Çocuklarda Davranış Bozuklukları
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) 1
| Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) 1 |
|
|
|
| Yazar Rehberlik | |
|
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan her çocuğun sorunları temelde aynı olmasına karşın, ortaya çıkışı çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Bu yüzden tedavilerinde de çocuktan çocuğa farklı yollar izlenir. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir? Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu; çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarından biridir. DEHB olan çocuklar, aşırı hareketlidir. Dikkatleri çabuk dağılır, engellemeye ve beklemeye tahammülleri yoktur. Sabırsızdırlar, kolay uyarılabilirler, çabuk kızar, hareketlenir ve kolay incinirler. Yetişkin dönemde de yakınmalar hafifleyerek ve şekil değiştirerek devam eder. DEHB tanısının konulabilmesi için, belirtilerin bazılarının 7 yaşından önce başlaması, en az 6 aydan beri devam ediyor olması ve yine en az iki ortamda (okul ve evde) sürüyor olması gerekir. DEHB tanısı, Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğinde, uzman bir ekip (Çocuk Psikiyatristi, Klinik Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı) tarafından konulmalıdır. DEHB tanısının konulabilmesi için; çocuğun doğumundan bu güne bütün geçmiş öyküsü anne ve babadan alınır. Öğretmen değerlendirmesi istenir, okul başarısına ilişkin bilgi alınır. Zeka değerlendirmesi ve nörolojik muayenesi yapılır. Bu bilgiler alınmadan gözlemlere dayanarak tanı konması doğru değildir.Toplumumuzda; 4-12 yaşlar arasındaki kız çocuklarının %4’ ünde, erkek çocuklarının %10’ unda DEHB bulunmaktadır. 13-18 yaşlarında ise bu oran kız çocuklarında %2-3’ e, erkek çocuklarında -1-ise %6-8’ e düşmektedir. Erişkinlerde ise bu oran kadınlarda %2, erkeklerde ise %5 oranındadır. DEHB’ unda genetik yatkınlık (soya çekim) da önemli bir etkendir. Bu çocukların babalarında ya da amcalarında DEHB belirtileri görüldüğü belirtilmektedir. Belirtiler Nelerdir? 1 – DEHB gösteren çocukların dikkat süreleri yaşlarına uygun değildir ve çabuk dağılır. 2 – DEHB olan çocuklar yerlerinde duramazlar, kıpır kıpırdırlar, genellikle hareketleri amaçsızdır. Bu çocuklar sık sık ellerini kollarını sallayıp, parmak şıklatırlar. Bulundukları yere vurarak, dokunarak ritmik sesler çıkarırlar. Huzursuzdurlar, yemek yerken masada uzun süre oturamadıkları gibi, çağrıldıklarında da yemeğe bir türlü gelmezler. Tv seyrederken, ders çalışırken, oyun oynarken pek çok şeyle birden ilgilenirler. 3 – Bu çocuklar ince el işlerini öğrenme ve yapmada zorlanırlar. Ellerini kullanmada, yaşıtlarına göre zorlandıkları görülebilir. Ayakkabı bağlayamaz, düğme ilikleyemez ve bir şekilde düzgün kesemezler. Yazıları düzensizdir, kalemi değişik tutarlar. 4 – Bir hareketi yapmadan önce sonuçlarını düşünemez ya da fark edemezler. Ancak hareketlerinin sonunda; yaptıkları davranışların sonuçlarıyla karşı karşıya kaldıkları zaman o davranışın yapılmaması gerektiğini fark edebilirler. Aniden yola fırlayıp, araçların önüne çıkabilir, çevreden uyarılınca hemen alınıp üzülürler. Sinirlenerek bağırır, ellerindeki şeyleri yakınlarındaki kişilere fırlatıp atarlar. -25 – Bu çocuklar; yaşıtlarıyla, kardeşleriyle evde, okulda ve sokakta sorunlar yaşarlar. Yetişkinlerle olan ilişkilerinde de kurallara uymada zorlandıkları, söylenileni yerine getirememe ve kabul edememe nedeniyle sorunlar yaşarlar. 6 – Kendilerini yetersiz, başarısız ve güvensiz hissederler. Tedirgin ve kaygılıdırlar. Her an ağlamaya hazırdırlar. Sıklıkla evde ve okulda “tembel ve yaramaz” sözcükleriyle azarlanırlar. Genellikle öğretmenlerinin kendilerine taktığı için böyle kötü davrandıklarını ileri sürerler. Öğretmenlerinin daha yaramaz ya da tembel oldukları halde başka öğrencilere böyle kötü davranmadıklarını, oysa ki o öğrencilerin daha fazla sınıf düzenini bozduğunu savunurlar. 7 – Bu çocuklar arkadaş gruplarına uyum sağlayamazlar. Bazıları arkadaş ilişkilerinde, emredici ve denetleyicidirler. “Dediğim dedik” davranırlar. Tüm oyunlar kendi istedikleri gibi oynansın isterler. Dedikleri olmazsa hemen kızar, kavga çıkarır ya da küserler. Hemen heyecanlanır, engellenmeye katlanamazlar. Kendilerine haksızlık yapıldığını düşünürler. Arkadaşlarının da kendilerinden daha kötü oynayanları oyuna alıp, kendilerini oyun dışında bıraktıklarını ileri sürerler. Yanlışlarını ve hatalarını kolayca inkar ederler. Arkadaşlarına sataşır ya da kavgaya karışır sonra da kendilerine sataşıldığını, durup dururken kavgaya karıştırıldıklarını söylerler. Kendilerine uyum sağlayabilen çocuklarla, teke tek arkadaşlık etmekte daha başarılıdırlar. Kendilerinden daha küçük çocuklarla da daha iyi arkadaşlık kurabilirler. Arkadaşlık ilişkileri iyi olmadığı için sokağa pek çıkmak istemezler. Bu yüzden Tv’ ye ya da bilgisayar oyunlarına -3-düşkünlükleri artar. 8 - Israrcı ve savunucudurlar. Yüksek sesle konuşurlar. 9 – Dinlemekte zorlanırlar. Dinleyemezler. 10 – Eşyalarına sahip çıkamazlar, sık sık bir şeyler kaybederler. 11 – Bazen çok yavaş ve ağır hareket ederler. Sık sık okul servislerini kaçırırlar. 12 – Kendiliklerinden amaçlı bir şeye başlayamazlar. Gerçekçi planlamalar yapamazlar. Güvensizlikleri ve hayal kırıklıkları nedeniyle de engellenebilir ve motive olamazlar. 13 – Bir aktiviteye uzun süre katılma, dinleme ve pekiştirme becerileri pek yoktur. 14 – Zeka düzeyleri normal ve normale yakın olmasına karşın okulda başarılı olamayabilirler. Öğrenebilmek için gerekli uyaranın seçilip, bu uyarana dikkatin verilebilmesi ve yoğunlaştırılması gereklidir. Aynı zamanda gerekli duyu alanları da uyarılabilmelidir. İlgisiz uyaranlar ise, dikkat alanı dışına itilebilmelidir. Örneğin; DEHB’ li çocuklara bir grup oyuncak gösterilip, bunları ortak özelliklerine göre gruplamaları istendiğinde hep aynı ayrıntıya dikkat ettikleri, genelleştirmeye gidebilecek temel özellikleri seçemedikleri görülür. 15 – DEHB’ na sıklıkla öğrenme güçlüğü eşlik eder.Özellikle matematiği anlama, kavrama ve çözmede zorlanırlar. Büyük bir hevesle derse veya herhangi bir etkinliğe başlar ve çok -4-başarılı olmayı isterler. Ancak düzenli ders çalışma becerilerinin olmaması, organize olamama ve dikkatlerinin çabuk dağılması nedeniyle başarılı olamazlar. Motive eksikliği ve dikkatsizlikleri nedeniyle de sınavlarda iyi bildikleri bir konuda bile hatalar yapar ve hayal kırıklığına uğrarlar. Anne ve Babalar Olarak Yapmanız GerekenlerDEHB uzun süreli bir sorun olduğundan tedavisi de uzun dönem için planlanmalı ve uygulanmalıdır. Tedavi hedefe yönelik ve çocuğun güçlü ve zayıf yönlerine göre her çocuğa özgü planlanmalıdır. Doktor ilaçlı tedaviyi uygun görüyorsa, verdiği ilaç mutlaka kullanılmalıdır. 1 – Çocuklarınızın sorun alanlarını, diğer çocuklardan farklı ve güçlü yanlarını belirleyiniz. Bu neler yapabileceğiniz konusunda size yol gösterecektir. Sorun alanlarını bilmeniz onların gereksinimlerine yanıt verebilmeniz için de gereklidir. Bu gereksinimlere yanıt verirken çocuklarınızın farklı ve güçlü yanlarını bilmek işinizi kolaylaştırır. 2 – Evde yaşayan herkes çocuğun sorunlarını tam olarak bilmelidir. 3 – Çocuğunuz için bir yıllık planlar yapınız. Böylece aşırı beklentiler içine girerek çocuğunuzu bıktırmamalısınız. Aynı zamanda beklentilerinizi çok aza indirip onun ilerlemesine de engel olmamalısınız. 4 – Çocuğunuz sizi dinlemiyor gibi davranıyor, görmezden geliyorsa yanına gidin, göz teması kurduktan sonra onunla konuşmaya başlayın. 5 – Okul ödevlerini yaparken, çalışma süresini kısaltın. Sık sık kısa aralar verdirin. -5-Çocuğunuzun zorlandığını ya da sıkıntıya girdiğini fark ettiğiniz zaman gerginliği azaltmak ve öfkesini engellemek için ona yardım edin ve cesaret verin, ya da iş yükünü azaltarak nefes almasını sağlayın. Ancak önceden koyduğunuz yasak ve kuralları bozmayın. Çocuğunuzun olumlu davranışlarını mutlaka görün. Bunun yanında küçük olumsuz davranışları görmezden gelin. Olumlu davranışlar için çocuğu özendirin. 6 – Kesin olarak yapılmasını istemediğiniz davranışlarla, izin verebileceğiniz davranışları onunla konuşun ve bu konuda kararlı olun. 7 – Çocuğunuza açık, kısa ve kesin yönergeler verin ve isteğinizin yerine getirilip getirilmediğini izleyin. 8 – Ev dışında sosyal ve sportif faaliyetlere katılmasına yardımcı olun. Bu faaliyetlerin çocuğa zorlayıcı yük getirmemesine ve keyif almasına özen gösterin. 9 – Ev içinde yapabileceği küçük sorumluluklar verin. Bu sorumlulukları yerine getirdiğinde bunun hoşunuza gittiğini, onun size yardımcı olduğunu çocuğunuza belirtin. 10 – Çocuğunuza gerekli açıklamaları yapın, ancak bunu yaparken onu azarlamaktan, eleştirmekten ve küçük düşürmekten kaçının. Bunun yanı sıra başkalarının yanında da çocuğunuzu azarlayıp, eleştirmekten ve başka çocuklarla kıyaslamaktan kaçının. 11 – Doktor, öğretmen ve aile işbirliğini kurmaya ve sürdürmeye çalışın. Çocuğunuzun, sorunlarının öğretmen tarafından doğru algılanması önemlidir. Çocuğunuzun ve sorununun özelliklerin öğretmeni ile açık açık konuşun. 12 – Çocuğunuzun başarılı olabileceği durumlar yaratın ve çocuğunuza uygun aktiviteler seçin. Böylece kendini gösterme fırsatı -6-yakalasın ve bir şeyler başardığını hissetsin. Böylece yeni başarılar için istek duyacak ve çaba gösterecektir. 13 – Doktorunuz tarafından ilaç tedavisi uygun görülmüş ise, doktorunuza aklınıza takılan her şeyi sorun. Merak ettiklerinizi öğrenin. Çocuğunuza da ilacı hakkında bilgi verin.Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’ndaÖğretmenlerin RolüUygun yardımla DEHB’ lu çocuk aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik olmadan hayatına devam eder. Kendilerine güvenleri ve kendilerini kontrol edebilme yetenekleri artar. Öğretmenlerin yardımı olmadan, ailelerin tek başlarına çocuklarına yardım etme şansları daha az olacaktır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu tür çocukların tedavilerinde Doktor, Öğretmen ve Aile işbirliği çok önemlidir. 1 – Eğer doktor sınıfınızdaki bir çocuğa bu sorundan dolayı ilaç tedavisi uyguluyorsa gözlemlerinizi sizinle görüşmek isteyebilir. Aşırı hareketli çocuklarda, çocuğun hareketlerinde bir azalma olup olmadığına bakabilirsiniz. Kolay dikkati dağılan çocuklarda ise dikkat süresinde uzama olup olmadığına bakabilir, bu gözlemlerinizi doktora iletebilirsiniz. 2 – Dikkatleri kolay dağıldığı için, öğrenciyi size yakın bir yerde, ön sıralarda, aynı zamanda kendine iyi örnek olabilecek bir arkadaşının yanına oturtabilirsiniz. Bu çocuklar uzun süre bir konu ve ya bir alanda toplayamadıkları için, onlara verilen görevlerin ya da ödevlerin onların yapabilecekleri şekilde uygun parçalara ayrılması, performanslarını arttıracaktır. 3 – Verilen etkinliği sürdürebilmesi için aralıklı olarak göz -7-göze gelip, omuzuna dokunarak küçük ve göze batmayan uyarılar yapabilirsiniz. Ev ödevlerinin miktarını azaltabilirsiniz.4 – Bu öğrencilere yönerge verirken açık ve net bir dil kullanmalısınız. Söylediğinizin öğrenci tarafından anlaşıldığından emin olmalısınız. 5 – Dürtüsel davranışları olanların ufak tefek uygunsuz davranışlarını görmezden gelebilirsiniz. Kendini denetleyebildiği, uygun davranışları gösterdiğinde ise hemen o anda doğrudan kendisini övebilir, ödüllendirebilirsiniz. Örneğin; elini yalnızca amaca uygun kaldırdığı zaman yanına giderek onu övebilirsiniz. Uygunsuz davranışlarını ani tepkiler göstermeden, azarlamadan, eleştirmeden ve dikkatlice kınayabilirsiniz. Bu öğrencileri cezalandırmak amacıyla dersten çıkarmak uygun bir yöntem değildir. Çünkü, bu çocuklar derste sıkıldıklarından bu tür bir ceza onlar için ödül gibi olacaktır. 6 – Aşrı hareketliliği için; eğer yaptığı işi aceleci ve özensiz yapmışsa tekrar kontrol etmesini isteyebilirsiniz. Sırada uzun süre oturmak bu çocuklar için oldukça zordur. Ara vermesi için fırsat tanıyabilir ve hareketliliğini olumlu bir şekilde kullanmasını öğretebilirsiniz. Örneğin; Kıpırdanmaya başladığını hissettiğiniz anda tebeşir almaya veya öğretmenler odasında herhangi bir şeye bakmaya yollayabilirsiniz. Verdiğiniz görevleri yerine getirirken ya da ödev yaparken kısa molalar vermesine izin verebilirsiniz. 7 – Sosyal zorlukları da olabileceği için, bu çocuklara güven vermeye ve cesaretlendirmeye özen göstermelisiniz. Olumlu davranışlarını, çalışmasını, dürtüselliğini kontrol edebildiği anları sıkça övebilir, uygun davranışlarını sınıfta arkadaşlarına -8-alkışlatabilirsiniz. Okul dışı ilgileri ve başarıları için aileyle sıkça görüşebilir ve eve olumlu yazılı mesajlar gönderebilirsiniz. Yaşıtları arasındayken öğrenciye özel sorumluluklar verebilir böylece DEHB’ luğu olan öğrencinin diğer öğrenciler tarafından olumlu bir açıdan değerlendirilmesini sağlayabilirsiniz. Öfkesini denetlemekte zorluğu varsa, yumuşak bir tarzda konuşarak onu rahatlatıp, bu ortamdan uzaklaştırabilirsiniz. 8 – DEHB olan çocuklar genelde yapılandırılmış, net şekilde beklentiler ve sınırlara en iyi şekilde cevap verirler. Uygun yardımla bu çocuklar kendilerine güvenen, gerektiğinde kendilerini kontrol edebilen, başarılı bireyler olabilirler. Bu çocukların savunucusu olmalı ve aktif olarak çocuğun ihtiyaçlarını fark edebilmelisiniz. Sizin yardımlarınızla, doktor-aile-öğretmen işbirliğiyle DEHB’ li çocuklar güçlüklerinin üstesinden gelebilecek; hayatlarını sağlıklı, mutlu ve üretken insanlar olarak yaşayacaklardır.» Yorumu Gönder
»
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
|
| < Önceki |
|---|