaydetmiş ve dengenin gelişmesi sonucu hızlı yürüyebilen, futbol oynayabilen, el-göz koordinasyonunun gelişmesi sonucu eki eli de bağımsız kullanabilen bir birey haline gelmiştir. Altı yaş çocuğu değişmekte olan bir çocuktur. Anneler çocuklarındaki bu ani değişiklikleri “ Bu çocuğa ne oldu? Bilmiyorum, çok değişti” şeklindeki sözcükleriyle dile getirirler. Daha tembel ve kararsız bir görünümdedirler. Altı yaş çocuğunun ince motoru oldukça gelişmiştir. El işlerinde daha beceriklidirler. Kesip yapıştırır, boyama yapar, resim yapar, tüm araç ve gereçleri iyi kullanır. Oyunlarda ve ilgi alanlarında kız ve erkek çocukları arasında farklılıklar gözlenir. Bir çok hayali role girerler. Grup oyunlarından çok hoşlanırlar. Bazı sorumluluklar yüklenir, söylenenleri dikkatle dinlerler. Kendisiyle gerçek nitelikte eğitim uygulamaları yapılacak bir çağa gelmiştir.  

 Oyun:  Okul öncesi çağdaki çocuğun temel uğraşı, öğrenme için kullanılan başlıca yoldur. Oyun, çocuğun sosyalleşmesini sağlar, duygularını ifade edebilmesi ve büyümesini yansıtabilmesi için en uygun yoldur. Çocuğa alınacak oyuncaklar pahalı bebek ve elektronik oyuncaklar değil, çocuğun güvenle ve çok amaçlı olarak kullanabileceği biçimde seçilmelidir.

KISACA;

2-3 YAŞ

·        Koşar, tırmanır, iter, çeker, zıplar çok aktiftir

·        Bacakları çarpık görünür

·        Elleriyle ve kaşıkla yiyebilir, bardaktan içebilir

·        Elbiselerinin bazılarını çıkarabilir

·        Cinsel organlarını keşfeder

·        Daha az uyur, daha kolay uyanır

·        Tekrarlanan  günlük etkinliklere uyum sağlar ve bunlardan hoşlanır

·        Herşeyi kendi kendine yapmak ister

·        İnatçı ve kararsızdır. Sık sık fikir değiştirir

·        Ani duygu değişimleri ve öfke nöbetleri gösterir

·        Yetişkinleri taklit eder

·        Yaşıtlarıyla birlikte oynayamaz

·        Paylaşmayı, beklemeyi, vazgeçmeyi kolay beceremez

·        Suyla oynamayı sever

·        Tek sözcükler ve kısa cümleler kullanır

·        Devamlı hayır der. Olumsuzdur

·        Konuşabildiğinden daha fazlasını anlar

3-4 YAŞ

·        Koşar, zıplar ve tırmanır

·        Kendi kendine yemek yiyebilir, fincandan içebilir

·        Bazı şeyleri dökmeden taşıyabilir

·        Kendinin soyunup giydirilmesine yardımcı olabilir

·        Öğle uykusuna yatmayabilir fakat sessizce oynar

·        Yetişkinlere cevap verebilir, onaylarını ister

·        Onay görmediğini belirten ifadelere duyarlıdır

·        İşbirliğine girer, basit işler için bir yere gönderildiğinde koşarak gider

·        “Ben de” dönemidir. Her şeyin içinde yer almak ister

·        Her şeyi merak eder

·        Hayal gücü kuvvetlidir. Karanlıktan ve hayvanlardan korkabilir.

·        Hayali arkadaşları olabilir

·        Konuşkandır. Genellikle kısa cümleler kurar.

·        Bekleyebilir ama sabrı azdır

·        Oyuncakları sepete toplama gibi küçük sorumluluklar alabilir

·        Kendi kendine gayet iyi oynar fakat grup oyunlarında problemlerle karşılaşılır

·        Karşı cinsten ebeveyne yakınlık duyar  fakat zaman zaman değiştirebilir

·        Kıskançtır. Özellikle yeni bir bebeğe tahammül edemez

·        Suçluluk duyabilir

·        Sürekli sızlanarak, ağlayarak ve sevgiyi garanti etmeye çalışarak duygusal açıdan güvensiz olduğunu gösterebilir

·        Parmak emerek, tırnak yiyerek vb davranışlarla gerginliğini azaltmaya çalışabilir·        Kendini ifade etmeye çok açıktır

4-5 YAŞ

·        Kilo almaya ve boyu uzamaya devam eder

·        Hareketlerindeki koordinasyon artar

·        Yeme, uyuma ve dışkılama alışkanlıkları düzenlidir

·        Çok hareketlidir

·        Bir şeylere başlar ama her zaman başladığını bitirmez

·        Patron gibi davranır

·        Diğer çocuklarla oynar fakat sürekli kendini savunur ve korur

·        Kavgaları kısa sürer

·        Büyük bir filozof gibi güzel konuşur

·        Hikayeler anlatır ve abartır

·        Uygunsuz sözcükleri yerli yersiz kullanır

·        Heceleri bir araya getirerek anlamsız sözcükler üretmekten hoşlanır

·        Güler, kikirder

·        Her şeyi ağırdan alır oyalanır

·        Söylendiğinde elini yüzünü yıkar

·        Nasıl ve Niçin soruları sorar

·        Etkin bir hayal gücü vardır

·        Akranlarına bağımlılık gösterir

ÇOCUĞUN GELİŞİM DÜZEYİNİ TESPİT ETME           

 Biz büyükler tepkilerimizin duruma göre normal olup olmadığını anlamak için çok sıklıkla toplumsal karşılaştırmalar yaparız. Herkes bizim yaptığımızı mı yapıyor, bizim gibi mi giyiniyor, konuşuyor vb.? Ama bizler karşılaştırma yaparken yine de bağımsızız, "herkes öyle davranabilir, ama ben böyle davranmak istiyorum" der ve zaman zaman toplumdan farklı davranırız. Çocuklar bizim gibi toplumun beklentileri konusunda bilgili değillerdir, çünkü yeni yeni toplumsallaşmaya başlamışlardır. Kendileriyle başkaları arasındaki farkları ayrımsarlar ama ortadan kaldırmak için ne yapacaklarını bilmezler. Hangi farklar ortadan kalkmalı, hangileri çocuk için zararlı, hangileri yararlı bunları bilmek ve ayırt etmek görevi ilk olarak anababanındır. Farkları ortadan kaldırmak adına çocuğun yetenekleri köreltilmemeli veya ileri düzeydeki davranışı geriletilmemelidir. Bu çocuğun gelişiminin her alanı için geçerlidir.         

     Anababaların, öğretmenlerin, bakıcıların kısacası insan olan herkesin bir başka insanı eğitirken, yetiştirirken hata yapmamasını beklemek büyük bir insafsızlık ve gerçekdışı idealizm olur. Ancak çocukla ilgilenen herkesin özellikle de anababanın hem çocuk gelişimi konusunda bilgili olması hem de çocuğunu çok iyi tanıması gereklidir. Anababa kendisine gereken bilgiyi birçok yoldan temin edebilir: Yaşamın ilk iki yılında; çocuğun huyunu anlama, çocuğu tanıma konusunda anababaya yardımcı olacak tek kaynak çocuğun kendisidir. Ebeveyn çocuğuyla sevgiye ve güvene dayalı iletişim kurmalı, oyunlar oynamalı ve çocuğun günlük genel düzenini belirlemelidir. 

             Çocuğun fiziksel özellikleri, sağlığı, metabolizmasının çalışma düzeni ile ilgili en detaylı bilgiyi çocuğunuzu devamlı götürdüğünüz doktordan alabilirsiniz. Özellikle belirtmek isti-yorum; çocuğunuzun her zaman gitmese bile belirli bir doktoru olmalıdır, çünkü zamanla bu doktor çocuğunuzun bünyesini tanıyacak, gereken önlemler veya sorunun nedeni, tedavisi konusunda çok daha faydalı olacaktır. Burada anlatmak istediğim, çocuk büyüyene kadar bir tek doktora gitmelidir, düşüncesi değil. Mutlaka çeşitli doktorların görüşünü almak çok faydalıdır, ancak genel düzende çocuğu tanıyan bir doktor bulunması son derece yararlıdır.    

          Çocuğun psikososyal yönden gelişimi hakkındaki en sağlıklı bilgiyi gözlemleriniz yoluyla elde edebilirsiniz, ancak vardığınız sonuçların objektif yani tarafsız olması bu noktada önem kazanır. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul etmeli, çocuğa aslında onda olmayan yetenek veya özellikleri atfetmemelisiniz; aynı şekilde çocuğun başarı, yetenek ve özelliklerini gözden kaçırmamalı ve küçümsememelisiniz. Çocuğunuzun psiko sosyal gelişimini takip etmenin bir diğer yolu da; genel standartlara bakmaktır. Çeşitli kitaplar vb. çocuklarla ilgili yayınlarda çocuğun gelişim dönemlerine ilişkin bilgi verilir, bu bilgiler çok kesin olmamakla birlikte yaş grubuna göre çocuğun yapabileceği veya yapması gereken davranışları belirtir. Çocuğunuz bir davranışı belirtilen zamandan daha önce veya daha sonra yapabilir, önemli olan aradaki süre farkının çok olmaması (örneğin; bir yıl) ve yapılan davranışın niteliğidir. Çocuğunuzun psikososyal gelişimi hakkında; çevredeki diğer çocuklarla karşılaştırmalar yaparak da az çok takip edebilirsiniz, yalnız seçtiğiniz çocukların aile düzeni, kültür yapısı, cinsiyet vb. özellikler bakımından benzer olmasına dikkat ediniz. 

 1.,2.,3. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖZELLİKLERİ

Etkinlikler:

a.       Bu dönemde, çocuk çok etkin ve hareketlidir. Her an bir şey yapmak ister; sakin ve sessiz durmaktan hoşlanmaz. Herhangi bir iş görürken bütün bedenini birden hareket ettirmek eğilimindedir. Davranışlarını kontrol altına almada güçlük çeker.

b.      El işlerinde henüz beceriksiz ise de bir gün kâğıt kesmekten ve yapıştırmaktan,  resim yapmaktan, makas, çekiç, testere gibi aletleri kullanmaktan hoşlanır. Erkek çocuk daha çok marangozluktan, birbirlerine eklenip çözülebilen maden ve tahtadan yapılmış yapıcılık oyun malzemesinden zevk alır. Henüz küçük kaslar ve el becerileri yeterli derecede gelişmemiş olduğu için bu çağda yapılan işler kaba saba olur. Çocukta ince ve düzgün iş beklenmemelidir.c.       Bu dönemde ev dışı oyunlarının büyük bir önemi vardır. Çocuk, özellikle, hareket ve etkinliği gerektiren oyun ve eğlencelerden hoşlanır. Yeni beden becerileri kazanmaya çalışır. Ağaca tırmanmaktan, ip atlamaktan; top, seksek ve bilye oynamaktan; kar ve buz üzerinde kaymaktan zevk alır. Çeşitli alanlarda arkadaşları ile yarışır. Koşmak, atlamak ve zıplamak, oyun zamanının büyük bir kısmını alır.

d.      Çocuklar ritmik oyunlardan, ayaklarını müziğe uydurup dans etmekten, şarkı ve müzikli oyunlardan hoşlanırlar. Bu etkinlikler kız çocuklarını daha çok ilgilendirir.e.       Yeni tecrübelere girişmekten, hareket ve etkinlikte bulunmaktan çok hoşlanan bu çocukların fazla atılgan davranmaları ve başlarından büyük işlere girişmeleri mümkündür. 

Sağlık Durumu:

f.        Başlangıçta uyku ihtiyacı ortalama 11 saat iken, bu dönemin sonuna doğru 10 saate düşer. Gün ortasındaki uykudan artık vazgeçilirse de çocuğun bir dinlenme zamanına ihtiyacı vardır.g.       Özellikle boyu hızla uzayan çocuklarda bu çağda kambur durma eğilimi belirir. Beden çarpıklıklarını önleme bakımından, okulda öğrencileri sağlıklı oturma ve çalıştırma tedbirleri alınmalıdır.

h.       Çocuklar, genel olarak, bedence kuvvetli ve sağlıklıdırlar. Gerçi kızamık, suçiçeği, kabakulak gibi bir takım bulaşıcı çocuk hastalıklarına tutulursa da, iyi bakılacak olurlarsa, bunlar önemli bir arıza bırakmadan geçer. Öksürük, bronşit gibi solunum hastalıkları, özellikle 6 yaşındaki çocuklarda daha çok görülür.

i.         Çocuk, kendi sağlığını koruma işinde bir takım sorumlulukları üzerine alabilir. Kendi havlusunu ve bardağını kullanmayı, dışarı çıkarken havaya göre giyinmeyi, kalem veya parmağını ağzına sokmamayı, öksürüp aksırırken mendille ağzını kapamayı, bulaşıcı hastalıklara karşı korunmayı ve bu hastalıkların yayılmasını önlemek hususunda kendine düşeni yapmayı öğrenebilecek durumdadır.

j.        Bu çağda beden sağlığı ile düşünme gücü arasında sıkı bir ilişki vardır. Çocuğun okuldaki başarısı geniş ölçüde sağlık durumuna ve beden enerjisine bağlıdır. Bunun için sağlığına ve iyi beslenmesine dikkat edilmelidir. 

                   ZİHİN GELİŞİMİ

            1.       Yetenekler:

a.       Bu çağda, çocuğu zihin gücü ve belleği bir hayli gelişir. O, dikkatini daha uzun süre aynı konu üzerinde tutabilir.

b.      Çocukta henüz somut düşünme tarzı hâkimdir. Çocuk, duyuları ile düşünür; ancak gözlemler ve deneyler sonunda birtakım hükümlere varır. Bundan ötürü ilk dönemde sınıf çalışmaları, çocuğun duyularını harekete geçirmeli, okulda yaparak ve yaşayarak öğrenme ilkesine yer verilmelidir. Bununla beraber bu çağın sonuna doğru çocuk dinleyerek ve okuyarak da bir şeyler öğrenebilecek duruma girer.

c.       Bu çağda çocuk çevresini toptan algılar. Gördüğü şeyleri çözümleyemez. Onda henüz mantıklı ve soyut düşünme yeteneği gelişmemiştir. Bunun için o, bilimsel mantığa göre sınıflandırılmış konuları kavrayamaz. Özellikle bu dönemde doğru öğretim, en uygun bir öğretim sistemidir.d.      Yedi yaşındaki çocuk, oyun çağına göre daha gerçekçidir. Temsili etkinlikten, hayali oyunlardan zevk almaya devam ederse de, artık yavaş yavaş hayal ve gerçeği birbirinden ayırmaya başlar ve gerçeği öğrenmek ister. Bununla beraber henüz duyguları düşüncesine hakimdir. His ve heyecanlarının etkisinde kalarak yargılara varır. Olayları objektif olarak eleştirme gücünü kazanmamıştır. Sık sık kendini över. Ancak, bu çağı sonunda yavaş yavaş kendi kusurlarını görmeye ve kendini objektif olarak değerlendirme gücünü kazanmaya başlar. Zeki bir çocuk, daha erken kendi kendisini eleştirme yeteneğini kazanır.

 e.       Bu çağın başlangıcında zaman kavramı çok sınırlıdır. Çocuklar, ilerisi için plan yapamaz, zamanlarını ayarlayamazlar. İkinci sınıfta zaman kavramı gelişmeye başlar. Dönemin sonuna doğru da yemek zamanını, ders yılının başını ve sonunu, haftanın günlerini kavrar duruma girerler. Tarihi fikri gelişir. Öğrenciler çok eski çağlardaki insanların yaşayış tarzlarını merak etmeye başlarlar. f.        Çocuklar, ikinci ve üçüncü sınıfta mizahtan anlamaya başlarlar. Birbirlerine bilmeceler söylemekten, şaka yapmaktan hoşlanırlar. Bununla beraber, kendilerine yapılan şakalara tahammülleri azdır.

g.       Bu dönemin başında çocuğun yaptığı resimler varlıkların kendilerine benzemeye başlar. Artık çocukların, neyin resmini yaptıkları anlaşılır. Ancak, bu dönemde çocuk resimlerinin önemli bir niteliği, bunların görüldüğü gibi değil, bilindiği gibi çizilmesidir. Mesela, bir kumbara içindeki paralar resimde görünür. Yapılan resimlerin oranları gerçeğe uymaz, çizilen adam resmi evden daha büyük olabilir. Bu dönemin sonuna doğru resimlerde daha çok ayrıntılara yer verilebilir ve bunlar gerçeği daha iyi yansıtır.

h.       Bu çağda, çocuk para ile ilgilenmeye başlar. Ona paranın değeri, ne işe yaradığı ve nasıl sayılacağı öğretilmelidir. Bunun için haftalık harçlık vermeye başlamak iyi bir tedbir olur. Böylece, çocuk alışveriş etmeyi de öğrenebilir. Ufak tefek iş görüp para kazanmak imkanını elde edebilirse, bundan hoşlanır. Bu, ayrıca, çocuk için paranın değerini anlama bakımından anlamlı ve yararlı bir tecrübe olur.

i.         Çocuk,bu çağın başında, sayıları kavramaya başlar, yüze kadar sayabilir. İkişer ikişer, beşer beşer, onar onar da saymayı öğrenebilir. Daha sonra basit toplama ve çıkarma hesapları yapabileceği gibi, yarım, üçte bir, dörtte bir kavramları ile de bazı basit işlemleri yapabilir duruma gelir.

j.        Ancak, hesap öğretiminde işlemlere geçmeden önce, çocukların temel sayı kavramlarını geliştirmelerine, bunu için gerekli alıştırmaları yapmalarına önem verilmelidir. Bu yapılmadıkça, sayı kavramları ve işlemler, anlaşılmadan ezberlenen sözlü beceriler olarak kalır.  

2.       Dil Gelişimi:

a.       Bu dönemde, dil çok zenginleşir. Çocuk şaşılacak derecede çok kelime öğrenir.b.      Ortalama olarak 6 ve 7 yaşındaki çocuk okuma ve yazma öğrenmeye hazır duruma girer. Bunu için, hemen bütün dünya ülkelerinde bu yaşlar okumaya başlama çağı olarak kabul edilmiştir. Bu yaştaki çocukların çoğunda, okuma ve yazmaya karşı ilgi uyandığı gibi, bu işleri kavrayabilecek düşünme ve görme güçleri gelişmiştir. Birinci sınıfta okuma ve yazmayı öğrenmeyen çocukların büyük bir kısmı, ikinci sınıfta bunu başarabilirler.

c.       Çocukta toptan görüş hakimdir. Bunun için, okuma ve yazma öğreniminde harflerden başlamak yerine çocuk için anlam taşıyan küçük cümle ve kelimelerden başlamak daha uygun olur. Başlangıçta çocuk için cümle içindeki sözcükleri ayırmak, özellikle bir kelimedeki harfleri soyutlamak çok güç gelir. Harfler yerine anlamlı kısa cümle veya sözleri okuyup yazmak daha ilgi çekici olduğu gibi bu metot çocuklara yazılı sembollerin bir anlama bağlı olduğu fikrini daha iyi kavratır. Böylece, onların ileride daha hızlı ve anlamlı okuma alışkanlıklarını kazanmalarına iyi bir zemin hazırlamış olur.

d.      Çocukların, okuma ve yazmayı kolaylıkla öğrenebilmeleri için kendilerine söylenen sözleri sadece işitip anlamalı yetmez. Sözcüklerin fonetik yapısını kavramaları, bunu meydana getiren sesleri çözümleyebilmeleri de gerekir. Harf seslerini soyutlamak güç bir iştir. Böyle bir çözümleme, yazılı kelimenin hece ve harfleri çözümlenmesinden daha zordur. Çocuğun okuma mekanizmasını kavrayabilmesi için, kelimelerin bütünü içinde hece ve harf seslerini ayırt edebilmesi ve sonra da harf seslerini yazılı harf şekline bağlayabilmesi gerekir. Bu bakımdan okuma ve yazma öğreniminde çözümleme safhasına geçerken telâfuz alıştırmalarına da zaman zaman yer verilmelidir.e.       Bu dönemin sonunda, çocuk yalnız başına okuma alışkanlığını alabilir. Onun sessiz okuması, sesli okumasına nazaran, daha süratlenir. Genel olarak kızlar okumada, erkekler ise hesapta daha önde giderler.

f.        Yapılan araştırmalar, bu çağı sonuna doğru çocukların bir yabancı dili öğrenmeye hazır olduklarını göstermektedir.

3.       İlgiler:

a.       Bu çağda temsil oyunlarına ilgi devam eder. Çocukların bu oyunlarda günlük tecrübelerinin, okudukları veya dinledikleri masal ve hikayelerin etkisi görülür.

b.      Çocuklarda, bir çocuk temsilini veya filmini başından sonuna kadar seyredebilecek kadar sürekli dikkat yetisi gelişmiştir. Onların, hayvanlarla ilgili şarkılı ve sözlü temsil ve filmlerden hoşlandıkları görülür.

c.       Bu çağın sonuna doğru kız ve erkek çocukların oyunları ve ilgileri başlar. Kızlar, büyükler gibi giyinip evcilik,  okulculuk gibi oyunlardan hoşlanırlar. Erkek çocuklar ise arabacılık, şoförlük, pilotluk, askerlik ve hırsız polis oyunlarını tercih ederler.

d.      Bu çağda, böcek ve hayvanlara karşı büyük bir ilgi görülür. Çocuklar hayvanat bahçesi ziyaret etmekten hoşlanırlar. Evde hayvan beslemek isterler, ama henüz bunlara bakmanın bütün sorumluluğunu yüklenemezler.

4.       Moral Gelişimi:

a.    Çocukta, iyilik ve kötülük kavramları önce ana babanın beğendiği ve beğenmediği davranışları ile ilgili olarak gelişir. Bu davranış, ana- babanın beğenip beğenmemesine göre iyi veya fena sayılır. Ancak bu çağda iyilik ve kötülük kavramları daha genişler ve genelleşir. Çocuk, “Söz dinlemek ve yardım etmek iyidir”, “Başkalarına zarar vermek fenadır” gibi bir takım değer yargılarına varabilir. Bu dönemde, hangi davranışların doğru, hangilerinin yanlış olabileceğini çocuklarla tartışmak yararlı olur.

b.      Çocuklar, davranışlarını büyükler tarafından beğenilmesine önem verirler, bunların daima doğru ve iyi olarak değerlendirilmesini isterler. Yanılmak, kusurlu görülmek onları çok endişelendirir.

c.       Çocuklarda, bu mektubu postalamak, çarşıda alışveriş yapmak gibi işleri başarabilecek kadar sorumluluk duygusu gelişmiştir.

d.      Her zaman tam güvenilmemekle beraber, çocuklar, evde sofra kurmak, bulaşık yıkamak ve kurulamak, yatakları yapmak, odalarını toplu tutmak gibi alışkanlıkları kazanabilirler. C.   DUYGUSAL ve SOSYAL GELİŞİM:

1.      Duygusal Durum:

a.    Çocukların en önemli duygusal ihtiyaçları sevilmek, beğenilmek, benimsenmek ve değer verilmektir. Anneleri, öğretmenleri ve başka yetişkinler tarafından ne kadar ilgi ve şefkatle muamele görürlerse, ruh sağlıkları o kadar yerinde olur.

b.      Evde olsun, okulda olsun, çocukta ilgi merkezi olmak istediği kuvvetlidir. Evde, ana babanın, okulda öğretmenin sevgisini paylaşmak ona zor gelir.

c.       Evde veya okul hayatındaki baskılar ve gerginlikler sonucu olarak, çocukta yalan söyleme, kopya etme, başkalarına ait eşyayı alma olaylarına rastlanır. Aynı sebeplerle çocukta parmak emme, tırnak yeme, yüzde tikler gibi haller de meydana gelebilir.

d.      Başarılı olmak ihtiyacı kuvvetlidir. Bu yaştaki çocukların, gerçek başarılar elde edemedikleri zaman, hayali başarılarla övündükleri görülebilir.

e.       Bu dönemde çocuklar çeşitli duyguların etkisi altındadır. Korku, öfke, kıskançlık, neşe, sevgi gibi birçok duygular birbiri ardına çocuğun günlük hayatını doldurur; duygusal halleri çabuk değişir. Korkuların konusu çok kere cin, cadı, hortlak, şeytan gibi hayal mahsulü şeylerdir. Çocuklar bunların karanlık yerlerde, kapalı odalarda bulunduklarına inandıklarından, karanlıktan, bodrumdan, tavan arasından ürkerler. Ana babaları veya arkadaşları tarafından sevilmemekten, annelerini kaybetmekten, okula geç kalmaktan veya ödevlerini yetiştirememekten korkarlar. Anlatılan masallar ve hikayeler, okunan kitaplar, görülen film ve temsiller, bu korkuların kaynağı olabilir. Bu dönemin sonuna doğru genel olarak korkular ve endişeler azalır.                        2.   Arkadaşlarla İlişki:

a.                              Bu çağda çocuklar grup veya takım halinde oynamak gücünü kazanırlar. İşbirliği isteyen etkinliklere girişir ve 7 – 8 kişilik gruplar içinde uzun süre oynayabilirler, futbol, voleybol gibi oyunlardan hoşlanırlar. Fakat bu oyunları bütün kurallarına uyarak değil, kendilerine mahsus şekilde oynarlar. Pek karmaşık oyun kurallarına henüz uyamazlar.

b.           Bu dönemde, arkadaşlıklar kısa sürelidir, yani çabuk değişir, birtakım darılmalar ve barışmalarla devam eder. Bununla beraber, arkadaşlık, hayatlarının önemli bir yanıdır.c.                              Çocuk, arkadaşlarıyla, zaman geçtikçe daha iyi geçinme gücü kazanır, daha az kavga eder ve daha az ağlar. Bu haksızlığa uğradığı zaman anneye, öğretmene gitmeyi ve kendi hakkını korumayı öğrenebilir. Onda arkadaşlarını hakkını korumaya doğru da bir duyarlılık gelişir.

d.                              Bu dönemin başında kız ve erkek çocuklar birbiriyle oynamaya devam ederlerse de genel olarak en yakın arkadaşlarını gene kendi cinslerinden seçerler. Bu çağın sonuna doğru kız ve erkek çocukların ilgileri ve oyun etkinlikleri ayrılmaya başlar. Kızlar ve erkekler ayrı gruplar halinde birbirlerinin karşısına çıkar ve aralarında tartışmalar ve anlaşmazlıklar olabilir.e.                              Bu çağda arkadaşlar arasındaki anlaşmazlıklar daha çok sözle giderilmeye çalışılırsa da, bazen çocukların beden güçlerini kullanmaya başvurdukları da olur. Özellikle erkek çocuklar arasında tekme ve yumruk kavgaları görülür.

f.                                Giyim, konuşma ve zevk bakımından çocuk arkadaşlarını taklit eder. Ama onlarla çeşitli alanlarda rekabete de girişir. Çocukta sosyal yönden prestij kazanmak amacıyla güç gösterilerine, eşyaları veya aileleriyle övünme hallerine rastlanır. Erkek çocuk, genellikle, kuvvetli ve iri olmakla övünür.

g.                              Bu çağdaki çocuklar, arkadaşları arasında fakir – zengin ayrılığı, sosyal durum farkı gözetmezler. Fakat bu çağın sonunda aralarında öyle bir grup duygusu gelişebilir ki , onların başka sınıf, başka okul veya başka mahalle çocuklarına karşı cephe aldıkları görülebilir.h.                              Çocuklar yaşıtlarının duygu ve düşüncelerinin farkında olmaya ve bunlara önem vermeye başlarlar. Bazen arkadaşları tarafından sevilmeme endişesine düşebilirler. Bu dönemde, onlar büyüklerinin mihver olduğu bir alemden, yaşıtların mihver olduğu bir aleme geçişi başarmak zorunda, büyüklere iyi görünmek yanında arkadaşlarına da kendilerini beğendirmek ihtiyacındadırlar.

 3.   Aile İlişkileri:

a.       Bu çağdaki çocuk, ana ve babasına karşı birbirine zıt toplumsal tepkiler gösterir. Bazen aile büyüklerine karşı isyancı bir tavır takınır, yaramazlık, haşarılık eder, bazen de çok saygılı ve duygulu olabilir.

b.      Çocuk, çoğu zaman, kişiliğini gösterme, bağımsız olabilme çabasıyla inatçılık, itaatsizlik ve dik başlılık eder. Büyüklerinin kendisine haksızlık ettiklerinden, çok sert olduklarından yakınır.c.       Bununla beraber, o hâlâ büyüklerinin her şeyi daha iyi bildikleri ve yaptıkları kanısındadır. Çok kere ana babasını kendisine örnek kişi olarak seçer, onların davranışlarını taklit eder ve düşüncelerini benimser.

 d.      Günün önemli bir kısmını okulda geçirmesine rağmen, çocukta, ana baba sevgisi ve ilgisine olan ihtiyaç hemen hemen okul öncesi çağındaki kadar kuvvetlidir. Ana ve babası tarafından başarısına ilgi gösterilen çocuğun, arkadaşlarına göre daha iyi geliştiği görülür.

4.   Öğretmen ve Başka Büyüklerle İlişkiler:

a.       Bu dönemin başında, çocuk öğretmenine büyük bir hayranlık duyar ve kendini beğendirmek için elinden geleni yapar. Çocukların hemen hepsi, güler yüzlü, kendilerini koruyan öğretmen tipini tercih ederler. Onlar için öğretmen, okulda ana babanın yerini tutan kişidir.

b.      Bu yaştaki çocuklar arasında sık görülen “müzevirlik” ve arkadaşlarını şikayet etme halleri, çok kere öğretmenin ve yetişkinlerin ilgisini çekmek veya onların değerler sistemini benimsediklerini ispatlamak gayreti ile yapılır.

c.       Yetişkinlerin tenkitleri çocuklara çok dokunur. Alay ve aşırı şakalara alındıkları görülür.d.      Genel olarak, çocuklar yetişkinlerin davranış standartlarını benimsemiş durumdadırlar. Onlara göre neyin doğru, neyin yanlış olduğu konularında büyükler en üstün otorite sayılır. Çocuklar arasında bir değerler sisteminin gelişmesi belirtilerine ancak bu dönemin sonunda rastlanır.

 D.   EĞİTİMDE GÖZETİLMESİ GEREKEN NOKTALAR 

1.      Okula yeni adımını atan çocuk, ev ve aile hayatından farlı yeni bir çevreye uyma sorunu ile karşılaşır. Çocuk, yaşıtlarından meydana gelmiş bir grup içine katılmak, bu değişik ortamda öğretmen ve arkadaşlarına kendisini beğendirmek zorundadır. Bu geçiş, bazı çocuklar için kolay, bazıları için ise çok zor olabilir. Bazı çocuklar, önce ev hayatında hiç karşılaşmadıkları, fakat okul hayatında çok önem verilen yazılı semboller karşısında şaşırırlar. Bu geçiş, bazı çocuklar için kolay, bazıları için ise çok zor olabilir. Bazı çocuklar, önce ev hayatında hiç karşılaşmadıkları, fakat okul hayatında çok önem verilen yazılı semboller karşısında şaşırırlar. Bazı çocuklar, belki ilk defa kendi palto ve atkılarını giymek gibi sorumluluklarla karşılaşırlar. Birçokları yoruldukları zaman başkalarını sıraya koyup uymayacaklarını, her an sınıfta olup bitenlere dikkatle dinlemek zorunda olduklarını ilk defa öğrenmektedirler. Öğretmenlerin anlayışlı ve sabırlı olmaları, bu bakımlardan onlara yardımcı olabilmek için, aileleri ile ,işbirliği yapmaları gerekir.

2.      Bu dönemin başında, büyük ve küçük kasları hala gelişmekte olan çocuğun hareket ve etkinliğe ihtiyacı vardır. Özellikle göz ve el arasındaki işbirliği henüz gelişme halindedir. El hareketleri, çocuğun konuşması kadar düşünme güçlerini de geliştirir. Öğretimde el işlerine ve beden etkinliğine yer verilmesi; sınıf çalışmalarında oyun ve iş ahenkli bir şekilde birbirini kovalamalıdır.

3.      İlkokulun birinci döneminde beden sağlığı ile okul başarısı arasında sıkı bir ilişki vardır. Onun için:

1) Öğrencilerin sağlık muayenelerinden geçirilmesi ve sağlık durumlarının yakından izlenmesine, 2) Okul hastalıklarına karşı lüzumlu tedbirlerin alınmasına,

3) Öğrencilere sağlık bilgi ve alışkanlıklarının kazandırılmasına,

4) Öğrencilerin göz ve kulaklarının muayeneden geçirilerek iyi görmeyen ve işitmeyenlere mümkün olan yardımların sağlanmasına önem verilmelidir.

4.      Zihin güçleri çevreden gelen uyarıcılarla beslenir. Zihni gelişimde tecrübe, kavram ve söz birbirini izleyen üç merhaledir. Birtakım tecrübe ve davranışlar kavramlara yol açar. Kavramlar da sözlere bağlanacak olursa, çocuk, tecrübelerden çeşitli şekillerde yararlanmak, bunları başkalarına iletmek ve başkalarının tecrübelerinden yararlanmak imkanlarını elde eder. Onun için;a)      Çocuklara çeşitli deneyler yaptırmalı, tecrübeler sağlamalıdır.

b)      Başlarından geçenleri arkadaşlarına anlatma, tecrübelerini söz ve yazı ile ifade etme fırsatları verilmelidir.

c)      Bu günkü tecrübelerini eskilerine bağlatma, hayalini işletme, ileriyi tahmin etme alıştırmaları yaptırılmalıdır.

5.      Dil, okul hayatında gittikçe güçlenen bir rol oynar. Tecrübenin sembollük şekle çevrilmesi (söz ve yazıyla anlatımı) türlü yeni birleşimlere (sentezlere) yol açar, uzak ihtimallerle ,ilişki kurmayı sağlar.

6.      Başarı ile ruh sağlığı arasında sıkı bir ilişki vardır. Bunun için, çocuğun okulda başarı zevkini tatmasına büyük bir önem verilmelidir. Oyun çağında güven duygusunun genel olarak ana baba sevgisinden bulan çocuk, okul çağında bunu, çeşitli alanlarda başarılı olmakla geliştirir. Bunun için, ilkokulun birinci döneminde şu noktalara dikkat edilmelidir:

a)      Sınıftaki bütün çocukların aynı derecede başarı göstermeleri, onlardan aynı standartlara uymaları beklenmemelidir. Her öğrenci aynı başarı seviyesine ulaşamaz, eşit miktar ve kalitede işi göremez. Zira çocukların yetenekleri, ilgileri ve ihtiyaçları birbirlerinden çok ayrıdır.b)      Çocuklara verilecek ödevler, onların çalışma güçlerine, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. Öyle ki, yavaş öğrenen çocuklar da kendilerine uygun işlerde çalışıp bir şeyler becererek başarı kıvancını duysunlar ve zevkle çalışma alışkanlığını alsınlar.

c)       4. SINIFLARDAKİ ÇOCUKLAR 

Ø      Göz –el ilişkisi gelişmiştir

Ø      İnsanların değişik türde olduğunu sezer

Ø      Kendine toplumda bir yer vermektedir

Ø      Sorumluluklar almayı,düzenli olmayı ve yeni ilişkiler kurmayı öğrenmektedir

Ø      Ayrı cinstekiler,ayrı topluluklar kurmaktadır

Ø      Bu gruplaşmalar bazen başkaldırmalarla belirir

Ø      Resimli dergi ve gezi öykülerinden zevk duyar

Ø      Kendi ve yakındakilerinin evrimi ile büyümektedir

Ø      İşi üzerinde dana fazla durabilmektedir

Ø      Çoğu kez çevresinin gülünç yönlerini görmeye başlar

Ø      Doğadaki bitki hayvan ve başka varlıklarıyla ilgilenir

Ø      Spor ve çeşitli konulara karşı büyük bir eğilim belirir 

4. VE 5 SINIF YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

A - FtZIKI GELISIM1- Çocuk uzamaya ve ağırlığı artmaya devam eder. Ortalama yılda 5 cm uzar, ve 2.5 kg alır2- Kız çocuklarm beden gelişimi Erkek çocuklara oranla daha hızlıdır. Bunun için kız çocuklan hareketlerme daha kolay hakim olurlar ve el becerileri daha çabuk gelişir.3- Küçük kaslarm gelişimi sonucu el becerileri artar.4- Diş değişimi tamamlanmıştır

.B- HAREKI (vsikomotor) GELISIM1- Hareket etkinlikleri için gerekli kuvvet sağlamr.2- Hareki etkinliğin gerektirdiği gösterebilirler.3- Hareketleri belli bir hızla yapabilirler.4- Vücut harekete uygun bir şekilde esneklik kazanır.

C. ZIHIN GELlSIMt

1- Bu dönemde sayı, uzay, zaman, ağırlık, boyut, hacim kavramlan iyice yerleşmeye başlar.2- Deyimleri anlamakta güçlük çekenler olabilir.

3- Mantıklı ve soyut düşünme yeteneğinde kuvvetli bir ilerleme olmuştur.

4- Çocuklar birkaç hafta ilerisi için plan yapabilirler.

5- Kendi kendilerine öğrenme ve çalışma yapabilirler

.6- Matemetiği kavrama özellikleri gelişmiştir.

7- Kendilerini eleştirebilirler.

D-DILGELISIMt

1- Çocuğun kelime hazinesi çok gelişmiştir

.2- Okuması bir büyük insamnki kadar olabilir.

3- Ansiklopedi ve diğer kaynaklardan yararlanabilirler.

4- Yazı ile kendilerim anlatabilirler. 

 E- DUYGULARIN GELtSIMI

1- His ve heyacan hayatı dengelidir.

2- Sevilmek, Beğenilmek, başarılı olmak, kendini güven altmda hissetmek, yeni tecrübeler kazamnak belli başlı ihtiyaçlardandır.

3- Duygularma hakim olma özellikleri artar.

4- Erkek çocuklarda Ana-babaya karşı açık sevgi belirtileri azaltılır.

5- Öğretmenden, başansızlıktan, arkadaşsız kalmaktan, ölümden korkma hali devam eder.6- Kendi kabuğıma çekilme, zulüm yapma, fazla hayal kurma durumlan gözlenebilir.

7- Çocuklar davramşlarmm büyükler tarafmdan beğenilmesine önem verirler.

8- Bu dönemde korku, öfke, kıskançlık, neşe, sevgi gibi duygusal halleri çabuk değişir.F-

SOSYAL GELISIM

1- Diğer insanlarla fîkir ahşverişine ginne konusunda durmadan ilerlerler.

2- Bir takım veya kulübün başan yada başansızlıklanyla kendilerini özdeşleştinne yetenekleri artar.

3- Cinsler arası gmplaşmalar daha yoğunlaşır.

4- Öğrenci bencil duygulardan sıynlarak uyumlu ve işbirlikçi dumma gelir. Gmp içindeki rolimü benimser.5- Gmbun vereceği sorumluluklan yüklenir.

6- Toplumım onaylamayacağı, suç olarak kabul ettiği davramşlardan sakımr.

7- Arkadaş edinmeyi bilir.

8- Duygulanm sağlıklı olarak ifade eder.

9- Yaşma uygım oyunlarla ilgilenir.

G' AHLAKI GELÎSIM1- Dürüst ve adil davranmaya karşı büytik duyarlılık vardır.2- Dm görüşü ve toplumsal bilgileri bakımmdan hala ailelerm etkisi altmdadır.3- Evde, Okulda üezaket kurallarma uymayı, gerektiğinde duygulanna hakim olmayı öğrenir.4- Suç işleme eğilimi artar. (Yalan, büyüklerine karşı gelme, çalma, arkadaşlanm tehdit, yaramazlık.....vs.)  Kazandınlacak davramşlar1- Öğrencilerm kendilerini tanıması ( genel ve özel yetenek, ilgi ve ihtiyaç)2- Geleceğini planlama3- Davramşlan hakkmda özeleştiri yapabilme4- Verimli ders çalışma5- Başkalan ile iyi ilişkiler kurma6- His ve heyecanlannı olgımlaştınna7- Mutlun aile ilişkileri geliştirme8- Sevimli bir kişilik9- Uygun dinlenme faaliyetleri10 -Boş zamanlanm değerlendirme11 -Gerekli hoşgörüye sahip olabilme12 -Büyükler saygı, küçüklere sevgi13 -Toplam problemlerini genel hatlarıyla bilme14 -Ders dinleme15 -Sorumluluğunu yerine getirme16 -Ödevlerini eksiksiz hazırlama17 -Okuma alışkanhğı18 -Vatan ve Millet sevgisi19 -Kütüphanelerden yararlanma20 -Dürüst olma21 -Sözlük, Atlas ve Ansiklopedilerden yaralaımıa22 -Peşin yargıyla davranmama23- Yalan söylememe24- Hırsızlığın önlenmesi25 -İnatçılığm önlemnesi26 -îçe kapanıklığın aşılması27 -Affetme duygusunun yerleştirilmesi28 -Tatlı bir rekabet29 -Özgüven duygusu30 -Otonomi ( Kendi kendini yönetme)31 -Lakap takmayı önlemek32 -Dedikodu yapmama  ÖRNEKLER :1- Yalan söylememe : Çocuğu yalandan uzaklaştırma için ya yalanı doğuran nedenleri ortadan kaldırmalıyız yada yalanın zararlarmı, Doğru söylemenin yararlı sonuçlanm gerçeklere dayanarak ömekler göstererek anlatmalıyız.2- Çalma ( Hırsızlık): Çalma olayı karşısmda çok duyarlı olımmalıdır. îlk hırsızlıkta bağışlayıcı olmalıyız. Çocuklara sevgi ile yaklaşmalı ve korkutmamalıyız.3- Saldırganlık : Çocuklarm kendilerine güvensizliğinden doğar. Eğitim ile çocukta güven duygusu geliştirmelidir. Güven duygusu kazandmlmak istenen çocuk denetim altmda tutulursa saldırganhk ortadan kaldmlabilir.4- Yerinde duramama (Hiperaktiflik): Bu çocuklar için özel eğitim uygulanmalıdır Aşm hareketliliği giderici ilaçlarla iyi sonuçlar almabilir.5- tnatçı çocuk : înatçı çocuğun genel tutumu çoğunlukla gergin ana-çocuk ilişkisinin sonucudur. Aımemn genellikle çok katı ve ısrarlı olması sonucu çocuk pasifdirenmeye geçer. Çokkanşan, çok söylenen, ayrmtılar üzerinde çok duran bir amıe çocuğu böyle bir savımma yoluna kolayca iter. Bu tür Çocuklarm aileleri ile bağlantı kurulmah ve bu aileler bilgilendirilmelidir.6- tçe kapanıklık : Çocuğa yaklaşmak ve onunla ilişki kurmak gerekmektedir. Çocuğu kabuğımdan çıkanp çevreyle ilgilemnesini sağlamalıyız.7- Ödevlerini yapma: Her gün ödevler kontrol edilerek çocuk ödev yapmaya teşvik edilmelidir.8- Kurallara uyma : Bazı kurallar çocuklarla beraber almmahdır. Çocuklarla beraber alman kurallara çocuklar daha rahat uyarlar.9- Programlı ve Verimli Ders çalışma : Yöntem çocuklara ögretilmelidir. Bu hususta aileden de yardım istenmelidir. Çocuk denetim altmda tutulmalıdır.10 -Öğrenmeye istekli olma : Çocukta merak duygusu kamçılamnalıdır.11 - Affetme : îki çocuk arasmda bir somn olduğunda çocuklan birbirlermm yerine koyarak aynı davramşlan sergilemelerini isteriz. Çocuk kendini arkadaşınm yerme koyacağı için daha olumlu düşünecektir. 12 - Tatlı bir rekabet: Seviyesine uygun arkadaşlarmdan biri ile kıskançlık olmadan tatlı bir rekabet başanyı arttıracaktır.13 - Kıskançlık : Kıskançlıkla ilgili bazı önemli olaylar anlatılarak bu davramş kaldmlabilir.14 - Temizlik : îyi bir kontrol ile sağlanabilir. Yemekten önce ve sonra ellerm yıkanması, bulımduğu yerin temizlenmesi ve bımlarm kontrolü bu alışkanlığı kazandıracaktır.15 - Büyüklere saygı-küçüklere sevgi: Öğrenciye keüdini büyuk ve küçük yerine koyarak kendine nasıl davranılması gerektiği düşündürülmelidir. Bu sayede davramşlanm daha iyi ayarlar.16 - Özgüven : Çocuğım ihtiyaçlanm farkedip onlan karşılamaya çalışırsak çocuk özgüvene sahip olur.17 - Otonomi ( Kendi kendini yönetme ) : Anne, baba, öğretmen çocuğım dış dünyayı keşfetmek ve tanımak içm yaptığı girişimleri desteklediği, bağımısız olması konusunda çocuğu teşvik ettiği takdirde çocuk kendi kendini yönetme hazzım yaşar.18- Alay etme : Çocuklar kendi kusurunu kapatmak ve eğlenmek için alay ederler. Karşılıklı konuşma ve kendisiyle alay edildiğinde düştüğü durum anlatılarak açıklama yoluyla giderici çalışmalar yapmak.19- Karşı koyma : Kendi özgüvenmi ortaya koymak için, kendisimn büyüdüğünü birey olduğımu kabul ettirmek için çocuklar karşı koyarlar. Çocuklann karşı koymalarmı çözmek için onlarm fîkirlenne değer verdiğimizi göstermeli sözlerim kesmeden dinlemeliyiz. Sımfta yapılacak çalışmalarda öğrencileri ön plana çıkarmalıyız. Sommluluk vermeliyiz. Aile ile problemin çözımıünde işbirliği yapınalıyız. Çocuklara evde küçük çocuklar içiü yasak olan bazı şeyleri yapmasma, kendi kendine öteye beriye gitmesine izin verilmelidir.20- Dedikodu yapma : Çocuklar birbirlerim kötülemek için dedikodu yaparlar. Büyükleriüi ömek alırlar. Özellikle 4. Ve 5. Smıftaki çocuklarm yaşı ergenlik öncesi dönemi kapsadığı için hırçm olurlar, arkadaşlarım kıskanırlar, birbirlerinin üstünlüğünü kabul etmezler, kusurlu taraflarmı bulmaya çalışırlar. Bu davranışlar somıcımda arkadaşlan hakkmda dedikodu yaparlar. Çocuklara gimlük hayattan ömeklerle çok kötü bir davranış olduğu anlatılır.21- Lakap takma : Arkadaşlarım kıskandığı için vücut özelliği (biçimi)üzerine lakap takarlar. Kendi farklı olduğu için, sevmediği için, çekemediği için, eğlenmek için lakap takarlar. Alay ettiği çocuğım yerme kendini koyarak, karşılıklı konuşarak giderilir.hareketsizlik ; Boyım eğme, roANAOKULU: Fazla yorulurlar, sık sık dinlenme ihtiyacı içinde  bulunmaktadırlar. Uyku Süresi 12 saat gece, 2 saat gündüzdür. Bu devrede sağ sol elini kavramıştır.(sol eli kullanan bir çocuğa sağ eli kullanma zorunda bırakılırsa çocukta sinirlilik, kendini suçlu hissetme bazen de kekemelik  gibi uyum sorunları olur.) 3-6 yaş çocuğu soru sormaktan çok  hoşlanırlar. Bu devrede merak ve hayal gücü zirvededir. Bu hayal gücünü sorularda kullanır. Bizim yapacağımız: Bu durumunu  resimde, oyunda hikayede kullanabiliriz. Bu devrede kıskançlık duyguları oldukça yaygın görülmektedir. Çünkü bu devrede ilgi şefkat, beğeni çocuklar için çok önemlidir. Buna bağlı olarak çocukta ilgi çekme, kapris  yapma  eğilimi artmaktadır. Sınıf içerisinde öğretmen çocukla ilgilenmezse kendi Çok değersiz hisseder ve duygusal sorunlar yaşamaya başlar. Bu yaşlarda çocuğun saldırgan davranışlarını denetleyebilmeyi öğrenebilmesi  için yasak olan şeylerin gerisindeki nedenler ona aklının erebileceği bir biçimde açıklanmalı ikna edilmeye çalışılmalıdır. Yine bu sorunları halledebilmek için oyun terapisi  yapılabilir.  

 

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 
Sonraki >

rehberlik iletişim aile stres bebek sınav polis hafıza şizofreni kaygı kpss sigara uyuşturucu alkol gençlik özgüven çocuk polislik alkolizm sbs rehberlik 2008 sbs rehberlık polis koleji 2009 öss 2009 kpss çocuğun beslenmesi kpss oturumları polis meslek yüksek okulları pmyo 2010 8 sınıf sbs soruları sbs soru dağılımı 2008 kpss sayısal veriler 2010 7 sınıf sbs soruları çocuk gelişimi askeri liseler sınavı kpss test kapsamları rehberlik etkinlikleri 2010 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri pdr servisi 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 polis koleji başvuru klavuzu ay ay bebek gelişimi ay ay bebek beslenmesi rehber öğretmen pdr ilkeleri 2011 okul diploma harç bedeli okul pdr okul pdr servis formları mesleki rehberlik nedir mesleki rehberlik rehberlik kazanımları 2009 askeri liselere başvurma süresi 2010 sbs tarihleri belli oldu kişisel rehberlik nedir eğitsel rehberlik nedir 6 7 8 sınıf rehberlik planları pdr servisinde bulunması gereken dosyalar psikolojik danışmanlık ve rehberlik 6 ve 7 sınıf sayısal bilgileri 6 sınıf matematik 2010 8 sınıf sbs sonuçları 2010 temmuz memur maaşları zam oranları 2010 pmyo soruları ve cevapları 2010 lys tercih kılavuzu 2010 ygs lys tercih robotu 2009 öss puanların 2010 karşılıkları 2010 lys taban puanlar sbs tercih sonuçları oyp ye göre ilk yerleştirme sonuçları 2011 uzman jandarma okulu giriş sınavı janu 2010 sbs tercih kılavuzu 2010 polis koleji sınav detaylar 2010 als soru ve cevapları 6 sınıf sbs sonuçları 6 sınıf sbs soru ve cevapları 2010 lys sonuçları 6 sınıf seviye belirleme sınavı sbs 2010 soru ve cevaplar 2010 lys 2010 lys soruları ygs lys bölüm alan tablosu ösym 2010 tercih robotu ve kıyaslamaları 2011 jandarma astsubay temel kursu giriş sınavı pdr nedir saç dökülmesi sbs istatistik 7 sınıf konu analizi 3 4 yaş çocuk için örnek menü 5 yaş çocuk için örnek menü sbs konu analizi 2008 6 sınıf sbs soruları 2008 sbs soruları 7 sınıf sbs soruları 2009 sbs başvuru tarihi 2008 askeri liselere sınavı soru ve cevaplar 2009 2010 sınıf rehberlik planları 9 10 11 sınıf rehberlik etkinlikleri 2010 sbs başvuru bilgileri 2009 sbs askeri liseler als başvuru klavuzu etkili ders çalışma yöntemleri ders çalışma 2009 öss duyuru 2008 askeri liseler 2008 7 sınıf sbs soruları polis akademisi polis akademisi eğitim şekli ve süresi 2009 öss tarihi gençliği yetiştirmek toplumsal mesele okul fobisini yenmenin yollarıokul fobisini yenmenin yolları güncel eğitim haberleri çocuklar için yararlı ve zararlı oyunlar kpss tercihleri tarsus ram 2009 askeri liselere başvuru basamakları polis meslek yüksek okulları pmyo iletişim bilgileri psikolojik danışman 2009 sbs tarihleri belli oldu 2009 sbs başvuru tarihleri sınav kaygısı sbs kaygısı ve baş etme yolları 2009 8 sınıf sbs soru ve cevapları 6 sınıf sbs puan hesaplaması 7 sınıf sbs puan hesaplama 2009 polis koleji başvuru klavuzu 2009 öss soru ve cevapları 2009 askeri lise başvuruları 2009 sbs başvuru bilgileri askeri liseler sınavı als 2008 2009 kpss kpss 2008/4 tercih kılavuzu makale 2009 polis koleji 2009 öss deki düzenlemeler 2009 askeri liseler sınavı başvuru merkezleri başvuru klavuzu 2009 pmyo polis meslek yüksekokulu

Powered by RafCloud 2.0.2
Web Stats fiber optik kablo