6-12 yaş döneminde arkadaş ilişkileri ön plandadır ve çocuklar arkadaşlarının düşüncelerini önemserler. Tutarlı ve sabit arkadaş ilişkileri kurmakta zorlanırlar.Çocuklar bu dönemde grup oyunlarını tercih ederler. Oyunların kurallarını kesin ve değişmez algıladıkları için, oyun kurallarının değişmesine tepki verirler. Arkadaşları tarafından ilk tercih edilen olmak isterler.Bu yaş çocuğu eleştirilere karşı oldukça hassastır. Aileden ve öğretmeninden alacağı destek ve övgü onun için önemlidir. Bu dönemde çocuk kolay motive olur. Ancak bu hevesi ya da motivasyonu kısa sürebilir. Yapması istenen şeyin ya da eksik yönlerinin ""nasıl"" söylendiği önemlidir. Kızgın, kırgın bir yaklaşım çocuğun o konuya tepki göstermesine neden olabilir. Yüksek bir beklenti ise çocuğun kendi üzerinde yoğun bir baskı hissetmesine ve denemeden vazgeçmesine neden olabilir. Anne babanın başarısızlıklarda bile olumlu bir şeyler bulmaya çalışması gerekir. Nasıl davranması ya da nasıl bir yöntem kullanması gerektiğini ""çocuğa sormak"" ve birlikte tartışarak, onun kendi fikirlerini anlatmasına fırsat tanıyarak konuşmak daha etkili olacaktır. Çocuklar kendi aldıkları kararları uygulamada daha başarılıdırlar.Yetişkinlerle iletişimimizde olduğu gibi çocuklarla iletişimimizde de ""ben dili""ni kullanmak önemlidir. Bu yaşlarda duygusal şantaj ve baskılar kişilik gelişimini olumsuz etkiler. Kişiler arası ilişkilerde güvensiz, kabul görmeyeceğini düşündüğü için kendini ifade etmekten çekinen bir kişilik ortaya çıkabilir. Suçlamalar, yargılamalar ve çocuğun kaldıramayacağı büyüklükte beklentiler, çocuğun duygusal gelişimini olumsuz etkileyecektir.Ebeveyn çocuk ilişkisinde sıcaklık ve duygu eksikliği saldırganlık, çekingenlik, güvensizlik gibi istenmeyen kişilik özelliklerinin gelişmesine neden olmaktadır.Çocuğun temel ihtiyaçları;· ""Sevgi ve şefkat ihtiyacı""· ""İlgi ihtiyacı""· ""Güven ihtiyacı""· ""Özgürlük ve bağımsızlık ihtiyacı""dır. Ailede kuralların sık sık değişmemesi, değer yargılarının kesin olması, ailenin dengeli bir disiplin uygulaması, hem çocuğun istenilen davranış modelini kazanmasını, hem de kendini güven içinde hissetmesini sağlar. Güven içinde büyüyen çocuk, çevresine uyum sağlar, çevresindekilerle olumlu ilişkiler kurabilir. Bu duygudan yoksun çocuk ise çekingen ve kararsız olur, kendine ve çevresine güven duymakta zorlanır.Çocuğun kendine güven duyması ve doğru davranışı özgürce seçebilmesi için, kendi başına bazı işler başarması, başarısı ile kendisini kanıtlaması gerekir. Tek başına bir şey yaratmak isteyen çocuk engellenmemeli, hataları sürekli olarak düzeltilmemeli, devamlı eleştirilmemeli, yapıcı ve olumlu yönlendirmeler yapılmalıdır. Kaynak: http://www.çocukgelişim.com |